Haber Merkezi - Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu, Türkiye A Milli Futbol Takımı’nın 2026 Dünya Kupası’na erken vedasının ardından kamuoyunda yükselen istifa çağrılarına ve takıma yönelik eleştirilere yanıt verdi.
Bahar Feyzan’ın YouTube kanalına konuk olan Hacıosmanoğlu, Dünya Kupası'ndaki başarısız tablo sonrası istifa edip etmeyeceğine dair, "Neden istifa edeyim? Ben kulüp başkanı mıyım, antrenör müyüm? Daha yapılacak çok işimiz var. 19-20 yaşındaki bu çocukları eleştirmeye devam etsinler; ben zaten elli sefer özür diledim" dedi.
Adalet Bakanı’na neden çağrı yaptı?
Eleştirilerin ardından Adalet Bakanı Akın Gürlek’e yaptığı soruşturma çağrısına da açıklık getiren Hacıosmanoğlu, futbol yorumcusu Ahmet Çakar’ın futbolculara yönelik ağır ifadeler kullandığını söyledi. Oyuncuları korumak istediğini belirten Hacıosmanoğlu, "Bu çocukların aileleri var. Ben kendimi hedef tahtasına koydum ki çocuklara değil, bana saldırsınlar. Onları rahat bıraksınlar istedim. Eğer kurnaz biri olsaydım, 'Elimden geleni yaptım' diyerek sorumluluktan kaçardım" ifadelerini kullandı.
Türkiye Milli Takım’nın turnuvadan şanssız bir şekilde elendiğini savunan Hacıosmanoğlu, sahadaki istatistiklere dikkat çekti. Takımın maçlarda yüzde 80 topa hakim olduğunu belirten Hacıosmanoğlu, eleştirilerin art niyetli olduğunu iddia ederek şunları söyledi:
"Rakipler bizi ezerek yenmedi. Bu çocuklar tarihte ilk defa elit lige çıktı. Daha önce kenar mahalle takımlarıyla oynuyorduk, şimdi Eylül ayında Fransa, İtalya ve Belçika ile karşılaşacağız. Bu başarıyı bu çocuklar yakaladı."
"Sinirden iki gün ağladım"
Elenme sürecinin kendisini derinden sarstığını ifade eden Hacıosmanoğlu, yaşadığı duygusal süreci şu sözlerle anlattı:
"İnanır mısınız, sinirimden iki gün iki gece ağladım. Futbol tarihine geçecek garip olaylar yaşadık. İki maçta 65 şut atıyorsunuz, dört topunuz direkten dönüyor ama biri içeri girmiyor. Bir tanesi gol olsa, ABD’yi yendiğimizde yolumuza devam edecektik."
Hacıosmanoğlu, eleştirilere açık olduklarını ancak oyuncuların şahsiyetine ve ailelerine yönelik ağır saldırıların kabul edilemez olduğunu söyledi.




