Haber Merkezi - Mutlak butlan kararı ve CHP'de dün yaşanan grup toplantısı gerginliğinin ardından Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'dan "Şikayet eden de dava açan da CHP'li. Bu girdabın içerisine sürüklenmek veya çekilmek asla istemiyoruz. Koltuk ve salon kapmaca savaşının tarafı değiliz ve olmayacağız. Esasen milletimizin arzusu ve bizden beklentisi de bu yöndedir” açıklaması geldi.
Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti grup toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.
Erdoğan, “Türk siyasetine hiç yakışmayan olayların yaşandığı bu günlerde, siyaseti marjinalize edenlere AK Parti grubundaki şu kardeşlik tablosunun herkese örnek olmasını temenni ediyorum” dedi.
“Siz bu kafayla giderseniz sandıkta milletten daha çok tokat yersiniz”
CHP'de yaşanan bölünmeyi değerlendiren Erdoğan, özetle şunları söyledi:
“Cumhur İttifakı çok anlamlı bir seçim zaferine (6 beldede yapılan ara seçimler) imza attı. Kelimenin tam anlamıyla sandıkları patlatan vatandaşlarımıza teşekkür ederim. Bu güveni asla boşa çıkarmayacağız. Ana muhalefet partisinin kimi aktörleri gündem oluşturma çabasındaydı. Düne kadar bağıranlar 3 gündür suskun. Sandık sonucuyla ortadan kayboldular. Kusura bakmayın, siz bu kafayla giderseniz sandıkta milletten daha çok tokat yersiniz. Kendinizi düzeltmez, gerçekçi siyaset yapmazsanız daha çok dut yemiş bülbüle dönersiniz…
Oysa biz ilk günden itibaren hep şunu dedik, CHP'nin 38. Kurultayı'na ilişkin tartışmalarda kurultayı yapan da kurultaya şaibe bulaştığını iddia eden de bu iddiaları belgeleriyle birlikte mahkemeye götürüp hakkını arayan da CHP'lilerdir. Gazi Mustafa Kemal'in kurduğu partiyi, affınıza sığınarak söylüyorum, pavyon masalarına düşürenler yine kendileridir… Rüşvet iddiaları kendilerinden çıktı. Mahkeme sonrası yaşananlar bizim haklılığımızı bir kez daha göstermiştir.
“CHP'deki anafor bizi ilgilendirmiyor”
Toplumsal barışa, kamu düzenine ve siyaset kurumuna zarar vermediği sürece CHP'deki anafor bizi zerre miskal ilgilendirmiyor. Bu girdabın içerisine sürüklenmek veya çekilmek asla istemiyoruz. Koltuk ve salon kapmaca savaşının tarafı değiliz ve olmayacağız. Esasen milletimizin arzusu ve bizden beklentisi de bu yöndedir. Biz kendimize yakışanı yapmakla mükellefiz, nitekim bunu yapıyoruz. AK Parti olarak samimi temennimiz, suç örgütlerinin güdümünden çıkamayan kimi tiplerin sorumsuz tavırları sebebiyle saatli bir bombaya dönüşen bu krizin bir an önce aşılmasıdır. Milletimizin huzuruna, Gazi Meclis'imizin vahametine, demokrasimizin ve ülkemizin itibarına zarar vermeye başlayan bu kavganın yargı kararları çerçevesinde demokratik bir olgunlukla çözüme kavuşturulmasıdır.
Siyasette rakibimiz dahi olsa bu yüce çatı altında milleti temsil eden hiçbir partinin kavgayla, çatışmayla, sokaklara ve Meclis koridorlarına taşan güç mücadelesiyle anılmasını biz arzu etmeyiz. TBMM'nin terörize edilmesine, Gazi Meclis'in nümayiş arenasına dönüştürülmesine de rıza göstermeyiz. Az dinleyip çok bağırarak, az düşünüp çok konuşarak siyaset yapılmaz. Herkes 86 milyona karşı sorumluluk duygusuyla hareket etmelidir. Siyasette polarizasyonu artıracak adımlardan herkes uzak durmalıdır. Şu gerçeğin de bilinmesinde fayda görüyorum, CHP'nin genel başkanlık koltuğunu kimin işgal ettiğinin bizim nazarımızda hiçbir kıymetiharbiyesi yoktur.
Bizim mücadelemiz, milletin inancına, kutsalına, değerlerine dil uzatan, millete tepeden bakan jakoben zihniyetledir. Bizim mücadelemiz hacca gitmek için yardım isteyen vatandaşa 'Boş ver, Araplara paranı kaptırma' diyen gafillerledir. Bizim mücadelemiz, milletin kaynaklarını siyasi ikballerine basamak yapan yağmacılarladır. Bizim mücadelemiz, Batılı patronlarından 'Aferin' alabilmek için Türkiye'yi yurt dışına şikayet eden mandacılarladır. Bizim mücadelemiz, ellerine fırsat geçse Türkiye'yi tek parti karanlığına tekrar götürecek faşizm heveslileriyledir. Bizim mücadelemiz, Mehter Marşı'ndan rahatsız olanlarla, okullarımızda ramazan etkinliklerine tahammül edemeyenlerle, laikliği siper alarak milletin inanç değerlerine ateş edenlerledir. Bizim mücadelemiz, Sultan Fatih'in emaneti aziz İstanbul'un duvarlarını 'Zulüm 1453'te başladı' yazılarıyla kirleten mankurtladır. Bu makamlarda olduğumuz müddetçe mücadelemiz devam edecektir. Şunu bir kere daha hatırlatmak durumundayım, tembel, vizyonsuz, kavgalı muhalefetten ne bu ülkeye ne de bu millete hiçbir fayda gelmez.
Trump Türkiye’ye geliyor
Çok önemli zirve ve toplantılara ev sahipliği yapmanın haklı gururu var. Ankara, NATO tarihinde referans noktası olacak. 7-8 Temmuz'daki NATO Zirvesi'ne büyük önem atfediyoruz. ABD Başkanı Donald Trump'ın da bu zirveye katılması kıymetli. Yaklaşık bir aylık zamanı en etkili şekilde kullanacağız.
“Netanyahu’nun Suriye ve Lübnan'a yönelik saldırıları Türkiye'yi tehdit ediyor”
Netanyahu ve cinayet şebekesinin Suriye ve Lübnan'a yönelik saldırıları Türkiye'yi tehdit ediyor. Türkiye'nin güvenliği Hatay'dan değil, Halep'ten, Şam'dan, Beyrut'tan başlar. Kardeşlerimizin ülkelerinde emrivakiye müsamaha göstermez, saldırıya göz yummayız. Arz-ı Mevud hezeyanının nihai hedefinin ne olduğunun gayet iyi farkındayız. Allah'ın izniyle buna asla müsaade etmeyeceğiz.
“Cevabımız çok net olur, çok da sert olur”
İhtirasları cüsselerini fazlasıyla aşan bazı ufak tefek yapılar, İsrail'in fitne kayığına binmişler, siyonizmin taşeronluğunu üstlenmişler, güya Doğu Akdeniz'de birtakım ham hayallerin peşine düşmüşler. Çok açık söylüyorum, kimse macera peşinde koşmasın, kimse siyonist katliam şebekesinin kuyruğuna takılmasın. Eğer Doğu Akdeniz'de Türkiye'nin ve Kıbrıs Türkü'nün hak ve hukukuna kastedilirse bilinmesini isterim ki cevabımız çok net olur, çok da sert olur… Şayet İsrail haydutluğunun önü kesilmezse bunun ceremesini de bölgeyle birlikte tüm insanlık çekecektir. İsrail durdurulmalıdır, bu insanlığın ve insanlık cephesinin ödevidir, tarihin tekerrürüne izin verilmemelidir. Türkiye elinden geleni yapacaktır.
Buğday alım fiyatları artırılacak
Üreticimizin bir gram ürünü ziyan olmayacak, Ofis getirilen ürünleri alacak. Ürün teslimini müteakip 21'inci günden itibaren ürün bedeli ödemelerine başlayacak. Bu yıl için açıkladığımız temel destek ve planlama desteğini girdi maliyetlerindeki artışları göz önüne alarak güncelliyor, tutarlarımızı buna göre artırıyoruz."

