Haber Merkezi- DEVA Partisi Genel Başkanı Babacan, PKK'nin fesih sürecine ilişkin TBMM'ye sunulan çerçeve yasa teklifini olumlu bir adım olarak değerlendirdi ancak metnin hazırlanış yöntemini, şeffaflık eksikliğini ve adalet ilkesine aykırılık taşıdığını savunduğu noktaları eleştirdi.
Babacan, "Böylesine hayati bir süreçte, nihai bir metni ortaya koymadan kapalı kapılar ardında imza toplama usulünü doğru bulmadığımızı da ifade etmek isteriz" dedi.
DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, PKK/KCK'nin fesih ve silah bırakma sürecini kapsayan kanun teklifinin TBMM'ye sunulmasını önemli bir aşama olarak gördüklerini belirtti.
Teklifin, TBMM Komisyon raporunun ilgili bölümleriyle uyumlu olmasını kıymetli bulduklarını ifade eden Babacan, sürecin yürütülüş biçimine ve içeriğine dair bazı eleştiri ile uyarılarda bulundu.
"Kapalı kapılar ardında imza toplama usulünü doğru bulmuyoruz"
Sürecin şeffaf yürütülmediğini savunan Babacan, teklif metninin detayları paylaşılmadan milletvekillerinden imza toplanmasını eleştirdi. Toplumsal meşruiyetin ancak meclis iradesine saygı ve istişare ile sağlanabileceğini kaydeden Babacan, şu ifadeleri kullandı:
"Böylesine hayati bir süreçte, nihai bir metni ortaya koymadan kapalı kapılar ardında imza toplama usulünü doğru bulmadığımızı da ifade etmek isteriz. Toplumsal meşruiyet ancak şeffaflık, istişare ve Meclis iradesine tam güven ve saygıyla sağlanabilir."
Babacan'ın sosyal medyadan yaptığı paylaşım şöyle:
"Çok uzun bir süreden sonra, PKK/KCK terör örgütünün tüm unsurlarıyla fesih ve tasfiyesi ile, kontrolü altında bulunan her türlü silah ve mühimmatı teslim etmesi sürecinin tamamlanmasını hedefleyen kanun teklifinin TBMM’ye sunulmasını önemli ve olumlu bir aşama olarak görmekteyiz.
Kanun teklifinin, ortak imza ile yayınlanan TBMM Komisyon raporunun altıncı bölümüyle büyük ölçüde muvafık olması kıymetlidir.
Bununla birlikte, böylesine hayati bir süreçte, nihai bir metni ortaya koymadan kapalı kapılar ardında imza toplama usulünü doğru bulmadığımızı da ifade etmek isteriz. Toplumsal meşruiyet ancak şeffaflık, istişare ve Meclis iradesine tam güven ve saygıyla sağlanabilir.
Kanun teklifinin hukuk önünde eşitlik ilkesini gözetmemesini ve kişiler arasında farklı muamele yapılmasını önemli bir eksiklik olarak değerlendiriyoruz. Benzer hukuki koşullara sahip diğer tutuklu, hükümlü ve sanıkların tamamen kapsam dışında bırakılması adalet duygusunu zayıflatmaktadır. Bu eksikliklerin Komisyon çalışmalarında giderilmesini ümit ediyoruz.



