Haber Merkezi - Mersin’de düzenlenen mitingde konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, çözüm sürecinin hukuki bir dayanağa kavuşması için kök yasa vurgusunda bulundu. Eş Genel Başkan Hatimoğulları, bu yasanın Türkiye’deki demokratikleşme süreci için bir başlangıç noktası olacağını ifade etti.
Tülay Hatimoğulları, “Bu yasa çıkarsa bu kök yasa başka yasalar için bir zemin hazırlayacak” ifadesini kullandı.
Meclis gündemine alınması beklenen düzenlemenin önemini anlatan Hatimoğulları, "Kürt sorunu sadece bir yasaya sığdırılarak, tabii ki çözülmez. Bunun farkındayız. Ama bu yasayı neden bu kadar önemsedik? Neden her mikrofonu elimize aldığımızda, neden her toplantıda ve konuşmamızda bu çerçeve yasayı gündem ettik biliyor musunuz? Çünkü bu yasa çıkarsa bu kök yasa başka yasalar için bir zemin hazırlayacak. Bunu umut ediyoruz. Ve ilk kez ilk Kürt sorunu yasal ve hukuki zeminde konuşulmuş olacak. Bir yasayla, bir metinle, bir hukuki metinle işlenmiş olacak. Bu çok değerli, çok kıymetli” diye konuştu.
İktidara çağrı: İpe un sermeyin
Düzenlemenin Meclis’e gelmesi konusundaki gecikmeleri eleştiren Hatimoğulları, sürecin ertelenmemesi gerektiğini vurguladı:
"İktidardan doğru taslağın geleceğine dair açıklamalar yapıldı. Bu açıklamaların akabinde yetiştiremedik, ne yapalım, şimdi de kalsın denmesini kabul etmiyoruz. Meclis temmuz ayında bir yasama dönemini kapatmak üzere ve hala bu yasa gelmiş değil. Bu yasayı Kürt halkı, Türkiye halkları ve bütün demokrasi güçleri olarak hep birlikte bekliyoruz. Eğer bu yasayı yine geciktirmeyi hedeflerlerse şu bilinmeli ki ipe un serme hali devam ediyor ve bizler bunu asla kabul etmeyiz."
Barışın toplumsal ve ekonomik boyutu
Barış talebinin sadece Kürtlerin değil, tüm Türkiye’nin ihtiyacı olduğunu belirten Hatimoğulları, ekonomik krize de dikkat çekti: "Barış talebi sadece Kürt'ün talebi kalmamalı. Barış sadece Kürt'ün işine yaramayacak. Barış en başta Türk halkının ve diğer bütün halkların hayatını kolaylaştıracak. Bugün Türkiye'de 50 milyon insan açlık ve yoksulluk sınırının altında yaşıyor. Bizler barış derken özellikle şunu söylüyoruz: Savaşa, özel harp politikalarına ayrılan bütçenin barışa, işe, aşağı, ekmeğe ayrılmasını istiyoruz. O yüzden barışı kardeşliğimiz ve geçim hakkımız için sonuna kadar savunmalıyız."
Eşit yurttaşlık ve ortak mücadele
Demokratik bir cumhuriyetin inşası için farklı kesimlerin ortak mücadelesine değinen Hatimoğulları, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Eşit yurttaşlık dediğimizde başta Alevi canlarımız olmak üzere Kürt kardeşlerimiz, Ermeniler, Romanlar ve Arapların bu ülkede eşit yurttaş olmasını kastediyoruz. Sayın Abdullah Öcalan, Demokratik Cumhuriyeti inşa etme konusunda ortak mücadelenin önemini vurguluyor. Demokratik bir sürecin sağlıklı yürütülebilmesi için Öcalan'ın özgür olması büyük bir önem taşımaktadır. Kayyım uygulamalarına son verilmeli, seçilmiş belediye başkanlarımız görevlerine iade edilmelidir. Demirtaş, Yüksekdağ ve bütün Kobanê tutsakları derhal serbest bırakılmalıdır."
Hatimoğulları, barışın ancak mücadeleyle geleceğini belirterek sözlerini şöyle tamamladı:
"Kürt sorunu çözülmeden, demokratik cumhuriyetin önündeki engeller kalkmaz. Eğer bugün bir masadaysak, bu Kürtlerin yüzyıllık mücadelesinin bir sonucudur. Bu süreç mutlaka barışla taçlanmalıdır. Ancak barış bize altın tepside sunulmayacak; onu ancak mücadele ederek elde edebiliriz. Barış demek, barışı örgütlemek demektir; bizler de barışı örgütlemeye kararlılıkla devam edeceğiz."


