İstanbul (Rûdaw) - Türkiye’de sosyal medya ve yapay zeka kullanımının artmasıyla birlikte kitap okuma oranları gerilerken, Batman, Diyarbakır ve Van "en çok kitap okuyan iller" listesinde ilk 10’a girmeyi başardı. Araştırmalara göre dijitalleşme dikkat dağınıklığına yol açsa da Kürt kentlerinde kitaba olan ilgi direniyor.
Dijitalleşme, sosyal medya ve son olarak yapay zekanın hayatın her alanına nüfuz etmesi, geleneksel okuma alışkanlıklarını kökten sarsıyor.
Yapılan güncel araştırmalar, Türkiye’de kitap okuma oranının yüzde 27’lerde kaldığını gösteriyor. Vatandaşların günde ortalama 7 saatten fazla süreyi internette, bunun 3 saat 18 dakikasını ise sadece sosyal medyada geçirmesi, "kitaba ayrılan vaktin" çalınmasına neden oluyor.
Görsel dünya derin okumayı engelliyor
Eğitimcilere göre, Reels videoları, TikTok ve kısa içeriklerin domine ettiği "görsel çağ", özellikle gençlerde odaklanma süresini ve sabrı azaltıyor.
Rûdaw’a konuşan öğretmen Ferhat Çeper, "Günlük hayatta artık görsel materyaller çok fazla. Telefon, video ve kısa içerikler nedeniyle insanlar artık derinlemesine kitap okumaya odaklanamıyor. Kitap okumak yok olmayacak ama biçim değiştirecek bir sürece giriyoruz" değerlendirmesinde bulundu.
Diyarbakır ve Van zirveyi zorluyor
Türkiye genelindeki düşük okuma oranlarına rağmen, kütüphane kullanımı ve üyelik verileri dikkat çekici bir bölgesel tabloyu ortaya koyuyor. Diyarbakır ve Van, tüm dijital kuşatmaya rağmen Türkiye’de kitap okuma oranının en yüksek olduğu 10 şehir arasında yer alıyor.
Diyarbakırlı okur Selam Ergun, üniversite yıllarına göre okuma oranının düştüğünü kabul etse de bunun sebebini sadece teknolojiye değil, hayat pahalılığı ve iş yoğunluğuna bağlıyor. Van’da kitapçılık yapan Nahide Han ise, sosyal medyanın yarattığı boşluğu çocuklarla birlikte okuma saatleri düzenleyerek aşmaya çalıştıklarını ifade ediyor.
Yapay zeka teknik kitapları vurdu
Teknolojinin bir diğer boyutu olan yapay zeka ise sahafları endişelendiriyor. İstanbullu sahaf Turgut Balcı, yapay zekanın özellikle teknik ve bilgi içerikli kitaplara olan ihtiyacı azalttığını ancak edebi eserlerin yerini tutamayacağını savunuyor.
Balcı, "Yapay zeka artık hayatımızda. Teknik kitapları etkileyebilir ama bir romanın veya araştırmanın yerini alması zor" diyor.
Yorgunluk ve teknoloji arasında okur
Vanlı okur Mehmet Gerçekli, dijital çağda okumanın bir "bilinç" meselesi olduğunu vurgulayarak, "İşten yorgun geliyoruz, sosyal medya bir kaçış gibi görünüyor ama insan kendini her zaman eksik görmeli ve günde en azından birkaç sayfa okumalı" diyerek okuma iradesine dikkat çekiyor.
İstanbul birinci sırada
Araştırmalara göre Türkiye genelinde kitap okuma oranı en yüksek olan il İstanbul.
İstanbul Beyoğlu’ndaki Aslıhan Sahaflar Çarşısı’nda hem eski kitaplar hem de özel koleksiyonlar okurların ilgisini çekmeye devam ediyor.
İstanbul’da sahaf olan Turgut Balcı, "Aslında kemikleşmiş bir okur kitlemiz var. Elbette yapay zeka, özellikle teknik kitapların okunma oranını düşürüyor. Ancak bana göre yapay zeka bir romanın veya bir araştırmanın okunma keyfine etki edemez. Yine de belli bir oranda yapay zekanın kitap okuma oranını düşürdüğü bir gerçek. Yapay zeka artık günlük hayatımıza girdi. Bu henüz bir başlangıç, umarım etkileri olumlu olur” dedi.
Anketlere katılanların yüzde 50’si "vakit yok" gerekçesine sığınsa da Diyarbakır ve Van örneği, toplumsal ilginin canlı tutulması durumunda kitabın dijital dünyaya karşı varlığını koruyabildiğini kanıtlıyor.


