Haber Merkezi - KCK Yürütme Konseyi Üyesi Mustafa Karasu, PKK’lilerin dağdan inmesini sağlayacak olan yasa taslağına dair değerlendirmelerde bulundu. Karasu, basına yansıyan haberlerin ötesinde kendilerine de sınırlı bir bilgilendirme yapıldığını ifade etti.
İmralı’da gerçekleştirilen 5 saatlik görüşmenin detaylarına dair yakında kendilerine kapsamlı bir bilgi verileceğini söyleyen Karasu, "Basın üzerinden aktarılanlar dışında bize kısa bir bilgi geldi. Yakında bize de yapılan 5 saatlik görüşme konusunda bilgilendirme yapılacağı ve bizim de görüşümüzün alınacağı belirtildi" dedi.
Öcalan: Bir kapı açma açısından başlangıçtır
Abdullah Öcalan’a bir taslak sunulduğunu ve Öcalan’ın bu taslağa "temkinli ama yapıcı" bir yaklaşım sergilediğini belirten Karasu, sürece dair şu iddialarda bulundu:
"Önder Apo'ya bir taslak götürülmüş. Önder Apo da bu taslak için, 'Eksik ve yetersizlikleri olabilir ama bir kapı açma açısından bir başlangıçtır' diyerek böyle yaklaşılması gerektiğini belirtmiş."
"Halkın kaygıları var, sağlam durmalıyız"
“Halkta ve dost çevrelerde haklı kaygıların oluştuğuna” dikkat çeken Karasu, sürecin başarıya ulaşmasının Kürt tarafının duruşuna bağlı olduğunu vurguladı.
Karasu, "Kuşkusuz iktidarın yaklaşımından dolayı halkın ve dostlarımızın kaygıları oluyor. Biz, kaygıdan çok sürecin nasıl ilerlemesi gerektiği konusunda tutum ortaya koyuyoruz. Sürecin ilerlemesi için Kürt halkının örgütlü gücüyle sağlam durması gerekiyor" ifadelerini kullandı.
Medya Haber’e konuşan Mustafa Karasu yasa tasarısını başlangıç adımı olarak gördüklerini belirterek şunları söyledi:
“İki aydır Önder Apo ile görüşme olmuyordu. Bu aslında sürecin karakterine ters bir şey. Bu kadar önemli bir konu. Kendileri de çok önemli olduğunu değerlendiriyorlardı. Yüzyıllık bir sorunun biteceğini, Türkiye'ye yeni ufuklar açılacağını belirtiyorlardı. Ama böyle bir konuda Kürt halkının baş müzakerecisi Önder Apo ile iki ay görüştürmeme ister istemez bizde de çevrelerde de acaba ne oluyor biçiminde bir soru akla getirdi. Biz bunu eleştirdik. Tutumumuzu ortaya koyduk. Devletin nasıl yaklaşması gerektiği üzerinde durduk. İşte bu değerlendirmelerimizden sonra önderlikle iki ay sonra bir görüşme yapıldı. Tabii ki bu görüşmenin yapılması bir yönüyle şunu gösteriyordu. Yani öyle tamam bazı sorunlar var ama bu sorunların aşılması için yapılan tartışmalar var. Bu görüşmeyle bunların aşılmak istendiği biçiminde bir değerlendirmemiz oldu. Ve nitekim görüşme oldu. Görüşmeye DEM Parti heyeti gitmişti. Yaptıkları açıklamalar oldu. Önderliğin yaklaşımı olduğu, özellikle devlete yönelik dar, basit yaklaşılmaması üzerinde vurguları vardı. Türk-Kürt kardeşliğinin yeniden gerçekleşmesi, bu konuda bizim Kürt halkının hazır olduğunu bu kardeşleşmeye, tabii ki bu kardeşleşmenin de bir haklar temelinde, Kürt halkının temel hakları temelinde olması gerektiği açıktır. Bunu zaten biz de söylüyoruz. Muhataplarımız da bunu biliyor. Bu yönüyle işte bize yani bu basın üzerinde aktarılanlar dışında kısa bir bilgi geldi. Yakında bize de bu 5 saatlik görüşme konusunda bilgilendirme yapılacağı, bizim de görüşümüzün alınacağı belirtildi. Önder Apo şöyle bir yaklaşım göstermiş, bir taslak Önder Apo'ya götürülmüş, üzerinde durulmuş.
“Uzlaşma gerçekleşmiş görülüyor”
Önder Apo bu taslak için eksik, yetersizlikleri olabilir ama bir adım, bir kapı açma açısından bir başlangıçtır. Böyle yaklaşılması gerektiğini belirtmiş. Yani açıkça, yani tamam, böyle bir yasa olabilir, bir başlangıç olabilir ama sonrası da olmalı biçiminde bir değerlendirme yapmış Önder Apo. Biz de tabii taslak gelince bekliyoruz. Tabii bir ara bir taslak dolaşıma sokuldu basın üzerinden. Bize de geldi. Tabii o taslak kabul edilecek yanı gerçekten yoktu. Anlaşılıyor ki o taslak üzerinde tartışılarak böyle bir uzlaşma gerçekleşmiş görülüyor. Özellikle mesela terör örgütü gibi kavramın kullanılması böyle bir süreç açısından, işte partiyi feshettik. Türkiye karşı silahlı mücadeleyi sonlandırdık. Demokratik siyasal mücadele stratejisi temelinde koşullar oluştuğunda düşünce ve örgütle özgürlüğün tam olduğu, örgütlenirken, düşünce belirtirken, Kürt sorununun çözümüyle demokratikleşmeyle ilgili değerlendirmeler, örgütlemeler yapılırken herhangi bir engelle karşılaşmadığı takdirde biz zaten demokratik siyasal mücadele içine girebileceğimizi belirtmiştik. Bizim zaten şeyimiz o. Süreci zaten doğru buluyoruz, destekliyoruz. Kuşkusuz iktidarın yaklaşımından dolayı halkın kaygıları oluyor, dostlarımızın kaygıları oluyor. Biz kaygıdan çok sürecin nasıl ilerlemesi gerektiği konusunda tutum koyuyoruz, düşünce belirtiyoruz. Öte yandan şunu da her zaman biliyoruz. Sorun sadece devletin ne adım atıp atmayacağı üzerine durmak değil, beklentili olmak değil. Demokrasi güçlerinin, Kürt halkının örgütlü gücüyle tabii sağlam durması, tutumunu ortaya koyması, sürecin belirlemesi açısından tabii gerekli. Bunu her zaman söyledik. Olması gereken bu. Biz zaten önümüze gelirse bunu değerlendireceğiz. Önder Apo'nun dediği gibi bir başlangıçsa, bir kapı açılıyorsa, en azından önümüzdeki dönemde yeni gelişmelerin, yeni adımların ön adımı olacaksa tabii ki biz de süreci teşvik eden bir yaklaşım içinde oluruz."

