Erbil (Rûdaw) - Ortadoğu Araştırmaları Merkezi (ORSAM) Başkanı Kadir Temiz, Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik saldırıları ve Türkiye, Suudi Arabistan ile Pakistan arasında kurulan Mekke Ortak Savunma Anlaşması’na ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Rûdaw TV’de Hevidar Zana’nın sunduğu bültene konuk olan Temiz, Husilerin saldırılarının Suudi Arabistan açısından münferit bir güvenlik tehdidi olmaktan çıktığını söyledi.
Saldırıların ülkenin altyapı ve enerji güvenliğini doğrudan etkilediğine dikkat çeken Temiz, bunun Mekke İttifakı açısından da önemli bir sınama olduğunu belirtti.
Temiz, “Biz ORSAM olarak yaptığımız çalışmalarda en büyük sınamanın Husilerden gelebileceğini belirtmiştik ve geldi” dedi.
“Şu ana kadar resmi bir talep yok”
Suudi Arabistan’ın Mekke İttifakı kapsamında Türkiye ve Pakistan’dan askeri destek talep edip etmediğine ilişkin de konuşan Temiz, şu ana kadar resmi bir talep olmadığını söyledi.
Temiz, Suudi Arabistan’ın bölgesel ortaklarından destek beklemesinin doğal olduğunu belirterek, “Şu anda ittifak kontrollü olarak bir beklentiyi yönetmeye çalışıyor. Bu otomatik olarak askeri bir operasyona geçilmiş anlamına gelmiyor” ifadelerini kullandı.
Olası desteğin yalnızca doğrudan askeri müdahaleyle sınırlı olmayacağını belirten Temiz, siyasi dayanışma, askeri koordinasyon, istihbarat paylaşımı ve teknik kapasite desteğinin de gündeme gelebileceğini söyledi.
Temiz, “Gerekirse somut kapasite desteği bekleyebiliriz” diyerek, bunun Suudi Arabistan’ın talebi ve yapılacak görüşmeler sonrasında şekilleneceğini kaydetti.
“Mekke İttifakı yeni bir kurum”
Türkiye’nin Husilere yönelik tutumunun yeni olmadığını ifade eden Temiz, Mekke İttifakı’nın ise henüz yeni bir yapı olduğuna dikkat çekti.
Temiz, yapılacak görüşmelerin yalnızca askeri ihtiyaçların ele alınacağı bir toplantı olmayacağını belirterek, “Biraz da Mekke Paktı’nın nasıl çalışması gerektiği, nasıl karar alma süreçlerini yerine getirmesi gerektiğine dair kurumsal tartışmalar olacaktır” dedi.
Mekke İttifakı’nın Türkiye’yi savaşın tarafı haline getirme ihtimaline ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Temiz, ittifakın belirli bir ülke veya gruba karşı kurulmadığını söyledi.
“Türkiye burada barışın ve istikrarın tarafında olacak” diyen Temiz, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Spesifik olarak herhangi bir grubun, bir ülkenin karşısında olmak değil. İttifaklar öyle çalışmaz. İttifakın merkezi hedeflerine, çıkarlarına ve kuruluş amaçlarına uygun pozisyonlanmalar gerekir.”
“Herhangi bir ülkeyi hedef almıyor”
Mekke Paktı’nın bölgesel istikrarı hedeflediğini belirten Temiz, yapının İran, İsrail ya da başka bir ülkeye karşı oluşturulmadığını söyledi.
Temiz, “Burada herhangi bir üçüncü ülke veya dış gücün amacına hizmet edilmesi düşünülemez” dedi.
Paktın bölgesel istikrarsızlığa yol açabilecek gelişmelere karşı bir mekanizma olduğunu ifade eden Temiz, “Bu herhangi bir spesifik ülkeyi hedef almıyor. Bölge ülkeleri kendi sorunlarına kendi çözüm arıyor” diye konuştu.
Mekke Paktı’nın başka bölge ülkelerinin katılımına da açık olduğunu belirten Temiz, yapının ilerleyen dönemde genişleyebileceğini söyledi.
“Diplomasi öncelikli olmalı”
Bölgedeki sorunların öncelikle diplomasi ve müzakere yoluyla çözülmesi gerektiğini vurgulayan Temiz, Mekke İttifakı’nın amacının bölgesel barış ve istikrarı korumak olduğunu belirtti.
Temiz, “Umut ediyoruz bütün bölgemizde bunlar savaşsız bir şekilde, diplomasinin ve müzakerelerin hayata geçtiği bir şekilde çözülebilir” dedi.
Ancak gerektiğinde savunma paktının daha sert tedbirler alma kapasitesinin de bulunması gerektiğini ifade eden Temiz, “Bu net bir pozisyon almaktan ziyade barışın yanında bir pozisyon almaktır” değerlendirmesinde bulundu.
.jpg&w=3840&q=75)