Haber Merkezi - Antep’in Şahinbey ilçesine bağlı Beybahçe Mahallesi’nde, 2016 yılında bir Kürt düğününe yönelik IŞİD tarafından gerçekleştirilen ve 40’ı çocuk 56 yurttaşın yaşamını yitirdiği bombalı saldırının yıl dönümünde, DEM Parti Eş Genel Başkanları Tuncer Bakırhan ve Tülay Hatimoğulları açıklama yaptı.
Katliamın üzerinden 10 yıl geçmesine rağmen adaletin tesis edilmediğine dikkat çeken eş başkanlar, gerçek sorumluların açığa çıkarılması çağrısında bulundu.
Bakırhan: Hakikatle yüzleşmek barışın yolunu açmaktır
Saldırıyı "insanların en mutlu anına saldırı" olarak nitelendiren Tuncer Bakırhan, IŞİD karanlığının bir Kürt düğününü kana buladığını ifade etti. Katliamın üzerinden 10 yıl geçmesine rağmen yargı sürecindeki eksikliklere vurgu yapan Bakırhan şöyle dedi:
“10 yıl önce, bugün…
İnsanların en mutlu anında, karanlık IŞİD örgütü bir Kürt düğününü kana buladı, düğün evini cenaze evine çevirdi. Beybahçe Katliamı’nda 40’ı çocuk olmak üzere 56 yurttaşımız hayatını kaybetti. Aradan 10 yıl geçti; ancak adalet hâlâ yerini bulmadı, katliamın tüm sorumluları ortaya çıkarılmadı. Beybahçe Katliamı’nı bir kez daha lanetliyor, hayatını kaybedenleri saygıyla anıyor; ailelerinin ve yakınlarının acısını paylaşıyorum. Bu katliamla yüzleşmek, yalnızca geçmişin hesabını sormak değil; hakikat, adalet ve gerçek bir barışın yolunu açmaktır" değerlendirmesinde bulundu.
Hatimoğulları: Halkın sevincini kana bulayan karanlığı unutmadık
Tülay Hatimoğulları ise katliamın toplumsal hafızadaki yerine değinerek, "Çocukların gülüşünü, bir halkın sevincini kana bulayan karanlığı asla unutmadık" dedi.
Adaletin sağlanmasının toplumsal barış için temel taş olduğunu belirten Hatimoğulları, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“10 yıl önce Antep’te IŞİD’in hedef aldığı bir düğünde canlarımızı kaybettik. Çocukların gülüşünü, bir halkın sevincini kana bulayan karanlığı asla unutmadık. Kaybettiğimiz canlarımızı saygıyla anıyor, acılarını yüreğimde taşıyorum…
Bu katliam tüm yönleriyle araştırılmalı sorumluları ortaya çıkarılarak, cezalandırılmalıdır. Hakikatle yüzleşilmesi, adaletin sağlanması barış içinde ortak bir geleceğin en güçlü zeminidir.”

