İstanbul (Rûdaw) - Türkiye’de son günlerin en önemli gündem maddelerinden biri Süleymancılara yönelik düzenlenen geniş kapsamlı operasyon oldu. Operasyon, Türkiye’de siyaset, ticaret ve tarikat ilişkilerini yeniden tartışmaya açtı.
Ankara merkezli yürütülen soruşturma kapsamında, 13 Ağustos’ta 17 ilde 123 adrese eş zamanlı baskınlar düzenlendi.
Operasyonun temel gerekçesi "kara para aklama" ve cemaate ait şirketlerin 66 milyar liralık "finansal kaynaklarındaki belirsizlik" olarak açıklandı.
"Devlet tüm cemaatleri ortadan kaldırmak istiyor"
Yazar ve araştırmacı Müfid Yüksel, operasyonun perde arkasına ilişkin Rûdaw’a yaptığı değerlendirmede şunları söyledi:
"Ankara’dan gelen bilgilere göre bu operasyonlar diğer cemaatlere de sıçrayacak.
Devlet içerisinde tüm cemaatleri tasfiye etmek isteyen bir irade var.
Bu yapıların çok zenginleştiğini, holdingleştiğini ve bürokraside 'Fethullahçılar' gibi kadrolaştığını düşünüyorlar. Devletin kontrolünü ele geçirebilecekleri korkusuyla bu operasyonların önü açıldı."
Soruşturma kapsamında cemaat lideri Alihan Kuriş’in de aralarında bulunduğu 32 kişi tutuklanırken, 6 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Ayrıca cemaate ait 32 şirkete kayyum atanırken, aramalarda 200 kilo külçe altın ele geçirildiği bildirildi.
Vatandaş ne diyor?
Operasyon toplumda farklı yankılar uyandırdı.
Geçmişte cemaat yurtlarında kalan 17 yaşındaki Ercan, "Öğrenciler üzerinde büyük bir baskı vardı ve şeffaf olmayan işler dönüyordu" diyerek operasyonu desteklediğini belirtti.
Nur Cemaati mensubu olduğunu söyleyen Songül ise, "Hükümet somut delil sunmadığı sürece bu tür operasyonlar üzücü. En azından çocuklarımız buralarda dini eğitim alıyor" dedi.
Deniz isimli bir vatandaş ise konuya daha mesafeli yaklaşarak, "Bu politik bir operasyon gibi görünüyor. Benim önceliğim cemaatler değil, ekonomik durum" ifadelerini kullandı.
Cemaatin geçmişi ve siyasi kırılma
Süleyman Hilmi Tunahan tarafından 1930’larda temelleri atılan cemaat, uzun yıllar sağ partilerle iyi ilişkiler içindeydi.
Ancak 2016 yılında liderliğin Alihan Kuriş’e geçmesiyle birlikte AK Parti hükümeti ile ilişkiler bozuldu ve cemaat muhalefete yakın bir çizgi izlemeye başladı.
Özellikle Avrupa’daki İslam Kültür Merkezleri aracılığıyla büyük bir ekonomik güce ulaşan cemaatin, bu operasyonlarla mevcut yönetiminin tasfiye edileceği iddia ediliyor. Kulislerde, cemaatin başına kurucu liderin torunu ve eski AK Parti milletvekili Fatih Süleyman Denizolgun’un getirileceği konuşuluyor.


