Erbil (Rûdaw) - Kürdistan Bölgesi petrol sektöründe köklü bir geçmişe ve deneyime sahip olan ABD merkezli HKN Enerji şirketi, Rojava ve Suriye'de yatırımlara başladı. Şirket, iki yıl içinde Rojava'nın Rimelan kentindeki sahalarda petrol üretimini günlük 150 bin varile çıkarmayı hedefliyor.
HKN Hükümet İşlerinden Sorumlu Başkan Yardımcısı Matthew Zais ABD medyasına verdiği demeçte, şirketlerinin Nisan ayında Suriye Petrol Şirketi (SPC) ile 25 yıllık bir üretim paylaşım anlaşması imzaladığını ve haziran ayında Rimelan çevresindeki sekiz petrol sahasının işletmesini devraldığını duyurdu.
HKN'nin bu projede Katar merkezli UCC Holding ile ortaklık kurduğu ancak sahaların tek işletmecisi konumunda olduğu belirtildi.
Çevre felaketine müdahale ve üretim hedefleri
Matthew Zais, sahaları devraldıklarında üretimin günlük 80 bin varil civarında olduğunu ancak altyapının harabeye döndüğünü kaydetti. Günde ortalama üç-dört petrol sızıntısı yaşandığını belirten Zais, çevreyi korumak amacıyla bazı kuyuları geçici olarak kapattıklarını ve üretimin şu an 65 ila 70 bin varil bandında seyrettiğini söyledi.
Daha önce günde 120 bin varilden fazla zehirli atık su ve petrolün, bölge halkı tarafından "Ölüm Nehri" olarak anılmaya başlanan Habur ve Fırat nehirlerine aktığını belirten Zais, üretimi geçici olarak günlük 13-14 bin varil azaltarak sızıntıları durdurduklarını, çevreyi felaketten kurtararak sağlıklı üretime geçiş yaptıklarını aktardı.
Cezire Petrol Şirketi'nin durumu ve istihdam
HKN'nin devraldığı sahalar, daha önce Özerk Yönetim'e bağlı Cezire Petrol Şirketi tarafından idare ediliyordu. Zais, "Sözleşmemiz doğrudan Şam'daki Suriye hükümetiyle yapılmıştır, Cezire Şirketi'nin bu anlaşmada bir payı yok" dedi. Zais buna karşılık Cezire Şirketi'nin, Rojava'daki iç tüketimi karşılamak amacıyla yerel rafinerilerde işlenmek üzere Suriye hükümetinden belirli bir ham petrol kotası almaya devam ettiğini bildirdi.
Geçtiğimiz Ağustos ayında geçici bir sözleşmenin bitmesiyle bölgede yaşanan işten çıkarmalar protestolara neden olmuş, Demokratik Suriye Güçleri (DSG) Genel Komutanı Mazlum Abdi'nin devreye girmesiyle gerilim yatıştırılmıştı. Zais, şu an bin 100 yerel, bin 500 lisanslı Suriye devleti personeli, 52 yabancı uzman ve 42 kadın çalışan istihdam ettiklerini ifade ederek, tıpkı Kürdistan Bölgesi'nde olduğu gibi işgücünün yüzde 85'inden fazlasını yerel halktan seçtiklerini vurguladı.
"Türkiye ve Kürdistan Bölgesi'ne petrol gitmiyor"
Petrolün yeni rotasına ilişkin bilgi veren Zais, İngiliz Gulfsands Petroleum şirketine ait Blok 26 sahasındaki petrolün de Rimelan'daki HKN tesislerinde arıtıldığını, ardından tankerlerle Akdeniz'deki Banyas Limanı'na taşınarak yurt dışına ihraç edildiğini açıkladı. Zais, "Buradan Kürdistan Bölgesi'ne veya Türkiye'ye petrol gittiği" yönündeki iddiaları ise kesin bir dille yalanladı. Tanker taşımacılığının geçici bir çözüm olduğunu belirten Zais, Suriye hükümetinin Haseke-Tartus petrol boru hattını acilen onarmaya çalıştığını sözlerine ekledi.
Çin'e karşı ABD hamlesi ve sınır kapısı beklentisi
Sürecin jeopolitik boyutuna da dikkat çeken Zais, "Donald Trump'ın Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, sahaların Çin'in eline geçmesini önlemek amacıyla Amerikan şirketlerinin bölgeye girmesini güçlü bir şekilde teşvik etti" ifadelerini kullandı.
Türkiye'deki olası barış görüşmelerine de değinen Zais, Türkiye'nin Nusaybin kenti ile Rojava'daki Kamışlo kenti arasındaki sınır kapısının yakın zamanda açılmasının beklendiğini belirterek, "Bu gelişme büyük bir ekonomik kazanım olacak ve HKN'nin bölgedeki operasyonlarına lojistik destek sağlayacaktır" değerlendirmesinde bulundu.



