Haber Merkezi – Eski HDP Sözcüsü Ayhan Bilgen, DEM Parti'nin kongre takvimini erken tarihe çekmesine ilişkin olarak; "İşin özünde hem Abdullah Öcalan’ın durumu netleşmeden hem de geri dönüş takvimi ve yasadan faydalananların listesi belli olmadan kendi durumlarını garantiye almak ve 2 yıl daha kazanmak için kongreyi öne aldılar. Onlar bu dönemi formalite pansumanla geçiştirerek koltuklarını kaptırmama derdinde" dedi.
DEM Parti, 6 Eylül'de Ankara Nazım Hikmet Kültür Merkezi'nde olağan kongresini yapacak.
Tüzük gereği yapılacak ‘formalite’ olarak da değerlendirilen 6 Eylül kongresi, 2027 bahar aylarında yapılması planlanan, önemli değişim ve dönüşümün planlandığı kongreye bir hazırlık kongresi olarak değerlendiriliyor.
Türkiye gazetesinin haberine göre; eski HDP Sözcüsü ve Kars Belediye Eşbaşkanı Ayhan Bilgen, DEM Parti'nin kongre takvimini çözüm süreci üstünden şu sözlerle değerlendirdi:
“Her iki kanadın da bu konudaki huzursuzluğu yakinen bilen birisiyim. Silah bırakma dâhil tüm konu başlıklarında Öcalan ve Kandil, DEM’deki bu isimlerden çok daha tutarlı ve makul bir çizgide.
DEM’in siyasi tutum ve eylemleri Kürtler, Türkiye, Suriye, Irak ve benzeri lokal dinamiklerden ziyade daha çok Batılı merkezlerin etkisiyle şekillenmekte. Bunu da zaten LGBT ve benzeri bu coğrafya insanının hiçbir biçimde kabullenmeyeceği alanlarda üstlendiği rolle dışa vurmaktalar. Batı’nın dayattığı normlarla hareket eden bir siyasi hareketin Kürtler, Türkler, Fars ya da Araplar için çözüm üretmesini beklemek zaten mümkün değil.
“Öcalan’ın durumu netleşmeden kendi durumlarını garantiye almak ve 2 yıl daha kazanmak için kongreyi öne aldılar”
İşin özünde hem Abdullah Öcalan’ın durumu netleşmeden hem de geri dönüş takvimi ve yasadan faydalananların listesi belli olmadan kendi durumlarını garantiye almak ve 2 yıl daha kazanmak için kongreyi öne aldılar. DEM’deki kliklerden gelen silahların teslimi, Suriye’deki entegrasyon ve benzeri konulardaki açıklamalar zaten niyetlerini yeterince gösteriyor.
Onlar bu dönemi formalite pansumanla geçiştirerek koltuklarını kaptırmama derdinde.
Oysa DEM’in yapması gereken sürecin doğru anlaşılmasını sağlamaktır, engel olmak değil. Silah bırakma teyidinden sonra denklemin değişeceğini gördükleri için kendilerince bu taktik hamlelere başvuruyorlar. Batı merkezli dayatılardan vazgeçmeyecekler.
Tabandaki desteğe rağmen direnç göstermeyi sürdürecekler. Silahı teslim edenler, silahsız zeminde kendilerini ifade edecekleri bir dönemi kendilerine tehdit olarak görüyorlar. Parti içerisinde olumlu çaba içerisinde emek verenler de var elbette, ancak üst yönetim farklı motivasyonlarla hareket ettiği için DEM Parti feshedilebilir."



