Haber Merkezi – TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve Diyarbakır Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Engin Yeşil, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi Kanun Teklifi’ne ilişkin, “Bu sürecin en önemli ekonomik kazanımlarından biri istihdam olacaktır. Özellikle genç nüfusumuz için yeni iş alanlarının oluşması, girişimciliğin güçlenmesi ve üretime dayalı kalkınmanın hızlanması bölgemizin geleceği açısından hayati önem taşımaktadır” dedi.
Diyarbakır'da, 'çerçeve yasa' olarak nitelendirilen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi Kanun Teklifi'ne yönelik olumlu değerlendirmeler sürüyor.
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Yönetimi Kurulu Üyesi ve Diyarbakır Ticaret Borsası Başkanı Engin Yeşil, teklife ilişkin Yürütülmekte olan yeni çözüm sürecinin hukuki altyapısını oluşturacak çerçeve yasa teklifinin Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulmasına ilişkin “Ülkemizin demokratikleşme süreci, toplumsal barışı ve ekonomik geleceği açısından önemli bir gelişme olarak değerlendiriyorum” ifadelerini kullandı.
“Kalıcı güven ortamı, kalıcı yatırım demektir”
Sürecin başladığı ilk günden buyana bölgedeki iş dünyasında güçlü bir umut ikliminin hakim olduğuna vurgu yapan Yeşil, “Diyarbakır Ticaret Borsası olarak sahada gördüğümüz en önemli gerçek şudur: Güven ortamı güçlendikçe ekonomik beklentiler de olumlu yönde değişmektedir. Sürecin ilk günlerinden itibaren iş dünyasında daha güçlü bir umut ikliminin oluştuğunu, yatırım ve ticaret konusunda daha fazla hareketlilik yaşandığını gözlemledik. Bu durum, toplumsal barışın ekonomiye ne kadar doğrudan etki ettiğini açıkça göstermektedir. Ekonomi güveni sever. Hukuki öngörülebilirliğin artması, belirsizliklerin azalması ve demokratik kurumların güçlenmesi; yatırım kararlarını, üretimi, ihracatı ve istihdamı doğrudan etkiler. Kalıcı güven ortamı, kalıcı yatırım demektir” dedi.
“Çatışmalı süreçten en fazla etkilenen alanların başında kırsal ekonomi gelmiştir”
Diyarbakır’ın tarım, hayvancılık, gıda sanayi, lisanslı depoculuk, organize sanayi, lojistik ve dış ticaret alanlarında çok güçlü bir potansiyele sahip olduğunu aktaran Yeşil, ANKA’ya yaptığı açıklamada şöyle devam etti:
“Ancak yıllardır yaşanan belirsizlikler, gvenlik kaygıları ve yatırım ortamındaki kırılganlıklar nedeniyle bu potansiyel tam anlamıyla ekonomiye yansıtılamamıştır. Bugün önümüzde duran en önemli fırsat, bu potansiyeli üretime, istihdama ve ihracata dönüştürebilmektir. Bölgemiz için en stratejik alanlardan biri tarımdır. Çatışmalı süreçten en fazla etkilenen alanların başında kırsal ekonomi gelmiştir. Üretim alanlarının daralması, kırsaldan kentlere göç, tarımsal verimlilikte yaşanan kayıplar ve yatırım eksikliği, yalnızca çiftçimizi değil, tüm bölge ekonomisini etkilemiştir. Huzur ortamının güçlenmesiyle birlikte tarımda modernleşme, sulama yatırımları, katma değerli üretim, gıda sanayisi ve lisanslı depoculuk alanlarında çok daha büyük bir dönüşüm yaşanabilir.”
“Gençlerimizin umudunu güçlendiren her adım, aynı zamanda toplumsal barışı da güçlendirecektir”
Bu sürecin en önemli ekonomik kazanımlarından birinin istihdam olacağını söyleyen Yeşil, “Özellikle genç nüfusumuz için yeni iş alanlarının oluşması, girişimciliğin güçlenmesi ve üretime dayalı kalkınmanın hızlanması bölgemizin geleceği açısından hayati önem taşımaktadır. Gençlerimizin umudunu güçlendiren her adım, aynı zamanda toplumsal barışı da güçlendirecektir. Bunun yanında, toplumsal meselelerin demokratik yöntemlerle çözülmesi, farklılıkların zenginlik olarak görülmesi ve toplumsal barışın güçlenmesi; şehirlerimizin sosyal hayatını, kültürel dinamizmini ve ulusal ve uluslararası yatırım algısını olumlu yönde etkileyecektir. Huzur ortamı, turizmi, ticareti ve şehir ekonomisini canlandıran en önemli faktördür” şeklinde konuştu.

.jpg&w=3840&q=75)

