Haber Merkezi – Barış sürecine dair mesaj veren Erdoğan, "Bugün bir kez daha hangi görüşten olursa olsun herkesi çözümün bir parçası olmaya çağırıyorum" ifadelerini kullandı.
Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bitlis’in Ahlat ilçesinde düzenlenen kabine toplantısı sonrası açıklamalarda bulundu.
Erdoğan, sürece yönelik yaptığı açıklamada “Süreci zora sokan, dinamitleyen, tahrik eden, sürecin karşısında yer alan her türlü girişim tarih karşısında mesul olacaktır. Özellikle bölgedeki sivil toplum kuruluşlarının, kanaat önderlerinin sürece daha fazla katkı sunmalarını bekliyorum” ifadelerini kullandı.
Konuşmasında süreç için çağrı yapan Erdoğan, “Bugün bir kez daha hangi görüşten olursa olsun herkesi çözümün bir parçası olmaya çağırıyorum” dedi.
Erdoğan'ın konuşmasında öne çıkan başlıklar şunlar:
"Hükümet olarak çevremizde yaşanan çatışmalara rağmen Türkiye'yi kalkınma ve refah rotasında tutmak için yoğun çaba harcıyoruz.
Toplantımızda, dış politika, ticaret, güvenlik ve Terörsüz Türkiye sürecimiz başta olmak üzere ülkemizi ilgilendiren kritik başlıkları istişare ettik.
Bölgemizdeki ekonomik krizler, tüm dünya gibi bizi de etkiliyor olsa da istihdamdan ihracata tarımdan turizme hedeflerimize bağlı kalmayı sürdürüyoruz.
Türkiye, Allah'ın izniyle doğru yoldadır. İstikameti bellidir ve eninde sonunda menziline ulaşacaktır.
Türkiye güvendedir. 86 milyonun emaneti emin ellerde güven içindedir. Bu kutsal emanete hiçbir surette gölge düşürmeyeceğiz.
İran-Amerika geriliminin küresel ekonomide yol açtığı şok dalgası zamanla tesirini yitirdikçe bunun günlük yaşama yansımalarını net görme imkanı bulacağız.
Süreç mesajları
Gazi Meclisimiz tarihi bir mutabakat örneği sergileyerek 467 'evet' oyu ile Türkiye için hayati önemdeki bir yasayı kabul etti.
Türk siyasetinde bir dönüm noktası olan bu büyük uzlaşıyla Terörsüz Türkiye sürecimiz güven tazelemiş, çok ciddi güç kazanmıştır.
Günlük siyasi hesaplar yerine ülkeyi ve milleti merkeze alan bir anlayışla hareket edildiğinde Türk demokrasisi her türlü düğümü çözecek olgunluğa sahiptir.
(Terörsüz Türkiye) Bugün bir kez daha hangi görüşten olursa olsun herkesi çözümün bir parçası olmaya çağırıyorum.
İktidar ve ittifak olarak sadece bizim meselemiz değildir bir devlet meselesidir. 86 milyonun meselesidir.Milletimiz kalıcı biçimde çözülmesini istemektedir.
Gelin Türkiye'yi terörden kurtararak şehitlerimize, gazilerimize olan şükran borcumuzu layıkıyla ödeyelim.
“Sürecin karşısında yer alanlar mesul olacak”
Süreci zora sokan, dinamitleyen, tahrik eden, sürecin karşısında yer alan her türlü girişim tarih karşısında mesul olacaktır.
Özellikle bölgedeki sivil toplum kuruluşlarının, kanaat önderlerinin sürece daha fazla katkı sunmalarını bekliyorum.
Türkiye, vatandaşlarıyla birlikte bölgesindeki herkes için barış istedikçe, cinayet şebekelerinin kan ve çatışma üzerine kurulu planları bozuluyor.
Bölgemizle ilgili hangi kanlı senaryoların yazılmaya çalışıldığını görüyoruz. Allah'ın izniyle bunların hayata geçirilmesine müsaade etmeyeceğiz.
Birileri istemiyor, endişe duyuyor, birilerinin planları bozuluyor diye bölgemizde barışın tesisi için mücadele etmekten geri duracak değiliz.
Biz elinde masumların kanı olan cinayet şebekeleri rahatsız oluyor diye komşularımızın toparlanmasına destek olmaktan vazgeçecek değiliz.
Birilerinin iddia ettiği gibi gizli bir ajandamız, niyetimiz yok. Bizim amacımız etrafımızda sulh ikliminin egemen olmasıdır."
.jpg&w=3840&q=75)

