Haber Merkezi - Asrın Hukuk Bürosu, Abdullah Öcalan’a yönelik söylemler ve İmralı’daki “konut” tartışmalarına ilişkin açıklamasında, bunların Kürt meselesinin çözüm sürecini bağlamından koparmaya yönelik olduğunu savundu. Büro, Öcalan için statü talebini yineleyerek “barış sürecinin” hukuki ve demokratik zeminde ilerlemesi gerektiğini belirtti.
Asrın Hukuk Bürosu, Kürt sorununun çatışma ve şiddet yerine siyasal ve hukuki zeminde ele alınmasına yönelik çabaların sürdüğü bir dönemde, Abdullah Öcalan’a yönelik “manipülatif ve kışkırtıcı söylemlerin” dolaşıma sokulduğunu belirtti.
21 Eylül 2026 tarihli açıklamada, bu söylemlerin barış ve demokrasi arayışlarını sekteye uğratmayı amaçladığı ileri sürüldü. Büro, Öcalan’a yönelik olumsuz algı kampanyalarının hedefinin Kürt halkı olduğunu savundu.
“Süreci magazin gündemine indirgemeye çalışıyorlar”
Açıklamada, yaklaşık iki yüzyıllık tarihsel ve siyasal geçmişe sahip Kürt sorununun, kendi bağlamından koparılarak “ucuz magazin gündemlerine” indirgendiği ifade edildi.
Büro, çatışma ve şiddetin sona ermesinden rahatsızlık duyan çevrelerin, geçmişte çatışmaların insani, ekonomik ve toplumsal bedelini ödeyen kesimler olmadığını belirtti.
Açıklamada, “Sıvasız evler” üzerinden söylem geliştiren ancak kendi konfor alanlarından taviz vermeyen kesimlerin, bu evlerde yaşayan insanların yeniden bedel ödemesini beklediği savunularak, bunun “kan bezirganlığının en açık yansıması” olduğu ifade edildi.
Büro, ırkçılık ve nefret söylemi üreten çevrelerin, toplumun çarpıtılmış bilgiler ve provokatif söylemlerle yönlendirilebileceğini varsaydığını ileri sürdü.
İmralı’daki “konut” tartışmasına tepki
Açıklamada, İmralı’da Öcalan için oluşturulan “konut” üzerinden yürütülen tartışmalara da değinildi.
Söz konusu yapının çatışma ve çözüm süreçlerinin doğurduğu ihtiyaçlar doğrultusunda oluşturulduğu belirtilen açıklamada, yapının siyasi ve hukuki çalışmaların ilerleyebilmesi açısından gerekli olduğu savunuldu.
Büronun açıklamasında, bu yapının bağlamından koparılarak kışkırtma malzemesine dönüştürüldüğü ifade edildi.
Açıklamada ayrıca, Kürtlerin inkârı, devletin Öcalan’a ilişkin oluşturduğu algı ve İmralı’da uygulanan rejimin, Öcalan üzerinden Kürt halkının hak mücadelesine yönelik söylemleri beslediği öne sürüldü.
“Öcalan’a yönelik kampanyanın hedefi Kürt halkı”
Asrın Hukuk Bürosu, Öcalan’ın geniş bir coğrafyaya yayılmış Kürt toplumu içinde temsil gücü, güvenilirliği ve desteği yüksek bir şahsiyet olduğunu savundu.
Öcalan’ın kişilik haklarını ihlal eden ve Kürt halkını rencide eden söylemlere tepki gösterilen açıklamada, bu tür girişimlerin ırkçı ve kolonyal bir bakışın yansıması olduğu belirtildi.
Büro, Öcalan’a yönelik söylemlerin kadın özgürlüğü ve toplumsal özgürlük perspektifini de göz ardı ettiğini ileri sürerek, kadın düşmanı ve yabancı karşıtı söylemler üreten çevreleri eleştirdi.
Öcalan için statü talebi yinelendi
Açıklamada, Öcalan’ın kendisini ifade etme ve savunma imkânlarının kısıtlı olduğu belirtilerek, barış sürecine katkı sunabilmesi için gerekli koşulların oluşturulması istendi.
Statü talebinin önemine dikkat çekilen açıklamada, bu talebin toplumun bilmesi gerekenlerin doğrudan muhatabı tarafından, ilk elden ve şeffaf biçimde aktarılabilmesi ihtiyacından kaynaklandığı ifade edildi.
Büro, statü tartışmasının aynı zamanda barış ve demokrasi arayışlarının provoke edilmesinin önüne geçilmesi açısından da önemli olduğunu savundu.
“Hukuki geçmişle yüzleşilmeli”
Asrın Hukuk Bürosu, Kürtlere yönelik ırkçı ve nefret içerikli söylemlerin yargı uygulamalarında çoğunlukla göz ardı edildiğini, Öcalan’a yönelik benzer söylemlerin de bugüne kadar yargının kapsamı dışında tutulduğunu ileri sürdü.
Türkiye’nin keyfi ve otoriter hukuk uygulamalarından kurtulabilmesi için hukuki geçmişiyle yüzleşmesi gerektiği belirtilen açıklamada, Barış ve Demokratik Toplum sürecine ilişkin tartışmaların yapıcı ve eleştirel bir zeminde yürütülmesinin önemine vurgu yapıldı.
Büro, sürece taraf olan ya da karşı çıkan tüm kesimlerin asgari ahlaki ve insani ilkeleri gözetmesi gerektiğini belirterek, aksi söylemlere karşı hukuk çerçevesinde girişimlerini sürdüreceğini bildirdi.
Açıklamanın sonunda, demokratik cumhuriyet ve demokratik toplum hedefinin farklılıkların özgür ve eşit temelde bir arada yaşayabileceği bir ülke imkânı sunduğu ifade edildi.
Asrın Hukuk Bürosu, Öcalan’ın ve Kürt halkının hukukunu savunmaya devam edeceklerini belirterek, “Bir kez daha ‘savunulamaz’ kılınmaya çalışılan Sayın Öcalan’ın hukukunu da Kürdün hukukunu da tüm ezilenlerin hukukunu da her şart altında savunacağımızın bilinmesini isteriz” ifadelerini kullandı.



