Haber Merkezi - Diyarbakır’daki sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın kent ziyaretini ve çözüm sürecine ilişkin mesajlarını değerlendirdi. DTSO Başkanı Mehmet Kaya, Fidan’a gösterilen yoğun ilginin nedenlerinden birinin “Kürt olması ve çözüm sürecini derinlikli yürüten bir aktör” olması olduğunu söyledi.
Çeşitli temaslarda bulunmak üzere dün Diyarbakır’a giden Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın ziyareti kentte gündem olmaya devam ediyor.
Çözüm süreci kapsamında Diyarbakır’ı ziyaret eden Fidan, Müslümanlar tarafından 5. Harem-i Şerif olarak kabul edilen Ulu Camii’nde cuma namazı kıldı. Namaz çıkışında yurttaşlarla çay içen Fidan, daha sonra Gazi Caddesi’ndeki esnafı ziyaret etti.
Fidan, AK Parti Diyarbakır İl Başkanlığı’nda düzenlediği basın toplantısının ardından kentteki sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle bir araya geldi.
Toplantıya katılan Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO) Başkanı Mehmet Kaya, Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Konfederasyonu (TESK) Genel Başkan Vekili ve Diyarbakır Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (DESOB) Başkanı Alican Ebedinoğlu ile Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti (GGC) Başkanı Felat Bozarslan, Fidan’ın ziyaretini ve toplantıda ele alınan konuları değerlendirdi.
Kaya: Fidan, 2005’ten beri sürecin içindeki en önemli hafızalardan biri
ANKA’da yer alan habere göre DTSO Başkanı Mehmet Kaya, Fidan’ın Diyarbakır ziyaretinin önemli olduğunu belirterek, Fidan’ın çözüm süreçlerinde önemli bir aktör olduğunu söyledi.
Kaya, Fidan’ın Kürt meselesi ve PKK’nin silahsızlandırılması sürecinde uzun yıllardır rol alan isimlerden biri olduğunu belirterek, “Basına yansıyan Oslo süreçlerinden 2013-2015 çözüm süreçlerine kadar Hakan Fidan bu işin arka planında çalışan en önemli aktörlerden biriydi. Kapalı görüşmelerin tamamına yakınını yöneten bir aktör olması da çok önemli” dedi.
“Bölgedeki Kürt sorununu derinlikli yaşamış bir insan”
Fidan’ın çözüm süreçlerindeki rolünün yanı sıra Kürt kimliğinin de bölgedeki ilgiyi artırdığını belirten Kaya, şunları söyledi:
“Bizim bu süreçlerde görünen bir yön var, bir de görünmeyen, gerçekten önemli olan yönleri var. Buradaki müzakereler ve görüşmeler, özellikle silahsızlandırma süreçlerinde çok önemli. Hakan Fidan’ın şahsında bir de kendisi bir Kürt. Sonuçta Ercişli, Kürt bir insan. Bu bölgedeki Kürt sorununu derinlikli yaşamış bir insan olarak bu sürecin içerisinde.”
Fidan’ın devletin en üst kademelerinde görev yapmış olması ile Kürt kimliğinin ayrı değerlendirilmesi gerektiğini belirten Kaya, “Bu anlamda bölgede önemli bir ilgi vardı. Gelişinin ve kendisiyle bu konuların konuşulmasının, tartışılmasının önemini herkes biliyordu” ifadelerini kullandı.
Kaya, sürecin henüz başlangıç aşamasında olduğunu belirterek, silah bırakmanın ardından entegrasyon ve normalleşme gibi aşamaların da yönetilmesi gerektiğini söyledi.
“Sadece silah bırakma toplumsal destek oluşturmaz”
Kaya, yaklaşık 20 aydır bölgede çatışma yaşanmamasının önemli olduğunu ancak bunun tek başına yeterli olmadığını ifade etti.
“Örgütün silah bırakması ve yasal bir düzenlemeyle entegrasyonu işin sadece başlangıcı. Devamında başka adımların da atılması gerekiyor” diyen Kaya, demokratikleşme ve güven artırıcı adımların süreci desteklemesi gerektiğini vurguladı.
Kaya, bu adımlar atılmadığı takdirde sürecin yalnızca silah bırakma boyutuyla toplumsal destek bulmasının zor olduğunu belirterek, “50 yıllık bir çatışmalı süreçten, 100 yıllık bir Kürt sorunundan bahsediyoruz” dedi.
Fidan’a gösterilen yoğun ilginin nedenini de değerlendiren Kaya, “Halkın ilgi göstermesinin altında, Kürt olması ve bu süreci derinlikli yürüten bir aktör olması yatıyor. İnsanlar sürecin en önemli aktörlerinden biriyle görüştüklerinin farkındaydı. O yüzden önem atfettiler” diye konuştu.
“Bir dışişleri bakanı bölge STK’larıyla ilk defa bir araya geldi”
Kaya, Fidan ile sivil toplum kuruluşları arasında yaklaşık dört saat süren bir toplantı gerçekleştirildiğini belirterek, bunun önemli bir buluşma olduğunu söyledi.
Toplantının, bir Dışişleri Bakanı’nın özellikle bölge sivil toplum kuruluşlarıyla ilk kez bu kapsamda bir araya gelmesi açısından önemli olduğunu belirten Kaya, toplantıda Kürt meselesinin yanı sıra Irak, Suriye ve İran eksenindeki gelişmelerin de ele alındığını ifade etti.
Kaya, Fidan’ın “Terörsüz Türkiye” sürecinin yanı sıra “terörsüz bölge” hedefinden de söz ettiğini aktararak, bunun Irak, İran ve Suriye’yi de kapsayan daha geniş bir sürece işaret ettiğini söyledi.
Irak Kürdistan Bölgesi ve Suriye’deki Kürtlerin statüsünün bölge halkı açısından önemli olduğunu belirten Kaya, bu konuların da toplantıda gündeme geldiğini kaydetti.
“Demokratikleşme ve ekonomik adımlar birlikte atılmalı”
Toplantıda kendilerine ilişkin taleplerini Fidan’a ilettiklerini belirten Kaya, dil, yöntem, sürecin hızlandırılması ve sonuçlandırılması konularının öne çıktığını söyledi.
Kaya, bölgede hükümet ve muhalefetin sürece ilişkin zaman zaman ortaya koyduğu “ikircikli yaklaşımların” güvensizlik yarattığını belirterek, “Örgüt silah bırakma konusunda net ve güvenilir adımlar atıyor. Hükümetin de özellikle süreci hızlandıracak demokratikleşme ve ekonomik adımları birlikte atması gerektiğini ifade ettik” dedi.
Fidan’ın toplantının sonunda kimlik siyaseti konusunda ülkenin tamamını kapsayan bir yaklaşımın geliştirilmesi gerektiğine yönelik mesajlar verdiğini belirten Kaya, Irak’la yaşanan vize sorunları ve sınır kapılarıyla ilgili taleplerinin de kısa sürede değerlendirileceği yönünde mesaj aldıklarını söyledi.
Ebedinoğlu: Tarihi bir toplantıydı
TESK Genel Başkan Vekili ve DESOB Başkanı Alican Ebedinoğlu ise Fidan’la gerçekleştirilen toplantıyı “tarihi” olarak nitelendirdi.
Bölgede 50 yıldır devam eden çatışmalı sürecin ardından huzur ve güven ortamının herkesin özlemi olduğunu belirten Ebedinoğlu, Fidan’ın Oslo sürecinden 2013’teki çözüm sürecine kadar önemli bir aktör olduğunu söyledi.
Ebedinoğlu, “Dışişleri Bakanı’nın Diyarbakır’a gelişi ve atılan adımlarla sürecin bu noktaya gelmesinde Hakan Fidan gibi bir ismin başrolde olduğunu, önemli aktörlerden biri olduğunu hepimiz biliyoruz” dedi.
“Sürecin geriye dönüşünün olmayacağına ikna olduk”
Toplantıda Fidan’ın kamuoyuna açıklamadığı bazı konulara da değindiğini belirten Ebedinoğlu, sürecin sancılı olduğunu ancak geri dönüşün artık mümkün olmadığı kanaatine vardığını söyledi.
Ebedinoğlu, “Hakan Fidan’ın dünkü açıklamaları bizi rahatlattı. Gerçekten sürecin artık geriye dönüşünün olmadığını bizleri ikna etti” ifadelerini kullandı.
Yasal düzenlemeler ve anayasa konusunda atılacak adımların önemine dikkat çeken Ebedinoğlu, bunların bölgede yıllardır yaşanan sorunların çözümüne katkı sağlayacağını belirtti.
Sürece bütün siyasi partilerin sahip çıkması gerektiğini vurgulayan Ebedinoğlu, siyasetin bu süreçten çıkar sağlamaya çalışmaması gerektiğini söyledi.
“Bir kardeşlik köprüsü kuruldu, kurulmaya çalışılıyor. Bu köprüde herkesin emeği olması, herkesin bir taş koyması gerekiyor” diyen Ebedinoğlu, Türkiye’nin önünü açacak bir sürecin yürütüldüğünü ifade etti.
“Çözüm sürecinin ekonomik boyutu da var”
Çözüm sürecinin yalnızca sosyal, kültürel ve siyasi boyutlarının bulunmadığını belirten Ebedinoğlu, bölgenin ekonomik kalkınmasının da sürecin önemli bir parçası olduğunu söyledi.
Yıllardır çeşitli teşvik paketleri açıklanmasına rağmen bölgede huzur ve güven ortamı oluşmadan sermaye girişinin zor olduğunu belirten Ebedinoğlu, yeni yasal düzenlemelerle bölgesel ekonomik dengesizliklerin de giderilmesi gerektiğini ifade etti.
Bozarslan: Ziyaret toplumda heyecan yarattı
GGC Başkanı Felat Bozarslan da Fidan’ın geçmişteki çözüm süreçlerindeki rolüne dikkat çekti.
Fidan’ın Oslo sürecinden 2013’teki çözüm sürecine kadar yaşanan gelişmelerin içerisinde yer aldığını belirten Bozarslan, “Bu meseleyi en iyi tanıyan ve bilen isimlerden biri. Dolayısıyla Diyarbakır ziyareti hem toplumda hem de Türkiye’de bir heyecan ve dinamik yarattı” dedi.
Bozarslan, toplumdaki çözüm ve barış beklentisinin Fidan’ın ziyaretinden bağımsız olarak arttığını belirterek, çerçeve yasanın çıkarılması ve PKK’nin fesih ile silah bırakma yönündeki kararlarının bu beklentiyi güçlendirdiğini söyledi.
“Bu Hakan Fidan değil de başka bir isim olsaydı bana göre yine aynı heyecanla karşılanırdı” diyen Bozarslan, ziyareti sürecin kritik bir aşaması olarak değerlendirmemek gerektiğini ancak önemsiz de görülmemesi gerektiğini ifade etti.
“Coğrafyayı ve sokağı koklamak için geldi”
Fidan’ın bölgeyi ve geçmiş süreçleri yakından bilen bir isim olduğunu belirten Bozarslan, ziyaretin temel amaçlarından birinin sahadaki beklentileri görmek olduğunu söyledi.
Bozarslan, “Benim kanaatim Hakan Fidan burada biraz daha coğrafyayı koklamak, sokağı koklamak, buradaki sivil toplumun bakış açısını ölçmek ve bunu dünyaya anlatmak üzere bu ziyareti gerçekleştirdi” dedi.
Bölgede beklentiler: Demokratik haklar, anadil ve ekonomi
Bozarslan, Fidan’ın ziyaretinin sokakta ciddi bir heyecan yarattığını ve bölge halkının hükümetten çeşitli beklentileri bulunduğunu söyledi.
Bu beklentilerin başında demokratik haklar, anadil konusunda hakların geliştirilmesi ve çatışmasızlık sürecinin kalıcı hale gelmesinin geldiğini belirten Bozarslan, ekonomik beklentilerin de önemli olduğunu ifade etti.
“Silahların susmuş olması önemli. Çünkü silahların konuşulduğu yerde ekonomi de konuşulmaz, siyaset de konuşulmaz” diyen Bozarslan, bölgede istikrarın sağlanmasıyla birlikte ekonomik hayatın da normalleşmesinin beklendiğini kaydetti.



