Haber Merkezi - Suudi yetkililer, Yemen’in bier kısmını denetimleri altında tutan İran yanlısı Husilerin dün Riyad Havalimanı’na düzenlediği saldırılarda üç kişinin hayatını kaybettiğini bildirdi.
Birkaç kişinin yaralanmasına, bir Suudi Arabistan Havayolları (Saudia) uçağının hasar görmesine ve havalimanı üzerinden yoğun dumanların yükselmesine neden olan saldırılar; Riyad’ın küresel petrol liderlerinin önemli bir zirvesine ev sahipliği yapmasına günler kala birçok havayolu şirketinin Riyad uçuşlarını iptal etmesine yol açtı.
Reuters'in haberine göre Husi yetkilileri ve örgüte bağlı medya organları da gece boyunca düzenlenen Suudi hava saldırılarının Yemen'in başkenti Sana'daki Husi hedeflerini vurduğunu belirtti. Bu saldırılar, İran'ın müttefiki olan grubun son dönemdeki toprak kazanımlarını, uluslararası deniz taşımacılığına yönelik tehditlerini ve krallığa yönelik saldırılarını bertaraf etmeyi amaçlayan ve giderek şiddetlenen hava harekatının bir parçası niteliğinde.
Yemen'deki hükümet güçlerini destekleyen Suudi liderliğindeki koalisyon, Husiler tarafından kullanılan üç füze fırlatma rampasını imha ettiğini açıkladı ve sivillere yönelik saldırılara sert bir şekilde karşılık verileceği uyarısında bulundu.
Yemen'in en büyük üçüncü şehri Taiz'de hükümet güçlerini kuşatan ve Kızıldeniz kıyısındaki mevzilerini Suudi destekli taarruza karşı savunmaya çalışan Husiler, bu haftanın başlarında da krallıktaki havalimanlarına düzenledikleri saldırılarda üç kişiyi öldürmüştü.
Suudi sivil havacılık otoritesi, Riyad havalimanındaki hava trafiğinin normale döndüğünü duyurdu; uçuş takip sitesi Flightradar24 ise bazı Ortadoğulu havayolu şirketleri de dahil olmak üzere uçuşların kademeli olarak yeniden başladığını gösterdi.
Saudia Havayolları dünkü saldırıda hayatını kaybedenlerden birinin kendi personeli olduğunu açıkladı.
Yemen’de şiddetli çatışmalar sürüyor
Yemen'deki iç savaş; ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta başlattığı İran saldırısıyla tetiklenen daha geniş çaplı bölgesel yangının en şiddetli cephesi olarak hızla öne çıktı.
Husilerin Kızıldeniz'deki ve Kızıldeniz'in güney kapısı olan Babülmendep Boğazı'ndaki ticari gemilere ateş açması, İran'ın da Hürmüz Boğazı'nı kısmen bloke ederek Körfez petrol arzını daraltması nedeniyle bu çatışma, küresel enerji piyasaları açısından kritik bir önem taşıyor.
Husiler geçen ay, boğaz çevresindeki kıyı şeridinin tam kontrolünü ele geçirmek amacıyla Yemen'in Kızıldeniz sahili boyunca yıldırım bir taarruz gerçekleştirdi; bu durum Suudi Arabistan'ın uzun süredir durulmuş olan bu çatışmaya yeniden dahil olmasına ve hükümetin karşı taarruzuna destek vermesine yol açtı.
Hükümet güçleri, yoğun Suudi hava saldırılarının ardından Babülmendep kıyı şeridi çevresindeki bazı bölgeleri geri aldı ve bölgedeki çatışmalar halen devam ediyor.
Bununla birlikte Husi güçleri, dağlık bölgelerdeki ilerleyişleriyle, yarım milyondan fazla nüfusa ve hükümet yanlısı binlerce savaşçıdan oluşan bir garnizona sahip Taiz kentini diğer bölgelere bağlayan kilit bir yolu kesmeyi de başardı.
Grup, Suudi Arabistan'a yönelik art arda balistik füze saldırıları düzenlediğini duyurdu; Suudi hava sahasını kapatacağını ilan etti ve petrol tesislerindeki işçileri bu tesisleri de hedef alacağı konusunda uyardı.
Suudi Arabistan, Husi saldırılarını savuşturmaya yardımcı olmaları için ortak savunma paktı müttefikleri olan Pakistan ve Türkiye'den yardım talep ediyor ve grubun Yemen’de elde ettiği mevzileri kaybetmesine katkı sağlamaları için diğer müttefiklerinden de kapsamlı destek arayışını sürdürüyor.


