İstanbul (Rûdaw) – Diyarbakır'da öldürülen 8 yaşındaki Narin Güran'ın babası Arif Güran, kızının ölümüne ilişkin yürütülen yargı sürecine tepki göstererek, gerçeğin ortaya çıkarılması için bağımsız ve tarafsız bir heyet kurulmasını istedi.
Narin Güran cinayetine ilişkin dava süreci devam ederken, Arif Güran Ankara'daki temaslarının ardından destek arayışını sürdürmek üzere İstanbul'a geldi.
Baba Güran, Ankara’daki temasları ve davanın gidişatı hakkında Rûdaw İstanbul Temsilcisi Rawin Sterk’e konuştu.
"Adalet aramak için kapı kapı geziyoruz"
Yaklaşık iki aydır Ankara’da siyasetçilerle görüştüğünü, şimdi ise sesini duyurmak için İstanbul’da olduğunu belirten Arif Güran şöyle konuştu:
"Bugün sesimizi duyurmak ve yardım istemek için İstanbul’dayız. Ankara’da yaklaşık 1,5 ay boyunca her kapıyı çaldık. Bazıları kapılarını açtı, bazıları açmadı. Sevilay (Çelenk) Hanım, Ömer Faruk Gergerlioğlu, Cengiz Çağlar, Mehmet Emin Ekmen ve Faruk Dinç gibi isimlerle görüştük. Çabaları için kendilerine çok teşekkür ediyoruz. Vicdan sahibi olarak bu mesele için mücadele edenlere teşekkür ediyorum. Bizim derdimiz 'beni hapisten çıkarın' demek değil; derdimiz Narin’in hakkını aramak ve gerçeği ortaya çıkarmaktır."
"Hücre sinyali raporları mesnetsiz ve yanıltıcı"
Mahkemenin aile üyelerine (anne Yüksel, ağabey Enes ve amca Salim Güran) verdiği ağırlaştırılmış müebbet hapis kararının dayandığı delilleri eleştiren Güran, "Dosyada büyük hatalar gördük. Sinyal kayıtları üzerinden 'Narin şu noktada çıktı, şu kişi şu odadaydı, şu koridordaydı' diyorlar. Bu raporlar kontrol edilmemiş, mesnetsiz raporlardır. Bu raporları hazırlayan kişi devletin adli tıp uzmanı bile değil. Sadece 55 saniyelik bir sinyal üzerinden 'Narin şuradaydı' denilerek hüküm kuruluyor. Bir kişinin (Nevzat Bahtiyar) 7 kez ifadesini değiştirmesini esas alıp aileme müebbet verdiler. Sadece üç aile ölmedi; tüm aile, sülale, hatta doğmamış çocuklarımız bile bu kararla öldü" dedi.
"Sadece üç kişi değil, bütün aile cezalandırıldı"
Mahkemenin dayanak aldığı telefon sinyali analizleri ve bazı raporlara tepki gösteren Güran, söz konusu verilerin güvenilir olmadığını vurguladı.
Ailesine verilen cezaların büyük bir mağduriyete yol açtığını ifade eden Güran, "Sadece üç kişi değil, bütün aile cezalandırıldı" diye konuştu.
"Bağımsız bir heyet oluşturulsun"
Yargılama sürecinin çok hızlı ilerlediğini savunan Arif Güran, dosyanın kapatılmak istendiğini öne sürdü.
Bağımsız hukukçular, adli tıp uzmanları, akademisyenler ve bilim insanlarından oluşacak tarafsız bir heyet kurulmasını talep eden Güran, "Gerçeğin ortaya çıkmasını istiyorum. Bilir kişi olsun, avukatlar var, hukukçular var. Buyursun gelsinler ve dosyayı yeniden incelesinler. Böyle bir heyetin vereceği kararı kabul ederim" dedi.
Bugüne kadar taleplerinin karşılık bulmadığını belirten Güran, ilk günden beri yalnızca kızının hakkını savunduğunu ifade etti.
Yeni delil iddiaları
Arif Güran, dava dosyasında yeterince değerlendirilmediğini öne sürdüğü bazı deliller bulunduğunu da söyledi.
Bazı güvenlik kamerası kayıtları ve olayla ilgili görüntülerin yeniden incelenmesi gerektiğini söyleyen Güran, soruşturma sürecinde ortaya çıkan bazı araç hareketlerinin de açıklığa kavuşturulmasını istedi.
Yeni Delil İddiası: "JASAT Aracını Gördük"
Dosyada göz ardı edilen kamera kayıtları olduğunu iddia eden Arif Güran, şöyle devam etti:
"İddianamede 'Salim sabah 10:00'da dereye gidip taş koydu' deniliyor. Ama başka deliller de var. Sêlmiye köyünden Hacı Said Tekin’in sesli kayıt yapan kameraları var. Almanya’dan hayırsever bir uzman bu görüntüleri 5-6 ay boyunca inceledi. Görüntülerde bir JASAT (Jandarma Suç Araştırma Timi) aracı olan 'Kirpi' ortaya çıktı. Bu araç oradayken olaylar nasıl gelişti? Bunların araştırılması lazım. Davayı bir yılda; yerel mahkeme, istinaf ve Yargıtay sürecinden geçirip kapatmak istiyorlar."
Siyasetçilere sitem: "En çok onlara kırgınım"
Bölgedeki kurum ve siyasetçilere eleştiri yönelten Arif Güran, "Hepimiz insanız, şefkat ve merhamet sahibi olmalıyız. Kendimizi yedi kat cennet veya cehennem suyuyla yıkasak da biz Kürdüz. Bugün bölgede bu halkın büyük bir partisi (DEM Parti) var. Sadece Diyarbakır’da 9 milletvekilleri var. Elbette en büyük sitemim onlaradır. Çok kapılarını çaldım. Şahsi bir menfaat için değil, sadece adalet için yanlarına gittim. Ama beklediğimiz desteği ve sahiplenmeyi göremedik” dedi.
Arif Güran, bazı büyük televizyon kanallarının "yalan haberlerle dosyayı kapatmaya çalıştığını" da sözlerine ekledi.
Cinayet davasında verilen karar
Diyarbakır'ın Bağlar ilçesine bağlı Tavşantepe Mahallesi'nde 21 Ağustos 2024'te kaybolan ve 19 gün sonra dere yatağında cansız bedeni bulunan Narin Güran'ın ölümüyle ilgili davada, Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi anne Yüksel Güran, ağabey Enes Güran ve amca Salim Güran hakkında "çocuğa karşı iştirak halinde kasten öldürme" suçundan ayrı ayrı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi.
Davada komşu Nevzat Bahtiyar'a da "nitelikli kasten öldürmeye yardım" suçundan 17 yıl hapis verildi.
Aile ise cinayetin Nevzat Bahtiyar tarafından işlendiğini savunarak, dosyadaki delillerin bu yönde olduğunu ileri sürüyor.


