Haber Merkezi - Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Osman Bektaş, Marmara Denizi'ndeki fay sistemine ilişkin değerlendirmesinde iki farklı deprem senaryosuna dikkat çekti. Bektaş, Anadolu Levhası'nın sıkışmayı aşması halinde 7'den büyük bir deprem üretebileceğini, ancak Marmara'nın orta kesimindeki fay yapısının gerilimi 6'dan büyük depremler ve fay sürünmesiyle de boşaltabileceğini söyledi.
6 Şubat 2023 depremlerinin ardından gözlerin çevrildiği Marmara Bölgesi'nde olası büyük depreme ilişkin tartışmalar sürerken, Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Osman Bektaş yeni değerlendirmelerde bulundu.
Daha önce "Ana Marmara Fayı'nın röntgeni M6+ fısıldıyor" ifadelerini kullanan Bektaş, bu kez Marmara'daki fayın davranışına ilişkin iki farklı olasılığı gündeme getirdi.
"Engelleri aşması için M7'den büyük deprem gerekebilir"
Sosyal medya hesabından açıklama yapan Bektaş, Anadolu Levhası'nın batıya doğru hareket ederken doğuda İzmit, batıda ise Şarköy çevresindeki dar ve sürtünmenin yüksek olduğu fay kesimlerinde sıkıştığını belirtti. Bektaş, "Bu engelleri aşabilmesi için büyük miktarda enerji biriktirerek 7'den büyük bir deprem oluşturması gerekebilir" değerlendirmesinde bulundu.
"Enerji M6'dan büyük depremlerle de boşalabilir"
Bektaş, Marmara Denizi'nin orta kesimindeki fayın ise daha geniş, daha zayıf ve daha kaygan bir jeolojik ortamdan geçtiğini ifade etti. Bu nedenle levha hareketinin tek bir büyük kırılma yerine, gerilimi 6'dan büyük depremler ve "sürünme" (creep) olarak adlandırılan yavaş fay hareketiyle kademeli biçimde boşaltabileceğini belirten Bektaş, bunun da olası senaryolardan biri olduğunu kaydetti.
250 yıllık gerilim tartışmasına da değindi
Bektaş, daha önce yaptığı değerlendirmelerde de Ana Marmara Fayı'nda yıllık yaklaşık 20 milimetrelik göreli hareket bulunduğunu, bunun 250 yılda yaklaşık 5 metrelik kayma açığı oluşturduğunu ifade etmişti. Bu kayma açığının tek parça halinde kırılması durumunda teorik olarak 7 büyüklüğünün üzerinde bir deprem üretebileceğini belirten Bektaş, gerilimin yalnızca Ana Marmara Fayı boyunca değil, Çınarcık, Orta Marmara ve Tekirdağ çukurları çevresindeki faylar arasında da paylaşılabileceğini dile getirmişti.
Bektaş'a göre, bu durumda uzun süredir deprem üretmeyen segmentte biriken gerilim, orta büyüklükteki depremlerle kısmen boşalıyor olabilir.


