Haber Merkezi - Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad Muhammed el-Alimi, İran destekli Husilerin kontrolündeki yerleri geri almak için geniş kapsamlı askeri operasyon başlattıklarını açıkladı.
Alimi, devlet televizyonunda yayımlanan videosunda, Husilerin elindeki toprakların geri alınması ve devlet egemenliğinin ülkenin tamamında hakim kılınması için geniş kapsamlı askeri operasyonlar başlattıklarını ifade etti.
Silahlı kuvvetlere, güvenlik güçlerine ve tüm askeri birliklere, ülke "terörist" milislerin elinden kurtarılana kadar kendilerine verilen görevleri yerine getirme talimatı verdiklerini kaydeden Alimi, şu ifadeleri kullandı:
"Bu, devletin kurumların tekrar meşru otoriteye geçmesi, geçmişte yapılan hataların telafisi ve halkın iradesi ve siyasi geleceğinin silah zoruyla gasp edilmemesi için verdiği bir mücadeledir."
Alimi, Husilerin kontrolündeki bölgelerde yaşayan halka "Bu operasyonların hedefi siz değilsiniz. Aksine, güvenliğiniz, haklarınız ve onurunuz bu operasyonların başlıca sebebidir. Milislerin ikmal güzergahlarından, askeri noktalardan uzak durun” çağrısı yaptı.
Husiler: 50 hava ve füze saldırısına karşılık verdik
Bölgesel ve Batılı yetkililer hafta başında Reuters’a yaptıkları açıklamada, Suudi Arabistan ve Yemenli müttefiklerinin Husilere karşı bir taarruz planladığını; hava harekatına Suudilerin liderlik edeceğini, Yemen güçlerinin ise karada savaşacağını belirtmişti.
Alimi, televizyondan yayınlanan hitabında Husilere karşı askeri operasyon başlattıklarını duyururken Husiler, Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyonun son 12 saat içinde Yemen’e düzenlediğini iddia ettikleri 50 hava ve füze saldırısına karşılık verdiklerini açıkladı. Husiler, Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad ile Hureys bölgesindeki Saudi Aramco tesislerine balistik füzeler ve insansız hava araçlarıyla (İHA) saldırı düzenlediklerini ve bu saldırıların büyük yangınlara yol açtığını öne sürdü. Suudi Arabistan makamlarından konuya ilişkin henüz bir teyit gelmedi.
Suudi Arabistan’a teşekkür etti
El-Alimi, karşı taarruz başlatma kararının gerilimi düşürmeye yönelik tüm imkanların tükenmesinin ardından alındığını belirterek, Husileri çatışmayı yatıştırma çabalarına daha fazla seferberlik ve gerilimi tırmandırarak karşılık vermekle suçladı.
Silahlı kuvvetlere, güvenlik güçlerine ve tüm askeri birliklere onaylanan planlar çerçevesinde kendilerine verilen görevleri yerine getirmeye başlama talimatı verdiğini söyleyen El-Alimi, desteğinden ötürü Suudi Arabistan’a teşekkür etti. Krallığın "en karanlık koşullarda Yemen'in yanında durduğunu" belirten Al-Alimi; Yemen'in bölgesel müttefiklerine ve uluslararası ortaklarına ülkeye, silahlı kuvvetlere ve devlet kurumlarına destek olma çağrısında bulundu.
Suudi Arabistan, Husilerin başkent Sana’dan çıkardığı ancak uluslararası alanda tanınan hükümeti desteklemek amacıyla 2015 yılında Arap koalisyonunun liderliğinde komşusu Yemen’deki iç savaşa müdahil olmuştu.
ABD ve diğer müttefikler Suudi Arabistan’a destek veriyor
Suudi Arabistan’ın hazırlıkları hakkında bilgi sahibi altı kaynak Reuters’a yaptığı açıklamada; ABD’nin Riyad’ın Yemen’deki operasyonlarını desteklemek amacıyla halihazırda istihbarat sağladığını, bazı bölgesel ve Avrupalı ülkelerin ise krallığa ağırlıklı olarak savunma amaçlı askeri destek verdiğini bildirdi.
Savaşan taraflar arasında 2022 yılında varılan ateşkes, Husilerin İran savaşının bir uzantısı olarak Suudi deniz taşımacılığına ve petrol altyapısına füze ve İHA saldırıları düzenlediği bu yıla kadar büyük ölçüde korunmuştu.
Husiler Babülmendep Boğazı’nı ele geçirmişti
Kıyı hattı boyunca hükümet güçlerinin çöküşüne yol açan bir yıldırım taarruzla stratejik Babülmendep Boğazı’nı ele geçiren Husiler, aradan geçen haftalara rağmen sahada inisiyatifi ellerinde tutmayı sürdürüyor.
Kızıldeniz’in güney çıkış noktası olan Babülmendep Boğazı, Akdeniz ile Asya arasındaki kilit ticaret rotası konumunda. Boğaz, ABD-İran savaşı nedeniyle fiilen ulaşıma kapanan Hürmüz Boğazı’na bir alternatif oluşturması sebebiyle bu yıl daha da kritik bir önem kazandı.
Husiler halihazırda ülke nüfusunun büyük bölümünün yaşadığı kuzeybatı bölgesini kontrol altında tutuyor.
Husiler son 48 saat içinde Taiz kenti yakınlarında ilerleme sağladı
Askeri kaynaklar, Husilerin son 48 saat içinde Yemen’in Taiz kenti yakınlarındaki stratejik tepelerde hükümet ve yerel güçlere karşı ilerleme kaydettiğini, kenti Suudi destekli Yemen hükümetinin merkezinin bulunduğu güney kıyısındaki Aden’e bağlayan son yol hattında ilerleyişini sürdürdüğünü aktardı.
Taiz-Aden yolunun Husilerin kontrolüne geçmesi; yüz binlerce sivilin yaşadığı ve binlerce hükümet askerinin konuşlu bulunduğu Yemen’in en büyük üçüncü kenti Taiz’in fiilen kuşatılması anlamına gelecek.
Taizli kıdemli gazeteci ve siyasi analist Muhammed el-Kadı’ya göre bu ilerleyiş, batı Taiz kırsalındaki boğaza hakim engebeli dağların ele geçirilmesi sayesinde Babülmendep’in düz kıyı kesimindeki hakimiyeti de pekiştirecek.
El-Kadı, "Bu hamle, kıyı şeridine yönelik olası bir operasyonda arkalarını korumalarını sağlayacak ve bu bölgelerin yeniden geri alınmasını çok daha zorlaştıracaktır" dedi.
Taiz yalnızca stratejik konumuyla değil, Yemen Cumhurbaşkanı Reşad el-Alimi’nin memleketi olması açısından da kritik bir öneme sahip. Kentin kuşatılması, ülkedeki halihazırda vahim boyuttaki insani krizi daha da tırmandıracak.
Dünya Gıda Programı (WFP) geçen hafta yaptığı açıklamada; on binlerce insanı yerinden eden ve milyonlarca kişinin temel tedarik kanallarını kesintiye uğratan şiddetli çatışmalar nedeniyle Yemen’in bazı bölgelerinde her dört aileden üçünün açlıkla mücadele ettiğini bildirdi.



