Diyarbakır (Rûdaw) - Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, barışın sadece silahların susması olmadığını vurguladı. Hatimoğulları, İmralı’ya selam göndererek Abdullah Öcalan’ın özgürlüğünü talep etti.
Tülay Hatimoğulları, 1 Eylül Dünya Barış Günü dolayısıyla Diyarbakır’da düzenlenen mitingde konuştu.
Konuşmasına Kürtçe selamlamayla başlayan Hatimoğulları, Kürt meselesinin çözümü için diyalog ve özgürlük vurgusu yaptı.
Konuşmasında PKK lideri Abdullah Öcalan’ın barış sürecindeki rolüne dikkat çeken Hatimoğulları, "Sayın Abdullah Öcalan’ın İmralı’dan başlatmış olduğu barış ve demokratik toplum çağrısına en güçlü yanıtın yükseldiği bu kentten, Amed’den İmralı’ya binlerce selam olsun. Selam olsun barışı inşa edenlere" ifadelerini kullandı.
Hatimoğulları, barışın tesisi için siyasi tutsakların ve Abdullah Öcalan’ın özgürlüğünün kilit bir öneme sahip olduğunu belirterek, demokratik çözümün muhataplarıyla gelişebileceğini savundu.
“Barış sadece silahların susması değildir”
Nelson Mandela’nın "Barış sadece silahların susması değil, barış adalettir" sözünü hatırlatan Hatimoğulları, barışın kapsamlı bir toplumsal mutabakat olduğunu söyledi:
"Barış adalettir, barış demokrasidir, barış eşit kardeşliktir. Barış, bir Kürdün anadiliyle eğitim görebilmesi, bütün halkların özgürce kendi dilini konuşabilmesidir. Barış demek, hiçbir gazetecinin, aydının, yazarın ve siyasetçinin fikirlerinden dolayı hapiste olmaması demektir."
“Jin Jiyan Azadi” vurgusu
Barışın sosyo-ekonomik ve cinsiyet eşitliği boyutlarına da değinen Hatimoğulları, şunları kaydetti:
"Barış demek, maden işçisinin maaşını alabilmesi, evine sıcak bir ekmek götürebilmesidir. Barış demek, kadınların eşitliği ve özgürlüğü demektir; kadın cinayetlerinin ve kadına yönelik şiddetin son bulmasıdır. Buradan bütün kadınlar olarak barışa selamımızı sunarken; 'Jin, Jiyan, Azadi' diyoruz."
“Diyarbakır’dan İstanbul ve Edirne’ye barış köprüsü”
Ortadoğu’da yükselen savaş tehdidine ve nükleer-biyolojik silahlanma yarışına dikkat çeken Hatimoğulları, Türkiye’nin iç barışını sağlamasının bölge istikrarı için de şart olduğunu belirtti. Diyarbakır’dan Türkiye’nin batısına el uzatan Hatimoğulları, "Amed’in göbeğinden annelerimiz, bedel ödemiş halkımız elini bütün Türkiye halklarına uzatıyor. Diyarbakır’dan İstanbul’a, Diyarbakır’dan Edirne’ye barış köprüsünü kurmak için mücadeleyle kenetlenmiş durumdayız" dedi.
“Provokasyonlara rağmen kararlıyız”
Konuşmasının sonunda barış annelerine özel bir parantez açan Hatimoğulları, beyaz tülbentleriyle barış için direnen annelerin mücadelesini selamladı. Ne tür provokasyon yaşanırsa yaşansın barış ısrarından vazgeçmeyeceklerini belirten Eş Genel Başkan, "Barışı savunanlar, savaşı çıkaranlardan çok daha güçlüdür. 'Bîjî Aşîtî' (Yaşasın Barış) sloganımızla bu süreci büyütmeye devam edeceğiz" diyerek sözlerini tamamladı.


