Haber Merkezi - Uzmanlara göre diyabet dünya genelinde hızla yayılırken, Türkiye’de milyonlarca kişi hastalığının farkında değil. Tip 2 diyabet riskini azaltmak için kilo kontrolü, düzenli hareket, sağlıklı beslenme ve düzenli sağlık kontrolleri önem taşıyor.
Diyabet, dünya genelinde hızla yaygınlaşan sağlık sorunlarının başında geliyor. Uluslararası Diyabet Federasyonu’nun güncel verilerine göre dünyada 589 milyon yetişkin diyabetle yaşıyor.
Türkiye’de ise yaklaşık 9,6 milyon yetişkinin diyabet hastası olduğu belirtiliyor. Diyabetli sayısının 12 milyona yaklaştığı tahmin ediliyor.
Acıbadem Altunizade Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Adnan Batman, diyabetin çoğu zaman belirti vermeden ilerlediğine dikkat çekerek, hastaların önemli bir bölümünün durumunun farkında olmadığını söyledi.
Batman, “çok su içme, sık idrara çıkma, açıklanamayan kilo kaybı, halsizlik, bulanık görme ve yaraların geç iyileşmesi” gibi belirtilerin hastalık ilerledikten sonra ortaya çıkabildiğini belirtti.
Türkiye’de her iki diyabet hastasından birinin hastalığından haberdar olmadığını ifade eden Batman, diyabet olmayan ancak kan şekeri sınırda seyreden milyonlarca kişinin de risk altında bulunduğunu söyledi.
Diyabet riskini artıran faktörler
Batman’a göre genetik yatkınlığın yanı sıra obezite, hareketsizlik, rafine şeker ağırlıklı beslenme, stres ve uykusuzluk Tip 2 diyabet riskini artırıyor.
Uzman, Tip 2 diyabetin büyük ölçüde önlenebileceğini belirterek, vücut ağırlığının yüzde 5 ila 10’unun verilmesinin riskli kişilerde diyabet gelişme ihtimalini yüzde 58’e kadar azaltabileceğini ifade etti.
Diyabete karşı alınabilecek başlıca önlemler şöyle:
Fazla kilolardan kurtulun
Özellikle karın çevresinde biriken yağlar, insülin direnci ve diyabet açısından önemli bir risk faktörü olarak değerlendiriliyor.
Metindeki uzman değerlendirmesine göre erkeklerde bel çevresinin 102, kadınlarda ise 88 santimetreyi aşması dikkat edilmesi gereken bir ölçü olarak öne çıkıyor.
Bu nedenle yalnızca vücut ağırlığının değil, bel çevresinin de düzenli olarak takip edilmesi öneriliyor.
Uzmanlar, hızlı kilo vermeye yönelik ağır diyetler yerine sürdürülebilir bir beslenme ve hareket düzeninin oluşturulmasını tavsiye ediyor.
Şekerli içeceklerden uzak durun
Kola, gazoz, hazır meyve suları ile şekerli çay ve kahve gibi içeceklerin düzenli tüketiminin Tip 2 diyabet riskini artırabileceği belirtiliyor.
Beyaz ekmek, pirinç ve şekerli unlu ürünler gibi rafine karbonhidratların azaltılması; bunların yerine tam tahıllı ürünlerin tercih edilmesi öneriliyor.
Su, sade maden suyu, ayran ve şekersiz çayın ise daha uygun içecek seçenekleri olduğu ifade ediliyor.
Her gün hareket edin
Batman, kasların kandaki şekeri kullanan önemli dokular olduğunu belirterek, düzenli fiziksel aktivitenin insülin duyarlılığını artırdığını söyledi.
Haftada en az 150 dakika, yani günde yaklaşık 30 dakika tempolu yürüyüş yapılması öneriliyor.
Asansör yerine merdiven kullanmak, kısa mesafelerde yürümek ve yemek sonrasında yürüyüş yapmak da günlük fiziksel aktivitenin artırılması açısından öneriliyor.
Uzun süre masa başında çalışanların ise 30-45 dakikada bir ayağa kalkıp birkaç dakika hareket etmesi tavsiye ediliyor.
Beslenmede sebze ve tam tahıllara ağırlık verin
Uzmanlar, tabağın yaklaşık yarısının sebze ve salatadan, dörtte birinin tavuk, balık veya baklagiller gibi protein kaynaklarından, kalan bölümünün ise tam tahıllardan oluşmasını öneriyor.
Haftada en az iki kez balık tüketilmesi, zeytinyağı ve lif açısından zengin gıdaların beslenmede yer alması tavsiye ediliyor.
Salam ve sosis gibi işlenmiş etlerin, paketli atıştırmalıkların ve hazır gıdaların ise sınırlandırılması gerektiği belirtiliyor.
Uyku ve stresi ihmal etmeyin
Düzenli olarak yetersiz uyumanın insülin direnci ve diyabet riskini artırabileceği belirtiliyor.
Batman, yetişkinlerin günde 7-8 saat kaliteli uyku uyumasının önemli olduğunu ifade ediyor.
Kronik stresin de diyabet açısından göz ardı edilmemesi gerektiğini belirten uzman, yürüyüş, nefes egzersizleri, hobiler ve sosyal aktivitelerin stresle başa çıkmaya yardımcı olabileceğini söylüyor.
Sigarayı bırakın
Sigara kullanımının Tip 2 diyabet riskini artırdığı belirtiliyor.
Batman’a göre sigara, insülin direncini artırırken pankreasın insülin üreten hücrelerine zarar verebiliyor ve karın çevresinde yağlanmayı artırabiliyor.
Diyabet hastalarında sigara kullanımının kalp krizi, böbrek hasarı ve damar hastalıkları riskini de artırdığı ifade ediliyor.
Kan şekeri değerlerinizi takip edin
Diyabet uzun süre belirti vermeden ilerleyebildiği için erken tanı önem taşıyor.
Batman, 35-40 yaşından itibaren kişilerin yılda en az bir kez sağlık kontrolünden geçmesini öneriyor. Ailesinde diyabet bulunan, fazla kilolu olan veya gebelik şekeri öyküsü bulunan kadınların ise daha erken yaşlarda düzenli kontrol yaptırması gerektiğini belirtiyor.
Açlık kan şekeri ve gerektiğinde son üç aylık ortalama kan şekeri düzeyini gösteren HbA1c testinin yapılması öneriliyor.
Açlık kan şekerinin 100-125 mg/dl arasında olması prediyabet olarak değerlendiriliyor. Uzmanlara göre prediyabet, yaşam tarzında değişiklik yapılması için önemli bir uyarı niteliği taşıyor.
Batman, diyabetin kaçınılmaz bir hastalık olmadığını belirterek, beslenme, fiziksel aktivite, uyku ve düzenli sağlık kontrollerinin hastalığın önlenmesinde önemli rol oynadığını vurguluyor.



