Haber Merkezi - PKK’nin üst düzey yöneticilerinden Murat Karayılan, “Bizler devletle barışmak, cumhuriyeti demokratik bir cumhuriyet haline getirmek ve demokratik cumhuriyete katılmak istiyoruz. Bu cumhuriyetin karşısında olmak istemiyoruz” dedi.
Karayılan, Stêrk TV’de katıldığı programda çözüm süreci tartışmaları, silah bırakma kararı ve Meclis gündemine gelmesi beklenen yasa tasarısı hakkında açıklamalarda bulundu. Karayılan, örgütün stratejik bir makas değişimine gittiğini ve demokratik cumhuriyet çatısı altında siyaset yapma kararlılığını vurguladı.
“Silahlı mücadele dönemi kesin olarak bitmiştir”
Karayılan, PKK’nin 12. Kongre kararlarının altını çizerek, silahlı mücadelenin sona erdirilmesinin geri dönülemez bir karar olduğunu belirtti:
“Silahlı mücadele stratejisini sonlandırma kararımız kesindir. Bir daha bu stratejiye dönmeyeceğiz. PKK 12. Kongre kararları kesindir. Ne fesihten geri adım atılır ne de silahlı mücadele stratejisini sonlandırmaktan geri adım atılır. Stratejimiz nedir? Stratejimiz, demokratik siyasettir. Ama üzerimize gelirlerse kendimizi savunuruz. Bu yeteneğimiz de vardır. Bunu herkesin bilmesi gerekiyor. İnandığımız strateji olan, demokratik ülke, hukuk zemininde demokratik siyaset yaparak mücadele etmeye varız.”
Demokratik cumhuriyete katılmak istiyoruz
Türkiye Cumhuriyeti ile olan ilişkilerde yeni bir sayfa açmak istediklerini ifade eden Karayılan, ayrılıkçı bir bakış açısısndan ziyade “ortak bir demokratik” gelecek vurgusu yaptı:
“Bizler devletle barışmak, cumhuriyeti demokratik bir cumhuriyet haline getirmek ve demokratik cumhuriyete katılmak istiyoruz. Bu cumhuriyetin karşısında olmak istemiyoruz. Önderliğimizin ve bizlerin yaklaşımı bu biçimde kökten bir yaklaşımdır. Ama karşı taraftan aynı yaklaşımı görmüyoruz. Yani kuşkularla, endişelerle, kaygılarla yaklaşıyorlar. Halbuki biz karar aldık; Kongre kararlarına bağlıyız. Bu kararlar sıradan kararlar değildir.”
“Şimdiye kadar devlet tarafından güven yaratan bir adım atılmamıştır”
Devletin çözüm konusundaki samimiyetini sorgulayan Karayılan, zihniyet değişiminin şart olduğunu söyledi. Karayılan şu ifadeleri kullandı:
“Çok fazlaca güven sorunu vardır. Mesela şimdiye kadar devlet tarafından güven yaratan bir adım atılmamıştır. Bir kucaklaşma durumu yaşanmamıştır. Mesela biz PKK’yi feshettik, silahlı mücadele stratejisini durdurduk. Yani biz artık düşmanlığı sona erdirdik. Yeni bir sayfa açıyoruz; artık düşmanlık değil dostluk yapmak istiyoruz dedik. Doğrudur; Türkiye Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, yine Devlet Bahçeli gibi kişiler Kürt-Türk-Arap kardeşliğinden söz ediyorlar... Ancak gel gör ki pratikte bir kucaklaşma yok. Yani ona uygun yasal adımlar halen atılmış değil... Mesela Terörsüz Türkiye diyorlar. Kürt sorunu tarihsel ve toplumsal bir sorundur. Bu meselenin hepsini getirip bir terör sorununa indirgemekle nasıl çözümcü bir yaklaşım geliştirilebilir ki? Esas sorun burada, yani zihniyettedir.”
Meclis'e gelmesi beklenen çerçeve yasa
Meclis’e sunulması beklenen yasal düzenlemeye değinen Karayılan, bu adımın kapsayıcı olması durumunda Türkiye'nin bölgedeki rolünün değişeceğini söyledi:
“Bu birkaç gündür, bu ay içerisinde çerçeve yasanın meclise gelmesine dönük karar alındı biçiminde açıklamalar yapılıyor. Bu çok önemli bir şeydir. Bu çerçeve yasanın içeriği eğer tek taraflı olmazsa ve kapsayıcı olursa, bu Türkiye için tarihi bir fırsat olur... Bugün demokratik cumhuriyet çerçevesinde eşit ve özgür yurttaşlar olmak istiyorlar. Cumhuriyet de onları kendi içine almalıdır. Bu yüzden köklü bir yaklaşım gerekiyor. Eğer Türkiye parlamentosu ya da bu çerçeve yasayı yapanlar bu temelde yaklaşırlarsa, bu, Türkiye’de yepyeni bir dönemi başlatır. Türkiye’nin Ortadoğu’da demokrasinin merkezi olması ve yıldızının parlayıp yükselmesi için önemli bir çıkış olacaktır.”



