Haber Merkezi - DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, Demokratik Suriye Güçleri (DSG) Genel Komutanı Mazlum Abdi ile Dış İlişkiler Dairesi Eş Başkanı İlham Ahmed’in Türkiye’ye davet edilmesi çağrısında bulundu. Doğan, “Neden dostluk ilişkileri geliştirilmesin?” dedi.
Doğan, partisinin Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısının ardından gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Suriye’de DSG’nin Suriye ordusuna entegrasyon sürecini değerlendiren Doğan, Suriye Kürtlerinin ülkenin geri kalanıyla bütünleşmesi açısından önemli bir eşik aşıldığını söyledi.
Doğan, Türkiye’nin kendi içinde kalıcı bir barış sağlayabilmesi halinde bunun Ortadoğu açısından da bir modele dönüşebileceğini belirtti.
“Mazlum Abdi ve İlham Ahmed Türkiye’ye davet edilmeli”
Doğan, Mazlum Abdi ile Kuzey ve İlham Ahmed’in Türkiye’ye davet edilmesi gerektiğini söyledi.
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’a çağrıda bulunan Doğan, şöyle konuştu:
“Mazlum Abdi Türkiye’ye gelecek mi, İlham Ahmed Türkiye’ye gelecek mi diye soruluyor. Gelmeli, davet edilmeliler. Biz DEM Parti olarak böyle bir çağrı yapıyoruz. Yakın zamanda belki Suriye parlamentosunun üyesi olarak göreceğimiz İlham Ahmed neden Meclis Başkanı tarafından Türkiye’ye davet edilmesin? Neden dostluk ilişkileri geliştirilmesin?”
Doğan, 25 Ağustos’ta Şam’daki başkanlık sarayında Suriye geçiş dönemi Cumhurbaşkanı Ahmed El Şara, Mazlum Abdi, İlham Ahmed, Suriye Dışişleri Bakanı Hasan Şeybani ve Deyrizor Valisi Ziyad El-Ayeş arasında yapılan görüşmeye de değindi.
Mazlum Abdi’nin Rojava meselesinin hukuk ve siyaset zemininde çözülmesi yönünde irade ortaya koymasını önemli bulduğunu belirten Doğan, İlham Ahmed’in de diplomasi alanındaki çalışmalarını övdü.
“Toplumun desteği kurullarda görünür olmalı”
Türkiye’de yürütülen “Barış ve Demokratik Toplum Süreci”ne ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Doğan, sürecin yalnızca bürokratik mekanizmalarla sınırlı kalmaması gerektiğini söyledi.
Sivil toplum kuruluşlarının ve sürece ilişkin deneyime sahip kişilerin çalışmalara dahil edilmesi gerektiğini belirten Doğan, toplumun farklı kesimlerinin sürece katılımını sağlayacak mekanizmaların işletilmesini istedi.
Doğan, “Toplumun desteğinin doğrudan burada görünür olması kritik” dedi.
“Öcalan’ın konumu belirginleştirilmeli”
Doğan, Abdullah Öcalan’ın süreçte üstlendiği rolün güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Öcalan’ın yalnızca silahsızlanma sürecinin koordinasyonu açısından değil, Türk-Kürt ilişkilerinin kalıcı hale getirilmesi açısından da önemli bir pozisyonda olduğunu savunan Doğan, bu rolün daha belirgin hale getirilmesini istedi.
Yeni dönemde kullanılan dilin de değişmesi gerektiğini söyleyen Doğan, “Yeni dönemin dili yeni sözlerle, yeni kelimelerle olmalı” ifadelerini kullandı.
Doğan, tarafların birbirini itham eden ve yargılayan bir dil yerine karşılıklı hassasiyetleri gözeten bir yaklaşım geliştirmesi gerektiğini söyledi.
“Barış talebimizden vazgeçmeyeceğiz”
DEM Parti olarak kalıcı ve onurlu bir barışın koşullarının oluşturulmasını savunduklarını belirten Doğan, bu talepten vazgeçmeyeceklerini söyledi.
Savaş ve çatışmalarda yakınlarını kaybeden annelerin barış talebine dikkat çeken Doğan, “Başka hiçbir anne aynı acıyla sınanmasın” mesajının dikkate alınması gerektiğini ifade etti.
“Türk ya da Kürt, hangi etnik kimliğe sahip olursa olsun artık bu ülkede hiçbir genç toprağın altına düşmesin” diyen Doğan, yaşanan acıların herhangi bir kimliğe indirgenmemesi gerektiğini söyledi.
Öcalan’la gazetecilerin görüşmesi çağrısı
Doğan, Öcalan’a ait olduğu iddia edilen ve kamuoyuna yansıyan tutanaklara ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.
Söz konusu metinlerin gerçek olmadığının İmralı’dan, ardından Kandil ve Öcalan tarafından yapılan açıklamalarla ortaya konulduğunu belirten Doğan, Öcalan’ın mesajında geçen “Bana yönelik bir komplo” ifadesinin doğrudan kendisine sorulması gerektiğini söyledi.
Doğan, bu nedenle gazetecilerin Öcalan ile İmralı’da görüşebilmesi gerektiğini belirterek şöyle konuştu:
“Gazeteciler artık özgürce sorularını Sayın Öcalan’a yöneltebilmeli. Sürece ilişkin merak edilenleri doğrudan kendisi yanıtlayabilmeli. Böylelikle hem provokatif girişimler ve riskler azaltılabilir hem de kamuoyunun merakı giderilebilir.”
Doğan, DEM Parti heyetinin henüz Öcalan’la görüşmek üzere İmralı’ya gitmediğini de söyledi.
Sürecin hızlandırılması gerektiğini savunan Doğan, ülkeye dönüşlerin sağlanabilmesi için gerekli mekanizmaların bir an önce işlevsel hale getirilmesini istedi.
DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, “Riskler, provokasyonlar ve sürecin enfekte edilmesi riskine karşı süreci çok da sarkıtmamak gerekiyor” dedi.


