Erbil(Rûdaw) – Meclis Adalet Komisyonu'na sunulan “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi” kanun teklifinin tümü yapılan oylamada kabul edildi.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Grup Başkanvekili Sezai Temelli, Rûdaw TV'ye bağlanarak Çerçeve Yasa'ya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
“Bu çerçeve yasayı imzalarken içiniz rahat mıydı? Yoksa tüm zorluklarına rağmen mi imzaladınız?” sorusuna Temelli, yasanın önemli bir eşik olduğunu belirterek Kürtlerin eşit yurttaşlık temelinde demokratik siyaset zemininde yeni bir mücadele başlattığını söyledi.
“Kürtler eşit yurttaşlık temelinde önemli bir mücadeleyi başlatmış oldu”
“Bugüne kadar Kürt halkına yaklaşım olsun, Kürtlere yönelik her türlü baskıya rağmen, yok sayılmaya rağmen artık Kürtler eşit yurttaşlık temelinde önemli bir mücadeleyi başlatmış oldu demokratik siyaset zemininde.
Bu açıdan kritik bir dönemdir, kritik bir eşiktir. Bunun farkındayız, bunun zorluğunun da farkındayız. Ama bu zorluğu Kürt halkının güçlü dayanışmasıyla, mücadelesiyle, dört parça Kürdistan'ın aslında aynı anlayışla, meseleye yaklaşımıyla inanıyorum ki mutlaka bu zorlukları hep birlikte aşacağız.”
“Gelen eleştirileri başımızın üzerinde taşıyoruz”
“Çerçeve yasa için toplumda büyük bir beklenti vardı ancak şimdi yoğun şekilde eleştiriler var. Bu eleştiriler size de ulaşıyor mu?” sorusuna ise Sezai Temelli, kendilerine ulaşan eleştirileri önemsediklerini belirterek yasanın bir ilk adım olduğunu söyledi.
“Her türlü eleştiri bize ulaşıyor. Hatta bir yerde eleştiri varsa, ulaşmazsa diye biz gidip o eleştiriyi alıyoruz, başımızın üzerine taşıyoruz. Eleştiriler haklıdır. Çünkü dediğim gibi bu bir ilk adım yasasıdır. Atılmış ilk adımdır. Her şey bu yasayla bitmedi, sonlanmadı. Sonlanması da bitmesi de zaten mümkün değil.
Devasa bir Kürt meselesinden bahsediyoruz. Artık ülkeyle, bölgeyle sınırlı değil, küresel çapta bir meseleden bahsediyoruz. Ama başlamamız gerekiyordu. Sayın Öcalan'ın 27 Şubat 2025'te negatif barış sürecini başlatması, sonra 2026 Şubat'ın da pozitif barış sürecini başlatması ve sonrasında da artık bir yasa aşamasına geçilmesi önemli.
Ama eleştiriler tabii ki olması gerekene dair geliyor. Evet bunları hayata geçirmemiz gerekecek. Önemli boşlukları tamamlamamız, önemli eksiklikleri gidermemiz gerekecek. Henüz yolun başındayız ama umutluyuz, kararlıyız.
Peki neden umutluyuz? Onlarca yıldır verdiğimiz mücadele aslında bizim umut depomuz. Neden kararlıyız? Çünkü biliyoruz ki ancak mücadeleyle bu yolu aşabiliriz. Bu konuda da kararlıyız. Demokratik siyaset zemininde şimdi daha örgütlü, daha güçlü mücadeleyi ve tabii ki ısrarlı bir müzakereyi de hep birlikte sürdüreceğiz.”
Yasa Mahmurluları kapsıyor mu?
“Bu yasa Mahmur Kampı'ndaki mültecilerin dönüşünü de kapsıyor mu?” şeklindeki soruyu da yanıtlayan Temelli, PKK ile bağlantılı veya ilişkili yapıları da kapsayan bir düzenleme olduğunu belirterek uygulama sürecine ilişkin bilgi verdi:
“Bu sürecin kapsamı herkesi içeriye. PKK ile bağlı, bağlantılı, iltisaklı, irtibatlı, ittifak halinde olan bütün yapıları içeriyor. Yasa uygulamaya geçtikten sonra ki bunun için bir iki adım var. Önce Resmi Gazete'de yayınlanacak.
Sonra kurullar oluşacak. Kurulların kararından sonra 6 aylık bir başvuru süreci olacak. Bu başvuru sürecinden sonra buna bağlı olarak tabii ki uygulamaya bağlı olarak bundan yararlanmak isteyen herkes yararlanacak. Dolayısıyla kapsamı herkes içindir.”
“DEM Parti iktidar ittifakında olmak zorunda”
“Şu an parti olarak iktidarın oluşturduğu ittifakın yanında duruyorsunuz. Seçim döneminde de bu ittifak devam edecek mi?” Temelli, bu soruya “Olmak zorunda” yanıtını verdi. DEM Partili isim Sürecin sağlıklı ilerlemesi için müzakerenin devam etmesi gerektiğini belirtti:
“Olmak zorunda. Tabii ki baş müzakereci olarak Sayın Öcalan müzakereyi devletle yürütüyor. Biz siyaset zemininde, demokratik siyaset zemininde DEM Parti olarak belli müzakereleri yürütüyoruz. Ama burada tabii bütünlüklü olarak bu sürecin sağlıklı işlemesi çok çok büyük önem taşıyor.
Olmak zorunda, devamının gelmesi kaçınılmazdır. Çünkü artık hem Türkiye hem bölge yeni bir döneme girmiştir. Bunun çok çok önemli sonuçları olacaktır.
“Ekim ayında bir infaz düzenlemesi gelecek”
Bu sonuçların Kürt halkı lehine gelişebilmesi için hep birlikte bunun gereğini yapmak zorundayız. Her şeyden önce özellikle demokratik siyaset hayatına yönelik hukuki düzenlemeler bir an önce hayata geçmelidir. İktidarın açıklamalarından anlıyoruz ki Ekim ayında bir infaz düzenlemesi gelecek.
Peşi sıra birçok yasada değişiklikler yapılacak ve tabii ki toplumsal hayat içinde de belli düzenlemeler hızla hayata geçecektir. Bunların başında bildiğiniz gibi kayyum uygulaması geliyor. Buna benzer birçok mesele var. Tüm bunları aşmak için çok hızlı bir süreç bizi bekliyor.”
“DEM Parti olarak bir yeniden yapılanma süreci başlattık”
“Önümüzdeki ay partinizin kongresi olacak. Partiniz yeni sürece göre kendini nasıl güncelleyecek?” sorusunu ise Temelli, DEM Parti'nin yeniden yapılanma süreci başlattığını belirterek şunları söyledi:
“Evet, DEM Parti olarak bir yeniden yapılanma süreci başlattık. Kongremizi de bu minvalde gerçekleştireceğiz.
Ama öncelikle yasal zorunluluk gereği hemen 6 Eylül'de bir kongre yapacağız. Bu kongre sonrası, bu yeniden yapılanma kongre süreci başlayacak. Tabii ki bu yeniden yapılanma bütün yeni koşulları dikkate alan bir yerden, bütün bu gelişmeleri dikkate alan bir yerden ve önümüzdeki dönemin ödevlerini görüyoruz.
En başarılı şekilde hayata geçirecek bir yapılanmayla yol almayı amaçlıyor. Bunu da en kısa zamanda hayata geçirmeyi umuyoruz.”
“Bizim siyasi mücadelemizin hedefi zaten bir makam meselesiyle sınırlı olamaz”
“Yeni kurulacak hükümette iktidar ortağı olacak mısınız? Bakanlık almanız söz konusu olacak mı?” sorusuna ise Sezai Temelli, DEM Parti'nin siyasi mücadelesinin makam hedefiyle sınırlı olmadığını belirtti.
“Hiç ne konuşuldu, ne tartışıldı. Bizim siyasi mücadelemizin hedefi zaten bir makam meselesiyle sınırlı olamaz.
Dolayısıyla da önümüzde önce kongrelerimiz var. Sonrasında tabii ki bir seçim bizi bekleyecektir. Ama her şeyden önce sürece uygun biz demokratik toplum inşası ve örgütlenmemizi hayata geçirmeyi amaçlıyoruz.
Dolayısıyla bir makam hedefli ya da seçim sonuçlarına hedefli bir siyaset zaten bizim için söz konusu değil. Böyle bir şey de gündemimizde hiçbir zaman söz konusu olmadı.”


