Erbil (Rûdaw) - DEM Parti Mardin Milletvekili Beritan Güneş, yeni eğitim-öğretim yılıyla birlikte anadilde eğitim hakkının yeniden gündeme alınması gerektiğini belirterek, Kürt çocukları açısından seçmeli Kürtçe derslerin çözüm olmadığını söyledi. Güneş, “Kürtçe; anaokulundan kreşe, ilkokuldan üniversiteye kadar hayatın tamamında bir eğitim dili olmalıdır” dedi.
DEM Parti Mardin Milletvekili ve Çocuk Hakları ve Anadil Komisyonu Sözcüsü Beritan Güneş, Rûdaw TV’den Nalin Hasan’ın sorularını yanıtlayarak Türkiye’de yeni eğitim-öğretim yılının başlamasıyla birlikte anadilde eğitim hakkı, Kürtçe eğitimin statüsü, Kürtçenin karşı karşıya olduğu tehlike ve devam eden çözüm sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Güneş, Türkiye’de yaklaşık 20 milyon çocuğun yaşadığını, bu çocukların bir bölümünün anadilinin Türkçe olmadığını belirtti.
Kürtçe ve Süryanice gibi dillerin evde ve günlük yaşamda kullanıldığını ifade eden Güneş, çocukların okul kapısından içeri girdiklerinde ise anadilleriyle eğitim görememelerinin bir çelişki yarattığını söyledi.
“Anadilde eğitim çocukların iyilik hali için gerekli”
Güneş, Türkiye’de yüz yılı aşkın süredir anadilde eğitime yer verilmediğini savunarak bunun yalnızca eğitim sistemiyle ilgili teknik bir mesele olmadığını dile getirdi.
Anadilde eğitimin pedagojik gelişimin yanı sıra akademik başarı, çocukların kimliği, ruh sağlığı ve gelişimiyle doğrudan bağlantılı olduğunu belirten Güneş, çocukların anadillerinde eğitim alma hakkının uluslararası düzeyde de kabul edilen bir hak olduğunu söyledi.
Kürtlerin yaşadığı coğrafyalarda çocukların hâlâ anadillerinde eğitim hakkından mahrum bırakıldığını ifade eden Güneş, geçmişte elde edilen kazanımların da korunması gerektiğini belirtti.
Güneş, “Önümüzdeki dönemlerde anadilde eğitim talebimizi yüksek bir sesle ve büyük bir dirençle savunmaya devam edeceğiz. Çünkü dünyada hiçbir çocuğun dilinin yasaklanmasını ya da geri plana atılmasını kimse kabul edemez” dedi.
Bakanlıklara Kürtçe eğitim soruları
DEM Parti olarak Meclis çalışmalarında konuya ilişkin çeşitli girişimlerde bulunduklarını aktaran Güneş, önceki eğitim dönemlerinde ve Kürt Dili Bayramı kapsamında bakanlıklara sorular yönelttiklerini söyledi.
Güneş, anadili Türkçe olmayan Kürtçe ve Süryanice konuşan çocukların dillerinin kamu kurumlarında ve eğitim alanında yer bulmasına yönelik çalışmaların neler olduğunu sorduklarını belirterek, bakanlıklardan farklı yanıtlar aldıklarını aktardı.
Bazı bakanlıkların soruları yanıtlamadığını, bazı bakanlıkların mevcut çalışmalarını paylaştığını, bazılarının ise gelecekte bu konuda çalışma yapılıp yapılmayacağını bilmediklerini ifade etti.
Güneş, “Özetle söylemek gerekirse; Türkiye’de sorunun çözüleceğinden maalesef emin değiliz” ifadelerini kullandı.
“Sorun teknik değil, siyasi”
Anadilde eğitim meselesinin Kürt sorunundan bağımsız ele alınamayacağını savunan Güneş, konunun siyasi bir mesele olduğunu belirtti.
Güneş’e göre devam eden “barış ve demokratik toplum süreci”, Kürt halkının yıllardır talep ettiği hakların yanı sıra diğer ezilen halkların haklarının da güvence altına alınmasını içeren daha geniş bir dönüşüm süreci olarak ele alınmalı.
Kürt sorununun yalnızca eğitim alanındaki bir düzenlemeyle çözülemeyeceğini söyleyen Güneş, “Sorun sadece tek bir konudan ibaret değildir; çünkü Kürt sorunu köklü bir sorundur ve çözümün sorumluluğu da sadece eğitim gibi tek bir alanla sınırlı kalmamalıdır” dedi.
Güneş, çözümün Türkiye’nin demokratikleşmesinden geçtiğini belirterek, eğitim, dil, kimlik ve diğer hak alanlarının birbiriyle bağlantılı olduğunu ifade etti.
“Seçmeli dersler çözüm değil”
Anadilde eğitim konusunda nasıl bir model önerdiklerine ilişkin soruya da yanıt veren Güneş, Kürtçe için mevcut seçmeli ders modelinin yeterli olmadığını söyledi.
Seçmeli derslerin üç saatle sınırlandırılmasının ve dördüncü sınıftan itibaren uygulanmasının anadilde eğitim sorununu çözmeyeceğini belirten Güneş, Kürtçenin anadili olduğu çocuklarla Kürtçeyi yabancı bir dil gibi öğrenmek isteyen çocukların aynı kategoriye konulmaması gerektiğini savundu.
Güneş, “Anadilde eğitim için seçmeli dersler yeterli değildir” diyerek taleplerini şöyle açıkladı:
“Kürtçe; anaokulundan kreşe, ilkokuldan üniversiteye kadar hayatın tamamında, tüm kamusal hizmet alanlarında ve toplumsal eğitimde bir eğitim dili olmalıdır.”
Güneş, demokratik toplum ve demokratik entegrasyonun halkların eşitliği ile dil, kimlik ve inançlarının kabul edilmesinden geçtiğini ifade etti.
“Çözüm birkaç yıl içinde tek bir kanunla gelmeyecek”
Devam eden süreçte anadilde eğitim talebinin nasıl ele alınacağı konusunda ise Güneş, Kürt meselesinin tarihsel ve bölgesel boyutuna dikkat çekti.
PKK’lilerin durumundan sonraki yasal düzenlemelere kadar devam eden bir süreç bulunduğunu belirten Güneş, bunun yalnızca birkaç yıl içerisinde tek bir kanunla çözülebilecek bir mesele olmadığını söyledi.
Güneş, sürecin demokratik müzakere yöntemleriyle adım adım ilerlediğini belirterek, Kürt sorununun yalnızca Türkiye ile sınırlı olmadığını, Ortadoğu’daki gelişmelerle de bağlantılı olduğunu söyledi.
Anadilde eğitim hakkının ise süreçten bağımsız olarak Kürt halkının temel haklarından biri olduğunu belirten Güneş, “Kürt dilinin hakkı, tüm diğer halkların olduğu gibi Kürt halkının da hakkıdır ve verilmelidir” dedi.
“Kurmanci de tehlike altında”
Söyleşide Kürt dili kurumları, sendikalar ve derneklerle yürütülen çalışmalar da gündeme geldi.
Güneş, Kürtçe’nin Zazakî lehçesi gibi Kurmanci’nin ciddi bir tehlike altında olduğunu belirterek yeni kuşakların dili daha az konuştuğunu, evlerde Kürtçe kullanımının azaldığını ve çocukların okul ile toplumsal yaşamda da Kürtçeyle daha az karşılaştığını söyledi.
Kurmanci ve Zazaki açısından tehlikenin boyutuna ilişkin soruyu yanıtlayan Güneş, dil bilimcilerin bu konuda uzun süredir uyarılarda bulunduğunu belirtti.
UNESCO’nun Kurmanci’nin korunmasına ilişkin değerlendirmelerine de atıf yapan Güneş, dilin önümüzdeki 10-20 yıl içerisinde yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğuna yönelik uyarıların bulunduğunu söyledi.
Aynı tehlikenin Zazaki için de söz konusu olduğunu belirten Güneş, her iki dil için de “imdat çığlığı” atılması gerektiğini ifade etti.
DEM Parti de Şubat 2026'da TBMM'ye sunduğu bir araştırma önergesinde Kirmanckî/Zazakî’nin karşı karşıya olduğu yok olma riskine dikkat çekmiş ve anadilde eğitim ile kamusal kullanımın önündeki engellerin araştırılmasını istemişti.
“Dilin korunması sadece bireylere bırakılamaz”
Güneş’e göre Kürtçenin geleceği yalnızca bireysel çabalara veya dil kurumlarına bırakılamaz. Dilin korunması için toplum, siyaset ve devletin birlikte sorumluluk üstlenmesi gerektiğini belirten Güneş, bu sorumluluğu üç başlıkta ele aldı.
İlk olarak toplumun evde, alışverişte ve günlük yaşamın diğer alanlarında Kürtçeyi daha fazla kullanması gerektiğini söyleyen Güneş, ikinci olarak siyasi partilerin Kürt diline sahip çıkması gerektiğini ifade etti.
Güneş, siyasi sahiplenmenin yalnızca Kürtçe konuşmak anlamına gelmediğini belirterek kurumların güçlendirilmesi, “dil ekonomisinin” geliştirilmesi, sempozyum ve festivaller düzenlenmesi, toplumda dil bilincinin oluşturulması ve Kürtçenin prestijinin sanat ve kültür yoluyla yükseltilmesi gerektiğini söyledi.
Üçüncü ayağın ise devlet olduğunu belirten Güneş, devletin Kürtçenin statüsünü tanıması ve kamu iş ve işlemlerinin Kürtçe yürütülmesi gibi sorumlulukları bulunduğunu savundu.
DEM Parti’nin Kürtçe çalışmaları
Güneş, DEM Parti olarak kültür-sanat, yerel yönetimler ve siyaset alanlarında Kürtçeye ilişkin çalışmalar yürüttüklerini söyledi.
Diyarbakır’da gerçekleştirilen dil konferansında çok sayıda karar alındığını aktaran Güneş, bu kararların yerel yönetimlerden parti kurumlarına kadar farklı alanlarda hayata geçirilmeye başlandığını belirtti.
Güneş, yerel yönetimlerde çalışmak isteyenler için Kürtçe bilme şartı getirildiğini, bu kapsamda kurslar açıldığını ve belediye çalışanlarının Kürtçe eğitime devam ettiğini söyledi.
Kurslarda Kurmanci ve Zazaki dersleri verildiğini belirten Güneş, bu çalışmaların yalnızca dil öğrenme faaliyeti olmadığını, aynı zamanda Kürtçenin kamusal alanda kullanılmasına yönelik yeni bir model oluşturduğunu belirtti.
Güneş, “Bütün kurumlarımızda bu kararlar mevcuttur” diyerek Kürtçenin korunması ve geliştirilmesi için toplum, siyaset ve devletin birlikte sorumluluk alması gerektiğini yineledi.
DEM Parti'nin resmi milletvekili listesinde Beritan Güneş Altın, Mardin milletvekilleri arasında yer alıyor. Parti daha önce de Güneş'in imzasıyla çocuk hakları ve anadilinde eğitim konularını Meclis gündemine taşımıştı.


.webp&w=3840&q=75)