İstanbul (Rûdaw) - İstanbul’un kalbinde, tarihi 1650 yıl öncesine dayanan Valens Kemeri'nin (Bozdoğan Kemeri) yanı başında, Kürtlere has kültürün adeta kokusunun duyulduğu özel bir alan bulunuyor.
“Kadınlar Pazarı” veya “Siirt Pazarı” olarak bilinen bu bölge, İstanbul’da yaşayan Kürtler için temel bir kültürel ve sosyal alan haline gelmiş durumda.
İstanbullu Kürtler, yazın kavurucu sıcağında Bizans döneminden kalan bu tarihi yapının serinliğine sığınıyor. Burada bir araya gelen Kürtler, çaylarını yudumlarken Kürtçenin tatlı lehçeleriyle sohbet ediyorlar.
Pazara gelenlerin her biri İstanbul’un farklı bir ilçesinden veya semtinden geliyor. Kimisi Kürt derneklerini ve kurumlarını ziyaret etmek, kimisi Kürt kahvehanelerinde oturmak, kimisi de Kürt şehirlerinden getirilen yöresel yiyecek ve içecekler için rotasını Fatih’teki Kadınlar Pazarı’na çeviriyor.
“Sanki Kürdistan’ın bir parçasına gelmişsiniz gibi”
Diyarbakır Silvanlılar Derneği Yöneticisi Ömer Mengil, bölgenin özelliğine dair şunları söylüyor:
“İnsan Valens Kemeri ve Kadınlar Pazarı’na geldiğinde, sanki Kürdistan’ın bir parçasına gelmiş gibi hissediyor. Çünkü buradaki esnaf ve mahalle sakinlerinin yüzde 80’i Kürtlerden oluşuyor. Siirt, Diyarbakır, Silvan ve Bitlis’ten pek çok kişi burada. İnsan buraya geldiğinde nefes alıyor.”
“Burası serin, pazar ise ucuz”
Batmanlı emekli Şefik Bulut da dostlarını görmek için sık sık pazara geldiğini belirterek şöyle konuştu:
“7 yıldır İstanbul’da yaşıyorum. Bazen dost ve arkadaşları görmek için buraya geliyorum. Buraya geldiğimde kendimi memleketteymişim gibi hissediyorum. Çünkü burada Kürtler var; oturup konuşuyor, dertleşiyoruz. Ayrıca burası serin ve güzel; buranın çayı da gezmesi de keyifli. Üstelik Kadınlar Pazarı oldukça ucuz.”
Kürt kurum ve kuruluşlarının merkezi
Pazarın çevresinde Nûbihar Yayınları ve Barış Anneleri Meclisi yer alıyor. Ayrıca Silvan, Batman ve Siirt dernekleri ile Kürdistan Yurtseverler Partisi (PWK) İstanbul İl Teşkilatı da burada bulunuyor.
Valens Kemeri ve Kadınlar Pazarı, bu kültür ve toplum merkezlerinin varlığıyla ana bir merkez haline gelmiş durumda. Burası İstanbul’da yaşayan Kürt aydınları, yazarları, gazetecileri, siyasetçileri ve sanatçıları için de en önemli buluşma noktası.
“Memleket nostaljisini burada yaşıyoruz”
Yazar ve gazeteci Salih Kevirbirî de 25 yılı aşkın süredir burayı düzenli olarak ziyaret edenlerden biri. Kevirbirî bölgenin önemini şu sözlerle anlattı:
“Gerçekten de 25 yılı aşkın süredir buraya geliyorum. Eskiden Taksim bölgesindeki Kürt kurumlarında çalışırken bile işimiz bittiğinde dinlenmek için buraya gelirdik. Burası İstanbullu Kürtler için bir randevu ve buluşma merkezi haline geldi. İstanbul’un en serin yerlerinden biri. Kürtler buraya gelip surların gölgesinde, şu küçük kürsülerde oturuyor ve memleket nostaljisini yeniden yaşıyorlar.”
Siirt ve Bitlis büryanından dağ bitkilerine kadar...
Kadınlar Pazarı, Siirt ve Bitlis’in meşhur büryan kebabı restoranlarıyla da nam salmış durumda.
Kasaplar, yoğurtçular, peynirciler ve Kürt illerinden gelen şifalı ot ve bitkilerin satıcıları bu pazarda oldukça yoğun. Yolu bu pazara düşenlerin çoğu, önce büryan kebabını yiyor, ardından Valens Kemeri'nin gölgesinde oturup "Kurdewari" (Kürt usulü) demlenmiş bir çay içiyor.


