Almatı (Rûdaw) - Kazakistan’ın Almatı şehrinde düzenlenen “Kürt Dili, Tarihi ve Edebiyatı” konferansına katılan Prof. Dr. Nesim Sönmez, Kürtçenin eğitim dili olması gerektiğini vurgulayarak, “Politikalar değişmezse korkarım ki 30-40 yıl sonra Kürtçe ölü bir dil olarak anılacak” uyarısında bulundu.
Kazakistan’ın Almatı şehri, Kürt dili, edebiyatı ve tarihi üzerine çalışmalar yürüten akademisyenlerin katıldığı önemli bir bilimsel konferansa ev sahipliği yaptı. ,
Konferansa Türkiye’den katılan Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Kürt Dili ve Kültürü Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nesim Sönmez, Türkiye’deki Kürtçe eğitim sürecini ve dilin karşı karşıya olduğu asimilasyon tehlikesini Rûdaw Rusya Muhabiri Kamiz Şeddadi’ye değerlendirdi.
"Dil, medeniyetin inşasıdır"
Kürt dili üzerindeki baskıların ve asimilasyonun dilin geleceğini tehdit ettiğini belirten Prof. Dr. Sönmez, dilin korunmasının hayati önemine dikkat çekti.
Sönmez, şunları dile getirdi:
"Doğrusu Kürt dili üzerinde büyük bir tehdit olduğunu söyleyebiliriz. Eğer Kürt dili üzerindeki politikalar değişmezse, korkarım ki 30-40 yıl sonra Kürtçenin ölü bir dil olduğu söylenebilir. Dil insanın karakteridir; bizi diğer canlılardan ayıran temel özelliktir. Biz dilimizle medeniyetimizi inşa ederiz ve bunu gelecek nesillere aktarırız. Sümerler yazıyı icat eden halktır ama bugün dillerini koruyamadıkları için yok oldular. Bu yüzden dilimize sahip çıkmalıyız."
"Kürtçe eğitim devleti bölmez; Rusya ve Kazakistan örneği ortada"
Türkiye’de anadilde eğitime yönelik "bölünme" korkularının yersiz olduğunu ifade eden Sönmez, dünyadan örnekler vererek bu tezin boş olduğunu söyledi:
Sönmez, "Türkiye Cumhuriyeti milliyetçi bir zihniyet üzerine inşa edildi. 'Eğer farklı dillerde eğitime izin verirsek ülke parçalanır' korkusu hep vardı. Ancak biz onlara şunu söylüyoruz: TRT Kurdî var ve 24 saat yayın yapıyor; devlet parçalandı mı? Hayır. Üniversitelerde Kürtçe bölümler var; sisteme bir zarar geldi mi? Hayır. Rusya’da 25 özerk cumhuriyet var ve herkes kendi dilini Rusça ile birlikte öğreniyor. 140'tan fazla milletin yaşadığı Kazakistan’da herkesin dili anayasal olarak serbest. Bu durum ne Rusya’yı ne Kazakistan’ı parçaladı. Bu korkular yersizdir” dedi.
Kürtçe eğitimde atılan adımlar ve üniversiteler
Sönmez, Türkiye’deki üniversitelerde Kürtçe eğitimi konusunda gelinen aşamaya dair şu bilgileri paylaştı:
"Devlet yöneticileri zorla bu sorunun çözülmediğini gördü ve bazı olumlu adımlar atıldı. Ortaokul ve liselerde seçmeli dersler getirildi. Bugün Türkiye’deki 10 üniversitede Kürt dili üzerine bölümler var. Lisans, yüksek lisans ve doktora düzeyinde eğitim veriliyor. Şu ana kadar devlet 150 kadar Kürtçe öğretmenini resmi olarak atadı. İstanbul, Adana, İzmir, Diyarbakır ve Van gibi illerde bu öğretmenler görev yapıyor."
YYÜ'den Kafkasya Kürtlerine davet ve "Pozitif Ayrımcılık" sözü
Eski Sovyet coğrafyasında yaşayan ve yoğun asimilasyonla karşı karşıya kalan Kürt gençleri için projeleri olduğunu belirten Prof. Dr. Nesim Sönmez, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi’nin kapılarının tüm Kürtlere açık olduğunu söyledi.
Sönmez, “Biz Kazakistan, Kırgızistan, Azerbaycan ve Ermenistan’daki Kürt kurumlarıyla iletişim halindeyiz. Eğer öğrenci gönderirlerse biz onları eğitip donanımlı bir şekilde geri göndermeye hazırız. Biz bu öğrencilere pozitif ayrımcılık yapacağız. Ayrıca Van YYÜ Kürtoloji Bölümü olarak üniversitemizi bir 'Kafkasya Çalışmaları Merkezi' haline getirmek istiyoruz” diye konuştu.
Kürdistan Bölgesi ile olan akademik ilişkilere de değinen Sönmez, enstitülerinden şimdiye kadar Kürdistan Bölgesi’nden yaklaşık 150 öğrencinin yüksek lisans derecesiyle mezun olduğunu, ayrıca Rojhilat ve Rojava’dan gelen öğrencilere de eğitim verdiklerini sözlerine ekledi.
.jpg&w=3840&q=75)

