Erbil (Rûdaw) – Eski DSG’li Sami Şeyhmus Heso’nun (Sipan Haseke) ailesi, evladının kaçırılarak öldürülmesine ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı. Aile, kamuoyuna ve ilgili tüm kesimlere seslenerek bu suçun aydınlatılmasını ve adaletin yerini bulmasını istedi.
Suriye ordusunda görev yapan eski Demokratik Suriye Güçleri (DSG) savaşçısı 26 yaşındaki Kürt asker Sami Şeyhmus Heso, geçtiğimiz hafta silahlı bir grup tarafından kaçırıldıktan sonra vahşice katledildi.
Ailesi tarafından yapılan açıklamada, Sami’nin Haseke Tugayı’nda göreli asker olduğu ve toplumun güvenliği ile huzurunu koruma görevini yerine getirdiği hatırlatıldı.
Açıklamada, "Bir askerin görevini yaptığı sırada yaşanan her olay, kanunlar, soruşturma ve mahkemeler çerçevesinde ele alınmalıdır. Asker, sonrasında yasa dışı bir intikam hedefi haline getirilemez” denildi.
"Aşiret intikamı" iddiasına tepki
Aile, bazı kişilerin Sami’nin öldürülmesini, görev yaptığı döneme ait geçmişteki bir olayla ilişkilendirerek "aşiret intikamı" olarak göstermeye çalıştığını kaydetti.
Bu iddiayı kesin bir dille reddeden aile şu ifadeleri kullandı:
"Eğer Sami’nin görevi sırasında yaşanan bir olayla ilgili bir anlaşmazlık ya da suçlama var idiyse, kanun yolu herkes için açıktı. Ancak bir insanın evinden kaçırılarak öldürülmesi ne adalettir ne de meşru bir intikamdır. Bu bir suçtur. Bu suça katılan, teşvik eden, suçlulara yardım eden ya da onları korumaya çalışan herkes hesap vermelidir."
"Kimseden intikam istemiyoruz"
Sami’nin ailesi, yaşananların sorumluluğunu hiçbir millete veya aşirete mal etmediklerini belirtti.
Suçun sorumluluğunun o fiili işleyenlere ait olduğunu vurgulayan aile, "O kesimler hangi taraftan olursa olsun. Biz kimseden intikam istemiyoruz. Başka bir insanın da intikam adı altında öldürülmesini istemiyoruz" dedi.
Ailenin net talepleri
Açıklamada talepler şu şekilde sıralandı:
* Sami’nin kaçırılma ve öldürülme olayının tüm detaylarının açığa çıkarılması.
* Soruşturma sonuçlarının şeffaf bir şekilde kamuoyu ile paylaşılması.
* Suça karışan tüm kişilerin tespit edilmesi (eğer varsa sadece faille sınırlı kalınmaması).
* İlgili kişilere sağlanan her türlü teşvik, yardım veya korumanın araştırılması.
* Suçluluğu kanıtlanan herkesin adil ve bağımsız bir mahkemeye teslim edilmesi.
* "İntikam" söyleminin arkasındaki gerçeğin netleştirilmesi ve bunun geçmişteki olaylar ile dava dosyalarıyla olan bağlantısının açığa çıkarılması.
* Aşiretsel veya millî kimliklerin, yasaların uygulanmasını engellemek ya da şüphelileri korumak için bir araç haline getirilmesinin önlenmesi.
"Katil kimliğinden ötürü korunmamalıdır"
Sami’nin asker ve kamu görevlisi olmadan önce ülkesini ve her vatandaşı savunan Suriyeli bir Kürt olduğunu belirten aile, yaşam hakkının din veya aşirete göre değişmeyeceğini vurguladı.
Açıklama şu ifadelerle sona erdi:
"Suriye’nin, kanun yerine insanlardan intikam yoluyla hesap sorulan bir yere dönüşmesini kabul etmiyoruz. Aynı zamanda katilin toplumsal kimliğinden ötürü korunmasını da reddediyoruz.
Samî için ne istiyorsak, Suriye’deki her insan için aynı şeyi istiyoruz: Güvenlik, onur, eşitlik ve adalet.
Sami için adalet, her kurban için adalet ve kanun herkes için üstündür. Şehitlere onur ve rahmet olsun. Yaşasın Kürdistan, yaşasın Kürt halkı."



