Erbil (Rûdaw) - ABD ve Körfez İşbirliği Konseyi (KİK), Bahreyn’de gerçekleştirdikleri zirvenin ardından ortak bir bildiri yayımladı.
Bildiride; Irak’ta silahların devlet kontrolüne alınması, Hürmüz Boğazı’nın şartsız açılması ve İran ile ekonomik ilişkilerin "davranış değişikliğine" endeksli olduğu vurgulandı.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Bahreyn Dışişleri Bakanı Abdullatif bin Raşid el-Zayani başkanlığında toplanan heyetler, bölgedeki mevcut krizlerin çözümüne yönelik geniş kapsamlı bir yol haritası belirledi.
İran’a net mesaj: Anlaşmaya uy, yatırımı al
Zirvede, 17 Haziran’da ABD ve İran arasında imzalanan mutabakat zaptı memnuniyetle karşılanırken, Tahran’a yönelik temkinli tutum korundu.
Ortak bildiride, İran ile yapılacak her türlü ekonomik işbirliği ve yatırımın; Tahran’ın nükleer programını durdurmasına, balistik füze ve dron tehdidini sonlandırmasına ve bölgedeki silahlı gruplara desteği kesmesine bağlı olduğu ifade edildi.
Hürmüz’de "vergi" dönemi kapandı
Hürmüz Boğazı’nın seyrüsefer özgürlüğüne yönelik açıklamalara değinen bakanlar, boğazın derhal ve şartsız olarak yeniden trafiğe açılmasını talep etti.
Bildiride, "Hürmüz üzerinde herhangi bir vergi, haraç veya kontrol çabası kabul edilemez" denilirken, bölgede mahsur kalan 11 binden fazla denizcinin tahliyesi için başlatılan operasyon takdirle karşılandı.
Irak’ta "Ali Zeydi" hükümetine tam destek
Zirvenin en dikkat çekici maddelerinden biri Irak’taki iç güvenlik yapısı oldu. ABD ve Körfez ülkeleri, Başbakan Ali Zeydi liderliğindeki yeni Irak hükümetinin "silahların yalnızca devlet elinde olması" yönündeki çabalarına tam destek verdi.
Ayrıca Bağdat yönetimine, diplomatik temsilciliklerin korunması ve büyükelçiliklere yönelik saldırıların tamamen durdurulması için tüm önlemleri alması çağrısı yapıldı.
Lübnan ve Suriye: Egemenlik vurgusu
Lübnan’ın tam egemenliğinin ancak ordunun tek askeri güç olmasıyla sağlanacağı belirtilerek, tüm milis grupların silahsızlandırılması gerektiği vurgulandı.
Ayrıca Suriye halkının istikrarlı bir devlet inşa etme sürecine destek verilirken, mültecilerin gönüllü dönüşü için şartların iyileştirilmesi ve terörle mücadelede Şam yönetimiyle iş birliğinin süreceği kaydedildi.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, zirve sonunda yaptığı açıklamada, Washington’un Körfez ülkelerinin güvenliğini savunma konusundaki taahhüdünün "sarsılmaz" olduğunu belirterek; bölgede barışın ancak güçlü bir savunma ve disiplinli bir diplomasiyle mümkün olacağını mesajını verdi.



