Haber Merkezi - Saadet Partisi, DEVA Partisi ve Gelecek Partisi’nin kurduğu Yeni Yol Partisi’nin Meclis grup toplantısı yapıldı.
Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, konuşmasında, Türkiye A Milli Futbol Takımı'nın 2026 FIFA Dünya Kupası'ndan elenmesine değinerek, takımın "siyasileştirildiğini" söyledi.
Türkiye Futbol Federasyonuna (TFF) yönelik eleştirilerde bulunan Arıkan, "Siz, kalkıp milli takımı siyasetinize alet edeceksiniz, yenilgi üstüne yenilgi alacaksınız, sonra millet 'bu ne rezillik' diye sorunca apar topar Adalet Bakanı'nın koltuğunun altına sığınacaksınız. Öyle yağma yok. TFF hiç kimsenin yazıhanesi değildir. Böyle ucuz numaralara tevessül etmekten vazgeçin artık" dedi.
Yeni çözüm sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Arıkan, "Eğer Türkiye yeni bir döneme girecekse, 100 yıllık bir mesele gerçekten çözülecekse, bu süreç kişilerin niyetlerine, dönemsel siyasi hesaplara veya sözlü taahhütlere değil, hukuka, Meclis iradesine ve açık yasal güvencelere dayanmalıdır” diye konuştu.
Ankara'da 7-8 Temmuz'da düzenlenecek NATO Zirvesi'ne değinen Arıkan, zirve için Ankara’da yaşamın askıya alındığını, bunun bedelini Ankaralıların ödediğini söyledi. Arıkan, "Zirve mağduriyeti yaşayan Ankaralılar şu soruyu soruyor: Bu NATO kimin güvenliğini sağlıyor? Ankara'nın mı, Türkiye'nin mi, dünya barışının mı, yoksa Epsteincı siyonist sermayenin ve onların stratejik ortaklarının çıkarlarını mı savunuyor?" ifadelerini kullandı.
“Değnekçilere operasyon yapmak için bile NATO Zirvesi'ni bekledi”
Zirve için yapılan hazırlıklara tepki gösteren Arıkan, şöyle konuştu:
"İktidar, insanımızı canından bezdiren değnekçilere operasyon yapmak için bile NATO Zirvesi'ni bekledi. İşin ilginç olan tarafı, sırf Trump geçecek diye yol üzerindeki eski binalar ücretsiz bir şekilde boyanıyor. Adeta bir makyaj furyası başladı. Allah aşkına, soruyorum. Siz neyi saklamaya çalışıyorsunuz? 35 milyon icra dosyasını hangi boyayla kapatacaksınız? Sosyal yardım almak zorunda kalan 20 milyon insanın yoksulluğunu hangi branda ile örteceksiniz. Hayatlarının ilkbaharında sonbaharı yaşattığınız 6 milyon ev gencini hangi makyajla gizleyeceksiniz? Hak arayan, adalet talep eden öğretmene, madenciye sıktığınız biber gazını hangi parfümle bastıracaksınız? İşiniz gücünüz algı, işiniz gücünüz artistlik."
İsrail'in mevcut politikalarının bölgedeki savaşlarda barışı sağlamanın önündeki engel olduğunu ifade eden Arıkan, İsrail için yeni bir tanımlama gerektiğini söyledi. Arıkan, "İsrail, 'civitas non grata', 'istenmeyen devlet' ilan edilmelidir. Amacımız bir halkı ya da bir inancı hedef almak falan değil. İşgali, hukuksuzluğu ve şiddeti reddeden evrensel bir duruş ortaya koymaktır." dedi.
Uzun süre yüksek faiz ülkede üretimi, ticareti tamamen bitirmek demektir"
DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, ülkede yoksulluğun ve yolsuzluğun her gün konuşulduğunu öne sürdü.
Ekonominin büyüdüğü yönündeki açıklamalara tepki gösteren Babacan, "Gerçekler apaçık ortada. Açlık sınırının 35 bin liraya çıktığı bir ortamda asgari ücret 28 bin lira, en düşük emekli maaşı 20 bin lira. 1 Temmuz'da ara zam vermeyi tamamen gündeminden çıkardı bunlar” dedi.
Asgari ücrete ara zammın unutulmaya çalışıldığını belirten Babacan, "İlk 5 ayda yüzde 16 enflasyon varken, ilk 6 ayın enflasyonu yüzde 20'ye yaklaşacakken, 1 Temmuz'u pas geçmek, asgari ücrete ara zam vermemek hak gaspıdır, kul hakkına girmektir. Nokta” diye konuştu.
En temel insani ihtiyaçlara erişimin zorlaştığını savunan Babacan, "Mesele, vatandaşlarımızın sabah aldığı ürünü akşama aynı fiyatta bulamaması. Cebindeki paranın ay sonunu getirmeye yetmemesi. Peki ne yapıyor insanlar? Çareyi kredi kartında arıyorlar. Kredi kartı artık bir ödeme aracı olmaktan çıktı, geçim aracı haline geldi. Her ay vatandaşlarımızın kredi borcu artıyor” ifadelerini kullandı.
“Bu açık bir ciddiyet krizi”
Türkiye parlamentosunun çalışma süresinin uzatılmasını eleştiren Babacan, Genel Kurul'un toplantı yeter sayısı bulunamayıp kapandığı oturumları hatırlatarak, "Eğer o günlerde AK Parti milletvekilleri sıralarda otursaydı, Meclis çalışsaydı 30 Haziran'a kadar yasama görevi bitecekti. Siz tembellik yapın, gelmeyin, ondan sonra deyin ki 'temmuzda da çalışacağız'. Hesap, kitap bilmiyorlar, plan, program yok. Bu basit bir yoğunluk meselesi falan değil. Bu açık bir ciddiyet krizi. Bu, millete karşı sorumluluk duygusunun sıfırlanmasıdır” dedi.
Gazze'nin bağımsız Filistin devleti için mücadele edenlere ait olduğunu söyleyen Babacan, "Gazze, saldırılara, tehditlere, tacizlere, üzerlerine yağan bombalara rağmen topraklarını terk etmeyen Filistinli kardeşlerimizindir. Bunu her yerde haykıracağız. Çünkü biliyoruz ki biz susarsak zulüm büyür. Zulme karşı tek yürek, tek ses olursak işte o zaman tarih değişir” değerlendirmelerinde bulundu.
“Biz sürecin maalesef dışındayız"
Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu da ABD-İran arasındaki görüşmelerde Türkiye'nin "ortada olmadığını" öne sürdü.
İran ile ilgili her görüşmenin 2010'dan 2016'ya kadar Türkiye arabuluculuğunda gerçekleştiğini söyleyen Davutoğlu, "2016'dan sonra bir tek görüşme yok. Fark ne? Biz iktidarda değiliz de ondan. Stratejik bir perspektifi kaybettiler de ondan. Düşünce üretmeyi unuttular da ondan" dedi.
İran ve Körfez ülkeleri arasında ilişki kurulması, bunu da Türkiye'nin üstlenmesi gerektiğini anlatan Davutoğlu, "Biz Katar'da niye askeri üs kurduk? Bunun için kurduk. İran ile Körfez ülkelerinde olabilecek bir çatışmayı engellemek için. Biz sürecin maalesef dışındayız” diye konuştu.
Türkiye'nin Fransa'daki G7 Liderler Zirvesi'ne davet edilmemesine tepki gösteren Davutoğlu, "Dünyanın en önemli gündemi olan Ukrayna ve İran'ın konuşulacağı yere Türkiye davet edilmiyorsa, vallahi vah halimize. O zaman masada değilsiniz demektir, onlar da buraya Ankara'yı görmeye geliyor demektir. Gerçek bir müzakere için değil, sizin şovunuzun parçası olmaya geliyor demektir" ifadelerini kullandı.
Davutoğlu, ABD Başkanı Donald Trump'ın, "Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara'ya görev verdiği" yönündeki açıklamasına işaret ederek, şunları kaydetti:
"Nasıl oluyor, ABD mi ödedi Suriye'nin bedelini? Biz ödedik. Şara'ya sesleniyorum, Şam toprakları Selahaddin Eyyubi'nin topraklarıdır. Hiç kimsenin uydusu, aracı olmayın. Onurla direnen, Humus devrimcilerinin liderleri olarak Suriye'yi onurla ayağa kaldırın. Başınızı kaldırın, İsrail'e karşı, gerekirse ABD'ye karşı, Fransa'ya karşı başınızı kaldırın. Milyonlarca Suriyeliyi evinde barındıran Türk halkı sizin yanınızdadır. Yeter ki başınız dik olsun. Kimsenin oyuncağı olmayın. 'Biz buradayız' demek lazım, Ahmed Şara ve ekibine. Tezelden bölgedeki düşmanlıkları giderecek şekilde Türkiye-Irak-Suriye-İran hattında yeni ortaklıklar kurmak lazım. Mezopotamya-Levant hattını bizim kurmamız lazım."



