Haber Merkezi – HÜDA PAR’lı Şahzade Demir, Meclis'te düzenlediği basın toplantısında “Kürt halkını temsil ettiğini iddia eden DEM Parti, meşruiyet devşirmek adına inanç ve değerlerine bağlı Müslüman Kürt analarını siyasi emellerine alet etmektedir. Hakiki manada değerlerine bağlı hiçbir insanımızın tasvip etmeyeceği cinsel sapkınlık, vefakâr annelerimiz üzerinden normalleştirilmek ve meşrulaştırılmak istenmektedir” ifadelerini kullandı.
HÜDA PAR Genel Başkan Yardımcısı ve Antep Milletvekili Şahzade Demir, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde düzenlediği basın toplantısında gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu.
DEM Parti’ye eleştiride bulunan Demir, “Ahlaki değerlerimiz, aile yapımız ve İslamî esaslarımız; toplumumuzun ve medeniyetimizin temelini oluşturmaktadır. Ancak bugün, Kürt halkını temsil ettiğini iddia eden DEM Parti, meşruiyet devşirmek adına inanç ve değerlerine bağlı Müslüman Kürt analarını siyasi emellerine alet etmektedir. Hakiki manada değerlerine bağlı hiçbir insanımızın tasvip etmeyeceği cinsel sapkınlık, vefakâr annelerimiz üzerinden normalleştirilmek ve meşrulaştırılmak istenmektedir” dedi.
“İnancımızın ve aile yapımızın sapkın dayatmalara kurban edilmesine göz yummayacağız” diyen Demir, “Annelerimizin onurunu ve toplumumuzun manevi mirasını koruma adına kararlılıkla mücadele etmeye devam edeceğiz” şeklinde konuştu.
Şehirlerimizin ve sembol mekânlarımızın tarihî kimliğini korumanın önemine dikkat çeken Demir, başta Sabiha Gökçen Havalimanı ve Pierre Loti Tepesi olmak üzere toplumun ortak hafızasında rahatsızlık uyandıran ve tarihî gerçeklerle örtüşmeyen isimlerin kültürel mirasa uygun şekilde yeniden gözden geçirilmesi çağrısında bulundu.
“Sabiha Gökçen ismi gözden geçirilmeli”
İstanbul’daki Sabiha Gökçen Havalimanı’nın ismi başta olmak üzere toplumun ortak hafızasında tartışmalara ve rahatsızlıklara neden olan isimlendirmelerin gözden geçirilmesi gerektiğini belirten Demir, “Sabiha Gökçen’in Dersim Katliamı’yla ilişkilendirilen askerî geçmişi ve bu döneme ilişkin tarihî tartışmalar da dikkate alınmalıdır. Kamuya ait mekân ve kurumların isimlendirilmesinde, tarihî hassasiyetleri ve toplumun ortak hafızasını gözeten bir yaklaşım benimsenmelidir.” dedi.
“Pierre Loti Tepesi yeniden İdris-i Bitlisi Tepesi olarak adlandırılması gerekir”
İstanbul Eyüpsultan’daki Pierre Loti Tepesi’nin yeniden “İdris-i Bitlisi Tepesi” isminin verilmesi çağrısında bulunan Demir, “Tarihî kaynaklarda İdris-i Bitlisi Tepesi olarak anılan bu mekânın, 1934 yılından itibaren Pierre Loti adıyla anılmaya başlandığı bilinmektedir. Bu tarihî mekânın yeniden ‘İdris-i Bitlisi Tepesi’ olarak adlandırılması gerekir. Tarihî şahsiyetlerimizin isimlerinin yaşatılması, geçmişimizle bugünümüz arasında güçlü bir bağ kurulmasına ve tarihî hafızamızın korunmasına katkı sağlayacaktır” ifadelerini kullandı.
ABD’nin İran yaptırımlarına tepki gösterdi
Son olarak küresel ekonomik sisteme ve ABD yaptırımlarına değinen Demir, “ABD’nin İran’a yönelik ekonomik ambargo zorbalığına karşı başta Türkiye olmak üzere bölge ülkeleri net ve ortak bir duruş sergilemelidir. Doların küresel ticaret üzerindeki hâkimiyetine dayanan bu tehdit mekanizması, uluslararası hukuku ve ulusların egemenliğini hiçe saymaktadır.
Bu vesayet düzenini kırmanın yolu; bağımsız, adil ve sürdürülebilir bir ekonomik düzen inşa etmektir. Yerel para birimleriyle ticaretin yaygınlaştırılması, bölgesel ödeme sistemlerinin geliştirilmesi ve komşularla ticareti koruyacak bağımsız finansal altyapıların kurulması ekonomik güvenliğin temel unsurlarıdır. Türkiye başta olmak üzere tüm bölgesel aktörleri, ortak pazarlar kurarak dolara olan bağımlılığı sonlandırmaya ve finansal bağımsızlığı teminat altına alacak güçlü bir iş birliğini derhal hayata geçirmeye davet ediyoruz” çağrısında bulundu.


