Haber Merkezi - CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, partisindeki yönetim krizine ve devam eden hukuk süreçlerine ilişkin, Yargıtay’dan gelecek karara göre 21 Temmuz itibarıyla 100’e yakın milletvekiliyle yeni bir siyasi yol haritası çizebileceklerini duyurdu.
CHP Karacasu İlçe Yönetimi tarafından düzenlenen toplantıda konuşan Bülbül, partinin mevcut durumunu "işgal" olarak nitelendirdi ve “yargı kararlarının siyasi iradenin önüne geçmesine” tepki gösterdi.
Sürecin hukuki boyutuna ve olası senaryolara değinen Bülbül, Yargıtay’ın vereceği kararın kırılma noktası olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Cumhuriyet Halk Partisi'nin 20 Temmuz'a kadar mutlak butlan davası Yargıtay tarafından bozulursa, seçilmiş Genel Başkanımız Özgür Özel'le birlikte bütün muhalefetin lokomotifi olarak iktidara geliyoruz. Eğer bozulmazsa, Allah'ın izniyle 21 Temmuz'dan sonra yeni bir güneş doğacak. Biz 111 milletvekilinden 100’e yakınıyla, yeni bir oluşum olursa bütün hukuki yolları denedikten sonra bu yeni oluşumun düğmesine basacağız. Biz kaçmıyoruz, mücadelenin şeklini değiştiriyoruz. İsmet İnönü’nün dediği gibi; 'Yeni bir dünya kurulur, Türkiye de orada yerini alır.' Hepimiz yerimizi alacağız."
“Parti yönetimi saray’ın iradesiyle belirlenemez"
Konuşmasında mevcut yönetimin meşruiyetine dair sert eleştirilerde bulunan Bülbül, CHP’nin ruhunun hapsedilmeye çalışıldığını savundu. Polisin parti binasına girmesini eleştiren Bülbül, partinin geleceğine dair şu uyarılarda bulundu:
“Polisle ve AFAD’la parti binasına girildi. Cumhuriyet Halk Partisi’nin yönetimi mahkeme kararıyla ya da Saray’ın iradesiyle belirlenemez. Genel Merkez’de muhalefet ruhu kaybolmuş durumda. Mahkeme kararıyla göreve geldiğini iddia eden yapının seçimlerde adayları belirleyeceği yönündeki söylemler kabul edilemez. Hukukçu kimliğimle mahkeme kararını inceledim; bu karar yalnızca 38. Kurultay öncesindeki yönetim organlarını kapsıyor, kurultayın yapılmasını engelleyen bir tedbir bulunmuyor. Asıl amaç kurultay yapmak değil, seçime kadar partiyi işgal etmek ve Saray’a muhalefet etmemektir."
Kurultay ve hukuki riskler
Olağanüstü kurultay için toplanan imzaların akıbetine de değinen Bülbül, CHP yönetiminin 11 Temmuz’a kadar çağrıya yanıt vermesi gerektiğini hatırlattı. Kurultayın toplanmaması durumunda partinin seçime katılamama riskiyle karşı karşıya kalabileceğini öne sürerek şunları söyledi:
“Parti tüzüğünün 48. maddesine göre olağanüstü kurultayın toplanması zorunludur. 833’ü noter onaylı olmak üzere toplam 1003 delegenin imzası Genel Merkez’e teslim edildi. Bu imzalar çok kısa sürede incelenebilir ancak süreç bilinçli olarak uzatılıyor. 26 Temmuz’dan önce kurultay yapılmaması halinde CHP, seçime katılma konusunda ciddi hukuki riskler yaşayabilir. Eğer yönetim bu çağrıya kulak asmazsa, Sulh Hukuk Mahkemesi’ne başvurarak bir çağrı heyeti oluşturulmasını talep edeceğiz. Adli tatil öncesindeki bu süreç partimiz için hayati önem taşıyor."
Bülbül ayrıca son günlerde yaptırdıkları anket sonuçlarını da paylaşarak, Özgür Özel liderliğindeki CHP'nin yüzde 32-35 bandında bir halk desteğine sahip olduğunu, Kemal Kılıçdaroğlu çevresindeki yapının ise yüzde 2-5 arasında kalacağını iddia etti.


