Kürdistan Bölgesi Hükümeti Maliye ve Ekonomi Bakanlığı, yıllardır Bağdat'a karşı aynı şikayeti dile getiriyor; ancak bu kez üslup biraz daha farklı. Bağdat, anayasa gereği Kürdistan'a ayırması gereken bütçeyi göndermiyor. Maliye Bakanlığı’nın 2019’dan 2025’e kadar olan süreci kapsayan 312 sayfalık yeni raporu, bu şikayetleri rakam ve belgelerle gözler önüne seriyor.
Kürdistan Bölgesi, genel bütçedeki yüzde 12,67’lik yasal payından mahrum bırakılırken, tam da bu politikayı yürütmekten sorumlu kurumların bünyesindeki yetkililer tarafından Irak’ın kamu serveti güpegündüz ve fütursuzca çalınıyordu.
Kürdistan Bölgesi Maliye Bakanlığı verileri, Bağdat'ın 2021 yılında Kürdistan Bölgesi’nin mali haklarının yalnızca yüzde 8 ila yüzde 10’unu gönderdiğini ortaya koyuyor. Ayrıca 2024 ve 2025 yıllarına ait karşılaştırmalı tablolar, bu iki yıl boyunca Bağdat'tan Kürdistan Bölgesi’ne hiçbir ödeme yapılmadığını gösteriyor.
Yedi yıl içerisinde Bağdat’ın Kürdistan Bölgesi’nin yüzde 12,67’lik yasal payından kestiği ve alıkoyduğu tutar on trilyonlarca dinara ulaştı. Kürdistan Bölgesi Hükümeti, 1,19 milyon hak sahibinin aylık 945,8 milyar dinar tutarındaki maaş yükümlülüğünü karşılama konusunda son yıllarda tamamen yalnız bırakıldı.
Kürdistan Bölgesi Hükümeti, gümrük ve vergi gibi yerel gelirler aracılığıyla bu ihtiyacın bir kısmını zorunlu olarak karşılamaya çalışsa da, Bağdat’ın göndermediği meblağları telafi etmesinin hiçbir zaman mümkün olmadığı aşikardır.
Birbirini izleyen Irak hükümetleri bu meseleyi her zaman bütçe yasası üzerindeki anlaşmazlıklar, petrol satış mekanizmalarına dair anlayış farkları veya Bağdat’taki siyasi tıkanıklığın bir sonucu olarak tanımladı. Ancak Bağdat'ta bu ay yaşanan gelişmeler görmezden gelinemez: Kürdistan Bölgesi’nin payını kesen aynı federal sistem, yıllarca kendi yetkililerinin devlet hazinesini talan etmesini engelleyemedi ya da engellemek istemedi.
Yüzyılın soygunu
2022 yılında Iraklı müfettişler, yerel medyanın "Yüzyılın Soygunu" adını verdiği skandalı ifşa etti. Federal Vergi Dairesi'nden yaklaşık 3,7 trilyon dinar (yaklaşık 2,5 milyar dolar) buharlaşmıştı. Soruşturma; Eylül 2021 ile Ağustos 2022 arasında, hiçbir yasal hakkı bulunmayan beş hayali şirket tarafından federal hükümete ait Rafidain Bankası şubelerinden 247 sahte çek tahsil edildiğini ortaya çıkardı. Sadece Haziran 2022’de, tek bir ay içinde 775 milyar dinar değerinde 45 çek nakde çevrilmişti.
2024 yılında, bir kısmı yurt dışında olduğu için gıyabında olmak üzere 13 kişi mahkûm edildi. Ancak verilen cezalar pek caydırıcı değildi; başlangıçta açıklanandan çok daha büyük olduğu sonradan anlaşılan bu devasa yolsuzluk davasında bazı sanıklara yalnızca üçer yıl hapis cezası verildi.
Mayıs 2026’da, varlıkların geri kazanılması için kurulan yeni bir komisyon dosyayı tekrar açtığında, yolsuzluğun boyutunu yaklaşık 5 milyar dolara yükseltti; yani ilk rakamın iki katına.
Bir kıyaslama yapmak gerekirse: Kürdistan Bölgesi’nin tüm illerindeki gümrük, emlak vergisi ve kurumlar vergilerinden elde ettiği yıllık toplam petrol dışı geliri 700 milyon doları nadiren aşmaktadır. Bağdat’ta sadece 12 ay içinde kağıt üzerindeki işlemlerle gerçekleştirilen tek bir yolsuzluk ve hırsızlık vakası, Kürdistan Bölgesi’nin kendi imkanlarıyla ancak yedi yılda toplayabildiği toplam gelire eşittir.
Mevcut operasyon
Mayıs ayında göreve başlayan Irak’ın yeni Başbakanı Ali Zeydi, o günden bu yana son yılların en kapsamlı yolsuzlukla mücadele operasyonunu başlattı. 28 Haziran’da Bağdat’taki Yeşil Bölge’de şafak vaktinden önce düzenlenen tek bir operasyonda, terörle mücadele birimleri onlarca bürokrat, milletvekili ve iş insanını gözaltına aldı; soruşturma derinleştikçe bu sayı 60’ı geçti.
Gözaltına alınanlar arasında eski bir Petrol Bakanlığı Müsteşarı da bulunuyor. Sadece onun davasında; nakit para, altın, lüks araçlar ve bir kısmı yer altına gizlenmiş mülkler dahil olmak üzere 107 milyon dolarlık varlığa el konuldu. Yetkililer bu operasyonu "birinci aşama" olarak tanımlarken, ikinci dalganın üst düzey siyasi ve mali figürleri hedef alması bekleniyor.
Yetkililer ve analistler, 2003’ten bu yana yolsuzluk ve kötü yönetim nedeniyle Irak’ın toplam kaybının 150 milyar ile 300 milyar dolar arasında olduğunu tahmin ediyor. Bu rakamlar, Kürdistan Bölgesi ekonomisinin toplam hacminden kat kat büyüktür.
Irak, Yolsuzluk Algı Endeksi'nde (CPI) 182 ülke arasında 136. sırada yer alıyor; bu konum yirmi yıllık reform vaatlerine rağmen neredeyse hiç değişmedi.
Aynı sistemin iki iflası
Bu uçurum sadece söylemde değil, yapısal bir sorundur. Kürdistan’ın bütçesinin gönderilmemesi ile Bağdat’taki yolsuzluğun devasa boyutları aynı nedene dayanıyor: Bağımsız denetim mekanizmalarından yoksun bir federal mali sistem, kamu kaynaklarının harcanmasında siyasi mülahazaların hakimiyeti ve paranın gerçekte nereye gittiğini gösteren şeffaf bir raporlamanın bulunmaması. Sistem çöktüğünde her iki yönde de çöküyor: Paranın Bağdat'ta buharlaşmasına izin verirken, Kürdistan Bölgesi’nin anayasal haklarının cevapsız kalmasına yol açıyor.
Zeydi hükümeti mevcut operasyonları "kamu güvenini yeniden tesis etme" hamlesi olarak tanımlıyor. Kürdistan Bölgesi için ise sınav farklı: Bağdat’ta çalınan milyarlarca doları geri getirme konusunda "ciddi" olduğunu iddia eden bir federal hükümet, Kürdistan Bölgesi’nin genel bütçedeki adil payını gönderme ve geçmişteki kayıpları telafi etme konusunda da aynı kararlılığı gösterecek mi?
- Omer Ahmed, Rûdaw Medya Grubu Ekonomi Masası Müdürü
(Yazılar, yazarların görüşlerini yansıtmaktadır. Rûdaw Medya Grubu'nun kurumsal bakış açısıyla örtüşebilir ya da örtüşmeyebilir.)



