Haber Merkezi - DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, çerçeve yasa ile başlayan yeni süreçte kritik rol oynayacak olan "Meclis İzleme Komisyonu"nun 1 Ekim’de Meclis'in açılmasıyla birlikte kurulmasını beklediklerini söyledi.
Barış ve Demokratik Toplum Süreci kapsamında atılan adımlar hız kazanırken, sürecin denetim ve şeffaflık ayağını oluşturacak olan "Meclis İzleme Komisyonu" gündemin ilk sırasına yerleşti. Mezopotamya Ajansı’na (MA) konuşan DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, komisyonun kuruluşu, işlevi ve takvimi hakkında açıklamalarda bulundu.
"1 Ekim’den sonra kurulmasını bekliyoruz"
Sürecin teknik hazırlıklarının sürdüğünü belirten Koçyiğit, Meclis bünyesinde kurulacak İzleme Komisyonu için Meclis’in açılış tarihini işaret etti. Koçyiğit, "Meclis açıldıktan sonra, 1 Ekim'den sonra bu komisyonun kurulması ve çalışmalarına başlamasını bekliyoruz. Yasanın yüksek bir destekle çıkmış olması, komisyonun kurulum aşamasında ciddi bir sorunla karşılaşmayacağımızı gösteriyor" dedi.
Koçyiğit, kurulacak komisyonun işlevinin dar bir bürokratik çerçeveye sıkıştırılmaması gerektiği konusunda uyarılarda bulunarak, "Sadece kendisine bilgi verilen bir komisyon değil; bizzat sahada olan, silahsızlanma ve geri dönüş süreçlerini yerinde izleyen, aksaklıkları tespit edip çözüm öneren işlevsel bir yapıya ihtiyaç var. Siyasetin elini taşın altına koyması ve sorumluluğun sadece bürokrasiye bırakılmaması şart” dedi.
MGK kararı beklenmemeli
Sürecin hayata geçmesi için Milli Güvenlik Kurulu'nun (MGK) "silahların bırakıldığını tespit ve tescil etmesi" şartı bulunsa da Koçyiğit, Meclis’teki hazırlıkların bu karardan bağımsız olarak başlaması gerektiğini savundu. Teknik ve ön hazırlık aşamasının zaman kaybetmeden tamamlanması gerektiğini vurgulayan Koçyiğit, hazırlık sürecinin MGK onayına endekslenmemesi gerektiğini ifade etti.
İzleme Komisyonu’nun üye yapısı hakkında da değerlendirmelerde bulunan Koçyiğit, daha önce telaffuz edilen "17 üye" sınırlamasının yerine, ihtiyaca göre şekillenecek esnek ve kapsayıcı bir yapıyı savunduklarını belirtti. Ayrıca, sürecin toplumsallaşması için baroların, insan hakları örgütlerinin ve kadın kurumlarının da bu denetim mekanizmalarına bir şekilde dahil edilmesi gerektiğinin altını çizdi.
"Asli muhatap Meclis’tir"
Sürecin şeffaf yürümesinin "sabotaj" girişimlerini engelleyeceğini belirten Koçyiğit, Meclis İzleme Komisyonu’nun bu noktada bir "güvence" olduğunu söyledi. Koçyiğit, "Dar bir siyasi çevre yerine, ana muhalefet dahil Meclis'teki tüm partilerin sürecin parçası kılınmasını hayati önemde görüyoruz. Sürecin asli muhatabı Meclis olmalıdır" diyerek sözlerini tamamladı.

