Haber Merkezi - Demokratik Suriye Güçleri (DSG) Genel Komutanı Mazlum Abdi, evlerine dönmek isteyen Serê Kaniyêli Kürt ailelere yönelik saldırıları sert bir dille kınadı. Abdi, sivil halkı itidalli olmaya çağırırken, saldırıya karışan herkesten hesap sorulacağını vurguladı.
Rojava’nın Serê Kaniyê kentine dönmek üzere bugün yola çıkan Kürt aileler, kente dışarıdan yerleştirilen silahlı gruplar ve ithal Arapların saldırısına uğramıştı. Yaşanan arbede ve silahlı tehditler Kürt sokağında büyük bir infiale neden olurken, DSG Genel Komutanı Mazlum Abdi konuya ilişkin X (eski adıyla Twitter) hesabı üzerinden bir açıklama yaptı.
Suriye devletiyle koordineli olarak yürütülen geri dönüş sürecinde sivillere yönelik yapılan saldırıları kınayan Abdi, mesajında şu ifadelere yer verdi:
"Kürt sokağında bu saldırılara karşı oluşan öfkeyi anlıyor ve hak veriyoruz. Ancak aynı zamanda halkımızı itidalli olmaya çağırıyoruz. Hiçbir sorumsuz eylemin tuzağına düşmeyin; sivil ve güvenlik kurumlarımızı koruyun."
"Karışan herkesten hesap sorulacaktır"
Geri dönen sivillerin korunması ve bölgenin istikrarının sağlanması için ilgili taraflarla yoğun bir koordinasyon içinde olduklarını belirten DSG Genel Komutanı, "Bölgede güven ve istikrarı sağlamak, kamu haklarını korumak adına, bu saldırılara karıştığı kanıtlanan herkesten hesap sorulacaktır" sözünü verdi.
Neler yaşanmıştı?
Taraflar arasında daha önce sağlanan mutabakat kapsamında, kentin kontrolünün el değiştirmesiyle göç etmek zorunda kalan 600 Kürt ailenin bugün Serê Kaniyê’ye dönmesi planlanmış, lojistik sebeplerle bu sayı 410'a düşürülmüştü. Ancak kente ulaşan Kürt aileler, kendi evlerine el koyan silahlı kişilerin taşlı ve sopalı saldırılarıyla karşılaştı.
Sosyal medyaya yansıyan görüntülerde, motosikletli silahlı şahısların havaya ateş açarak göçmenleri geri dönmeye zorladığı anlar yer aldı. Bu saldırılar üzerine Kamışlo ve Haseke’deki Kürt gençleri duruma tepki göstererek Genel Güvenlik binasındaki Suriye bayrağını indirdi.
"Saldırganlar eski SMO mensupları"
Yaşananlara ilişkin Rûdaw’a konuşan Serê Kaniyêli aktivist Abdulhalim Süleyman, göçmen ailelerin yola sorunsuz çıktığını ancak kente varır varmaz silahlı grupların hedefi olduğunu aktardı. Ailelerin "Burası bizim memleketimiz" diyerek direndiğini belirten Süleyman şunları söyledi:
Şehrin Yerlisi Değiller: "Saldırganlar Deyrezor ve Halep'ten getirilen yaklaşık 700 ailelik ithal Araplar. Normalde şehri çoktan boşaltmış olmaları gerekiyordu."
Koordinasyon Eksikliği: "Güvenli dönüşü sağlamak için kurulan komite koordinasyonda başarısız oldu, bugünkü olaylar bu zafiyetten kaynaklandı."
Mülklere El Konuldu: "Saldırganların çoğu Türkiye destekli eski Suriye Milli Ordusu (SMO) mensupları. Memleketlerine dönmek istemiyorlar, Kürtlerin malına el koymuş durumdalar ve birçoğu şu an hükümet memuru olarak atanmış durumda."
Süleyman, bugün dönmeye çalışan göçmenlerin çoğunun Haseke ve Kamışlo kırsalında yaşadığını ve sadece kendi evlerini ziyaret etmeyi amaçladıklarını sözlerine ekledi.



