Güzel bir pazar sabahı İsviçre Alpleri'nde, sırtınızda çantanız, tepenizde güneş ve parlayan bir yeşillik içinde dağlara tırmanırken aniden karşınızda dalgalanan bir Kurdistan bayrağı görmek hayal gibidir.
Vaud Kantonu’nda, Lozan'a 70 km mesafede Les Mosses köyü tatil ve kayak merkezindeyiz. Pic Chaussy (2350m) zirvesine tırmanıyoruz. Yolumuz üzerinde Lac Lioson'le birlikte iki küçük göl daha var. Jean-Mari Grillon'nun şalesi (İsviçre'de ahşap kır evi) zirvenin ayağında kurulumuş. Tam 2020 metrede.
Aşağıdaki ova ve vadilere hakim zirveini dibindeki şalenin tepesinde Kurdistan bayrağı serin esen rüzgarda dalgalanıyor.
Alpler'de hergün onlarca dağ gezgininin uğradığı bu çiftlik evi sıradan bir yer değil. Birkaç inek, keçi ve Himalaya Dağları’ndan getirilen yaklar yetiştiriliyor.
Kürdistan gezisi
Jean-Mari Grillon (55) bir gezgin, bar piyanisti ve dağ çobanı gibi mesleklerinin yanısıra dervişvari bir seyyah. Yılda iki kez karayoluyla Hindistan'a gider-gelirmiş. Defalarca Kürdistan'dan geçmiş. Duhok, Hewler, Van ve Doğu Kürdistan'ın Hindistan yol güzergahındaki şehirlerini görmüş.
“Birçok yerde aracım durdurulur, askerler aramadan geçirir. Kaba davranırlar. Jipimin sıradışı görünümünü, eskiliğini sorgularlar, yargılarlar. Fakat Kürt gümrüklerinde, yol güzergahında tanıştığım, karşılaştığım güvenlik güçleri ve halk bana sıcak ilgi gösterdi. Hiç bir zorlukla karşılaşmadım” diyor.
Jean-Mari Grillon, bu yolculuklardan sonra Kürtler ve Kürdistan'a ilgi duymaya başladığını bu halkın insani değerlerinden çok etkilendiğini şöyle anlatıyor:
“Bu yol güzergahında aileler, gençler tanıdım. Çok zor şartlarda yaşama nasıl sarıldıklarını gördüm. Sevgi ve saygı gibi erdemlerin bütün yoksulluğa rağmen insanları mutlu kıldığını, dayanışma duygusnun gücünü gördüm. Oysa burada gençlik tüketim bolluğunun şımarıklığı içinde dejenere oluyor.”
Gençlere yardım
Jean-Mari Grillon, yılın dört ayını burada, Pic Chaussy zirvesinin eteğinde, “Küçük Göller” çiftliğinde geçiriyor. Beş yıldan beri, toplumdan, ailelerinden sosyal kopuşu yaşayan, marjinalleşen ve özellikle çocuk mahkemeleri tarafından yargılanan gençleri ağırlıyor.
Grillon, “Yaz bozunca 6 ile 10 arasında genç geliyor buraya. Mahkeme kararıyla çocuk cezaevlerinde kalıp daha da hırçınlaşmak yerine onları burada çalışma içerisinde eğitiyor ve topluma kazandırmaya çalışıyoruz” diyor.
İsviçre yasalarına göre 18 yaşında altındaki bireyler henüz reşit değil ve suç işlemeleri durumunda çocuk mahkemeleri tarafından yargılanır. Bu gençler bazen kamu yararına belli bir süre zorunlu işlerde çalıştırılır, bazen de topluma olan borçlarını ödemek için suçun niteliğine göre cezaevinde kalırlar.
Jean-Mari Grillon, şöyle devam ediyor:
“Bütün tek tanrılı dinleri inceledim. Budizm’i de inceledim. Ortak yanları çok. Bence hepsi birbirindene esinlenmiş. Şiddetin çözüm getireceğine inanmıyorum. Bu anlamda cezaevlerinin de marjinal ve suç işleyen çocukları islah etmekten ziyade suçu kanıksayıcı bir etki yarattığını düşünüyorum.”
Grillon, kamu adına çalışan resmi kuruluşlar ve çocuk mahkelemeleriyle anlaşarak cezaevine gönderilecek gençleri alıp çalıştırıyor. Şu anda altı kişinin bulunduğu çiftlikte gençler ot toplamak, çobanlık yapmak, keçi, inek ve yak sütü sağmak, peynir yapmak, ısıtma amaçlı odun kesmek gibi işler yapıyor.
Alpler’in Dervişi şu ifadeleri ekliyor:
“Bazıları yoksul aile çocukları. Kimisinin trajik bir hikayesi var. Bazıları da bolluk ve aşırı tüketimin zehirlediği gençler. Biz burada doğanın güzelliği ve katı şartları içinde yaşamı öğretiyor ve topluma yeniden kazandırmaya çalışıyoruz.”
Gönderde Kurdistan bayrağı
Küçük Göller çiftliğnin çalışmaları bu amaçla kurulan bir dernek tarafından yürütülüyor ve denetleniyor. “Ali Baba and You”, (Ali Baba ve Siz) derneğine bağli çiftlikte düzenli akan su, elektrik yok. En yakın köy bir buçuk saat yaya mesafesinde. Yaşamlarında herşeyi kavga ve zorla elde etmeye alışmış gençler zor şartlarda birarada yaşama ve çalışma pedagojisi ile rehabilite edilmeye çalışılıyor.
Jean-Mari Grillion bir ekiple çalışıyor. Bunların çoğu gönüllü sosyal danışmanlar. Toplum dışına itilmiş gençlerin aidiyet, kimlik ve uyum sorunlarını deşmeye ve tanımaya çalışıyor. Bazen toplum normlarının dışına çıkarak provokatif yöntemlere başvuruyor. Çifliğin vadiye bakan bir duvarına arapça “Allah-u Akbar” yazmış. Yazının etrafını da birçok ülkeninin küçük bayraklarını bir şerit halinde asmış.
“Doğrudur. Bütün dinlerde tanrı büyüktür” diyerek açıklıyor durumu.
Gençler ve oraya uğrayan dağ gezginleri yolcuları barınma karşılığnda bir takım işlere el atarken, bazıları hatıralar da bırakıyor. Ürünlerden elde edilen gelir “Ali Baba” derneği kanalıyla Afrika ve Asya'daki yoksul çocukların eğitimi için kullanılıyor.
Bayrağın hikayesi
Jean-Mari Grillion, “Birgün Kürt bir genç buraya geldi. Kısa süre kaldı. Çalışkan ve dürüst biriydi. Kendisiyle Kürt halkı üzerine uzun uzun sohbet ettik. O da bana Kürdistan bayrağını hediye etti. Ben de bu halka olan sempatim gereği bunu çiftliğin resmi bayrağı yaptım, direğe çektim” diyor.
Alpler'in Dervişi, uzun yolların yolcusu, hümanist Jean-Mari kapısın herkese açık olduğunu söylerken, adeta “ne olursan ol gel” diyor.
Sorumuz üzerine, siyasetle ilginmediğni vurguladıktan sonra, “Kürtler'e tavsiyede bulunmak haddime değil. Onların sorunlarını onlar kadar bilemem. Ama özgür olmaları için birlik olmaları gerek” diyerek can alıcı noktayı koyuyor.
*AFKICV-İsmet Şerif Vanly Kürt Mirasını Koruma Derneği Başkanı (Lozan)




