Haber Merkezi - İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Ahbap Derneği hakkında yürüttüğü soruşturma kapsamında oyuncu Hazal Kaya, gazeteciler Özlem Gürses ve Ruşen Çakır ile yazar Fatih Altaylı, ifade vermek üzere İstanbul Adalet Sarayı'na geldi.
Soruşturma kapsamında daha önce gazeteci Ece Üner, Fatih Portakal, avukat Feyza Altun, şarkıcı Gökhan Özoğuz ve sunucu Öykü Serter de ifadeye çağrılmıştı. Şahan Gökbakar ve Fatih Koparan'ın da yakın günlerde savcılığa ifade vermesi bekleniyor.
Adliyeden çıkışta kısa açıklamalarda bulunan Özlem Gürses, savcılığın kendilerinden bilgi almak istediğini belirterek sorulara yanıt vermek için geldiklerini söyledi. Hazal Kaya da ifade işleminin tamamlandığını ve sadece bilgilerine başvurulduğunu ifade etti.
Hazal Kaya: Bağışın nereye gittiğini öğrenmek istiyorum
İfadesinde geçmişe dair ayrıntılı açıklamalarda bulunan Kaya, Haluk Levent ile 2020 yılında SMA hastası çocuklara yönelik yardım faaliyetleri sırasında telefonla tanıştıklarını, ancak yüz yüze hiçbir görüşmelerinin olmadığını belirtti. Deprem sürecinde Babala TV'nin canlı yayınını görünce kendi isteğiyle yayına katıldığını, bu adıma kimsenin yönlendirmesi olmadığını vurguladı.
Kaya, o dönem hamile olması nedeniyle depremden duygusal olarak derinden etkilendiğini, bu yüzden Ahbap Derneği'ne 120 bin lira bağışta bulunduğunu açıkladı. Bağışların suistimal edildiğini öğrenmekten dolayı kendisini de mağdur hissettiğini belirterek, yaptığı bağışın nereye gittiğini öğrenmek istediğini söyledi. Toplanan bağışların iddialara göre kumarda kullanılmasını "alçakça bir hareket" olarak nitelendirdi ve gerekirse şikâyet hakkını kullanacağını ifade etti.
Ruşen Çakır: Haluk Levent'i şahsen tanımıyorum
Gazeteci Ruşen Çakır ifadesinde, Haluk Levent'i şahsen tanımadığını, kendisini sadece bir sanatçı olarak bildiğini belirtti. Soruşturmaya konu haberi kendisinin yazdığını doğrulayan Çakır, bu haberi deprem bölgesindeki meslektaşlarının aktardığı bilgiler doğrultusunda hazırladığını söyledi. Herhangi bir bağış toplama sürecine dahil olmadığını, kendisi ve ailesinin Ahbap Derneği'ne cüzi miktarda bağış yaptığını aktardı.
Çakır, 41 yıllık gazetecilik kariyeri boyunca zaten tanınan bir isim olduğunu belirterek, dernek üzerinden herhangi bir kazanç sağladığı iddialarını kabul etmediğini söyledi. Devlet kurumlarını küçümsediği ya da halkı bu kurumlara güvenmemeye yönlendirdiği yönündeki suçlamaları da reddetti. Haberin bir yönlendirme değil, dönemin koşullarına ilişkin bir değerlendirme olduğunu ifade etti.
Deprem bölgesine gitmediğini ancak sahadaki meslektaşlarından sürekli bilgi aldığını belirten Çakır, Haluk Levent ve Ahbap Derneği ile herhangi bir bağının olmadığını yineledi. Soruşturma sürecinde bağışların şahsi amaçlarla kullanıldığını öğrendiğini belirterek, sorumluların cezalandırılmasını umduğunu söyledi.
Özlem Gürses: Şeffaflık çağrısı yaptım, itibar kullandırmadım
Özlem Gürses ifadesinde, Haluk Levent ile kişisel bir tanışıklığının bulunmadığını, depremden önce kendisiyle ilgili herhangi bir haber ya da röportaj yapmadığını belirtti. Depremin üçüncü yıldönümünde canlı yayında Haluk Levent'i konuk aldıklarını, ancak kendisinin depremzedelere yönelik tavrını rahatsız edici bulduğunu ve bunu ekip arkadaşlarına ilettiğini aktardı.
Gürses, Ahbap ve Babala TV'ye yönelik tüm çıkışlarının şeffaf bir denetim çağrısı niteliğinde olduğunu, hiçbir zaman bu kuruluşlar adına yayınlara çıkıp bağış çağrısında bulunmadığını söyledi. Kendisi gibi tanınan kişilerin itibarının bağış toplamak amacıyla kullanılmış olması ihtimaline karşı, bu yönde bir tespit çıkması halinde bizzat şikâyetçi olacağını belirtti.
AFAD, Kızılay ve diğer sivil toplum kuruluşlarına eşit mesafede durduğunu, devlet kurumlarına yönelik bir küçümseme veya karalama kastının olmadığını vurgulayan Gürses, sürecin yargı tarafından somut biçimde ortaya konacağına inandığını söyledi. Gürses, ifade işleminin ardından adliyeden ayrıldı.


