Haber Merkezi - ABD Başkanı Donald Trump’ın, ABD Milli Takımı’nın yıldızı Folarin Balogun’un kırmızı kartının iptali için FIFA Başkanı Gianni Infantino’yu araması, futbol tarihine geçen siyasi müdahalelerin son halkası oldu.
Futbol ve siyaset arasındaki ince çizgi, 2026 Dünya Kupası’nda bir kez daha aşıldı.
ABD Başkanı Donald Trump’ın bizzat devreye girmesiyle FIFA, Folarin Balogun’un bir yıllık men cezasını askıya aldı.
Bu karar sayesinde Balogun, 6 Temmuz 2026 Pazartesi günü Belçika’ya karşı oynanacak son 16 turu maçında sahaya çıkabilecek.
Peki, yeşil sahalarda siyasetin gölgesi daha önce hangi turnuvalara düştü? İşte tarihin tozlu sayfalarından çarpıcı örnekler:
1934: Mussolini’nin Kupası
İtalya’nın ev sahipliği yaptığı 1934 Dünya Kupası, faşist lider Benito Mussolini’nin rejim propagandası için tam bir sahneye dönüştü.
Mussolini tüm maçları yakından takip etmekle kalmıyor, önceden haber vermeksizin hakem odalarına "ziyaretler" gerçekleştiriyordu. İtalya şampiyon oldu ancak hakem kararları üzerindeki şüpheler hiç silinmedi.
Dönemin FIFA Başkanı Jules Rimet, turnuvayı şu sözlerle özetlemişti: "Bu turnuva FIFA tarafından değil, Mussolini tarafından organize edildi."
1938: İki diktatörün rekabeti
Fransa 1938’de Mussolini’nin rakibi Adolf Hitler sahneye çıktı.
Mart 1930’da Avusturya’yı ilhak eden (Anschluss) Nazi Almanyası, Avusturyalı yetenekli futbolcuları zorla Alman forması altında oynattı.
Ancak bu hamle başarı getirmedi ve Almanya ilk turda İsviçre’ye 4-2 yenilerek elendi.
Finalde Macaristan ile karşılaşan İtalya’da ise Mussolini’nin oyuncularına mesajı netti:
"Ya kazanın ya da ölün."
İtalya maçı 4-2 kazandı. Macar kaleci Antal Szabo, maçtan sonra tarihe geçen şu cümleyi kurdu: "Belki dört gol yedim ama onların hayatını kurtardım."
1978: Cunta ve "Kirli Savaş"
Arjantin 1978, askeri cuntanın kanlı "Kirli Savaş" gölgesinde yapıldı.
Jorge Rafael Videla liderliğindeki askeri grup, muhalifleri helikopterlerden denize atarken ya da stadyumun hemen yakınındaki ESMA işkence merkezinde sorgularken, FIFA Başkanı Joao Havelange eleştirilere kulak tıkadı.
Arjantin’in gruptan çıkmak için Peru’yu en az 4 farkla yenmesi gerekiyordu.
Maç 6-0 Arjantin lehine sonuçlanınca, iki askeri rejim arasında "anlaşma" yapıldığı iddiaları dünyayı çalkaladı.
Macaristan Teknik Direktörü Lajos Baroti’nin "Burada hava bile Arjantin’in lehine esiyor" sözü, turnuvanın atmosferini özetliyordu.
1982: Hakemi "ikna eden" Şeyh
İspanya 1982’de Kuveyt ve Fransa arasındaki maçta, futbol tarihinde eşine az rastlanır bir olay yaşandı.
Fransa 3-1 öndeyken dördüncü golü attı. Ancak Kuveytli oyuncular tribünden gelen bir ıslık sesini hakem düdüğü sanarak oyunu durdurmuştu.
Kuveyt Olimpiyat Komitesi Başkanı Şeyh Fahid el-Ahmed el-Cabir es-Sabah, protokol tribününden inip sahaya girdi.
Sovyet hakem Miroslav Stupar’ı golü iptal etmesi için ikna etti ve gol geçersiz sayıldı. Şeyh Fahid, bu olaydan sekiz yıl sonra, Irak’ın Kuveyt’i işgali sırasında hayatını kaybedecekti.




