Mardin (Rûdaw) – Mardin’in Derik ilçesine bağlı Sêvnat köyünde yaşayan 50 yaşındaki Şirvan Bedirhanoğlu, yaklaşık 30 yıldır eşiyle birlikte arıcılık yapıyor.
Arıcılığa kayınpederinin yanında başlayan Bedirhanoğlu, zamanla bu işi öğrenerek ailesinin geçim kaynaklarından biri haline getirdi. Bedirxanoğlu’nun ardından köyde 30’dan fazla kadın da arıcılığa başladı.
Kayınpederinin yanında arıcılığı öğrendi
Şirvan Bedirhanoğlu, evlendikten sonra kayınpederiyle birlikte arıcılık yapmaya başladığını söyledi.
O dönemde çocuklarının küçük olduğunu belirten Bedirhanoğlu, kayınpederinin köye arı getirmesiyle bu işe adım attığını anlattı:
“Gelin olarak bu ailenin içine girdim. Başka bir yere gitmedim. Derik’in Sêvnat köyünde ailemle birlikte arıcılık yapıyoruz.”
İlk başlarda arılardan korktuğunu ve sokmalar nedeniyle zaman zaman alerji yaşadığını belirten Bedirhanoğlu, zamanla hem kendisinin hem de ailesinin bu işe alıştığını söyledi.
Bedirhanoğlu, ilk günleri şöyle anlattı:
“Gelin olduğumda çocuklarım daha küçüktü. Kayınpederim arıları getirdi ve ‘Bunlara bakacağız’ dedi. Biz de ‘Korkarız, bizi sokarlar’ dedik. Kayınpederim ise ‘Korkmayın, bir kez gelin, ikinci kez de sokarlar, sonra alışırsınız’ dedi.”
Bedirhanoğlu, zamanla arılarla çalışmaya alıştıklarını ve farklı bölgelere arı kovanları götürdüklerini söyledi:
“İlk başta bizi soktuklarında alerji oluyordu ama sonra alıştık. Rahat olduğunu gördük. Kovanlarımızı alıp arıların yanına gidiyorduk. Arıları Muş’a, Riha’ya götürüyor, dolaşıyorduk.”
“Kadınlar da bu işi yapabilir”
Bedirhanoğlu, arıcılığa başladığı dönemde köyde çok az kadının bu işle uğraştığını, ancak bugün kadınların arıcılıkta daha fazla yer aldığını söyledi.
“Ben başladıktan sonra köyümüzde 30 kadın daha arıcılığa başladı. Kadınlar da bu işi yapabilir. Herkes bu işi yapabilir.”
“Arıcılık hem güzel hem de geçim kaynağı”
Arıcılığın kendileri için yalnızca ekonomik bir faaliyet olmadığını belirten Bedirhanoğlu, bu işi yapmaktan keyif aldıklarını söyledi.
Bölgenin bal üretimi açısından elverişli olduğunu ifade eden Bedirhanoğlu, şöyle konuştu:
“Bir kovandan yılda bir teneke bal çıkıyor. Bu yıl güzel geçti, temiz ve güzel bir bal elde ettik.”
Günde 3-4 saat arıların başında
Bedirhanoğlu, kendisi ve eşinin her gün kovanların bulunduğu alana gittiklerini, ihtiyaç durumuna göre arıların başında uzun saatler kaldıklarını belirtti.
“Her gün arıların yanına gidiyoruz. 3-4 saat onların arasında kalıyoruz. Balı alacağımız zaman ise 3-4 gün boyunca sabahtan akşama kadar orada kalıyoruz.”
“Derik balı çok güzel”
Derik balının kalitesini bölgedeki bitki ve çiçek çeşitliliğine bağlayan Bedirhanoğlu, ilçenin arıcılık açısından önemli bir potansiyele sahip olduğunu söyledi.
“Derik balı çok güzel. Derik’te her çeşit çiçek var. Derik topraklarında farklı farklı bitkiler bulunuyor.”
Bedirxanoğlu, bölgedeki bitki çeşitliliğinin balın kalitesini olumlu etkilediğini ifade etti.
Balı İzmir ve İstanbul’a gönderiyorlar
Şirvan Bedirhanoğlu ve ailesinin ürettiği bal yalnızca Derik’te tüketilmiyor.
Bedirxanoğlu, düzenli müşterilerinin bulunduğunu ve ürettikleri balı İzmir ve İstanbul gibi büyük kentlere de gönderdiklerini söyledi.
“Arı çok helaldir”
Bedirhanoğlu, balın kilogramını 500 liradan sattıklarını belirterek arıcılığa duyduğu sevgiyi şu sözlerle dile getirdi:
“Arı gibi doğru ve helal bir şey yok. Arı çok helaldir, insan onu seviyor. Günde 20-30 kez bizi soktuğu oluyor ama artık alıştık.”


