Haber Merkezi – Türkiye Adalet Bakanı Akın Gürlek, barış süreci kapsamında hazırlanan düzenlemenin 15 maddelik olduğunu belirterek “Bu pakette genel af düzenlemesi yok, şahsa özgü bir düzenleme yok. Şu anda genel afla ilgili bir çalışma bulunmuyor. Mevcut pakette yalnızca PKK mensuplarına ilişkin bir düzenleme var. Takdir Türkiye Büyük Millet Meclisi'nindir” ifadelerini kullandı.
Gürlek, katıldığı bir televizyon programında sürece ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Sürecin "önemli bir aşamaya geldiğini" belirten Gürlek, sürece ilişkin hazırlanan düzenlemenin 15 maddeden oluştuğunu bildiğini ifade eden Gürlek, metnin önce TBMM Adalet Komisyonu'nda, ardından Genel Kurul'da ele alınmasının öngörüldüğünü söyledi.
“Adalet Bakanlığı'nın sürece teknik katkı sunduğunu ancak nihai takdirin TBMM'ye ait olduğunu” belirten Gürlek, genel af iddialarına ilişkin şunları söyledi:
“Bu pakette genel af düzenlemesi yok, şahsa özgü bir düzenleme yok.
Şu anda genel afla ilgili bir çalışma bulunmuyor.
Mevcut pakette yalnızca PKK mensuplarına ilişkin bir düzenleme var. Takdir Türkiye Büyük Millet Meclisi'nindir.”
Rojin Kabaiş'in telefonu için özel ekip
Rojin Kabaiş'in ölümüne ilişkin soruşturmada çok sayıda kişiden DNA örneği alındığını belirten Gürlek, Kabaiş'in cep telefonunun incelenmek üzere Çin'e gönderildiğini ancak telefonun açılamadığını söyledi.
Telefonun açılması için yeni bir teknik ekip kurulduğunu kaydeden Gürlek, HTS kayıtları ve daraltılmış baz istasyonu çalışmasının sürdüğünü belirtti.
Gürlek, “Rojin Kabaiş soruşturmasında DNA eşleştirme sonuçlarını bekliyoruz. Cep telefonu önemli bir delil. Özel bir ekip kurduk. Yakın zamanda olumlu gelişmeler olacağını düşünüyorum” diye konuştu.
“680 civarında faili meçhul dosya inceleniyor”
Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde Faili Meçhul Suçlarla Mücadele Birimi kurulduğunu belirten Gürlek, birimin doğrudan soruşturma yürütmediğini, dosyaları inceleyerek ilgili cumhuriyet başsavcılıklarına teknik ve hukuki destek sağladığını söyledi.
Birim bünyesinde yaklaşık 680 dosyanın incelendiğini ve 28 faili meçhul cinayetin aydınlatıldığını açıklayan Gürlek, şöyle devam etti:
“Bunlar arasında 20-25 yıl önce işlenmiş cinayetler de var. Devlet mutlaka bunun hesabını sorar. O dönemde ortaya çıkmamış olabilir ancak bunları yapanları ortaya çıkarmak devletin en büyük görevidir. Zaman aşımına uğramamış 680 civarında dosyayı birime aldık. Bunların hepsi tek tek inceleniyor.”
Gürlek, birimin Uğur Mumcu, Çetin Emeç ve Bahriye Üçok cinayetlerine ilişkin dosyaları da incelediğini bildirdi.
“Haluk Levent İzmir'den de tekneyle Yunan adalarına kaçmayı düşünüyordu”
AHBAP Derneği'ne yönelik soruşturmanın, Şile Belediyesi soruşturmasında gözaltına alınan Berkant Acil ve Yeliz Kaya'nın hesap hareketlerinin incelenmesi sırasında başladığını anlatan Gürlek, Berkant Acil'in Haluk Levent'in üvey kardeşi olduğunu söyledi.
MASAK raporlarında Yeliz Kaya ile AHBAP Derneği ve Haluk Levent arasında para hareketleri tespit edildiğini öne süren Gürlek, Kaya'nın ifadesinde hesabın Haluk Levent tarafından kullanıldığını söylediğini aktardı.
Gürlek, Haluk Levent'in 12 Temmuz'da yurt dışına çıkmak istediği sırada hakkındaki yurt dışına çıkış yasağını öğrendiğini belirterek, şunları söyledi:
“Haluk Levent birden ürktü, panik içerisinde bulundu. Daha sonra 12 Temmuz'da yurt dışına çıkış yapmak isterken yurt dışı çıkış yasağını öğrendi. Orada telefonu kapattı, telefon sinyali kesildi. Savcılarımız sinyal kapanınca kaçma girişiminde olduğunu düşündüler ki doğru. İzmir'e gitmeyi, İzmir'den de tekneyle Yunan adalarına kaçmayı düşünüyordu. Yanında Muzaffer isimli bir şahıs var, o hâlen firari. Pazar günü gözaltı kararı verdiler ve Haluk Levent'i aldılar.”



