Haber Merkezi - Erkek üreme sağlığına ilişkin son araştırmalar, bilim dünyasında geniş yankı uyandırdı. Araştırmacılara göre son 50 yılda erkeklerde ortalama testosteron seviyelerinde dikkat çekici bir düşüş yaşandı. Ancak bu düşüşün nedenleri konusunda bilim insanları arasında henüz tam bir görüş birliği bulunmuyor.
Uzmanlar, testosteron seviyelerindeki gerilemenin yaşam tarzı değişikliklerinden çevresel faktörlere kadar birçok nedenden kaynaklanabileceğini değerlendirirken, konuyla ilgili daha fazla bilimsel araştırmaya ihtiyaç olduğunu vurguluyor.
"Testosterondaki bu düşüş akıl almaz"
Araştırmayı yürüten isimlerden Prof. Hagai Levine, elde edilen bulguların ciddiyetine dikkat çekerek, "Testosteronun yüzde 50 azalması akıl almaz bir şey" değerlendirmesinde bulundu.
Söz konusu çalışma, Levine ve ekibinin daha önce kamuoyunda "spermageddon" olarak anılan, küresel sperm sayısındaki düşüşü ortaya koyan araştırmalarının devamı niteliğini taşıyor.
Konu yalnızca bilim çevrelerinde değil, siyaset dünyasında da tartışılıyor. ABD Sağlık Bakanı Robert F. Kennedy Jr., sperm sayılarındaki düşüşü "varoluşsal bir kriz" olarak nitelendirirken, araştırmalar küresel ölçekte yeni bir tartışmayı da beraberinde getirdi.
Bilim insanları arasında görüş ayrılığı var
The Guardian'ın aktardığına göre, testosteron seviyelerindeki düşüş iddiası dikkat çekse de tüm uzmanlar aynı görüşü paylaşmıyor.
Manchester Üniversitesi Androloji Profesörü Allan Pacey, bazı araştırmaların belirli verileri öne çıkardığını savunarak, kendi ekibinin daha güncel yöntemlerle yürüttüğü çalışmaların önceki araştırmalarda öne sürülen ölçüde bir sperm sayısı düşüşüne işaret etmediğini belirtiyor.
Buna karşın bazı araştırmacılar ise değişimin gerçek olduğunu ve bunun modern yaşam koşullarıyla bağlantılı olabileceğini düşünüyor.
Imperial College London'dan Prof. Channa Jayasena'ya göre, dünya genelinde obezite ve diyabet vakalarındaki artış testosteron seviyelerindeki düşüşün önemli nedenlerinden biri olabilir. Uzmanlar, vücut yağ oranındaki artışın hormon üretimini olumsuz etkileyebileceğini ifade ediyor.
Bunun yanı sıra mikroplastikler, hava kirliliği ve çeşitli kimyasalların erkek üreme sağlığı üzerindeki olası etkilerine ilişkin araştırmalar da sürüyor.
Uzmanlardan kontrolsüz hormon kullanımına uyarı
Araştırmacıların dikkat çektiği bir diğer konu ise sosyal medyada giderek yaygınlaşan "t-maxxing" akımı.
Testosteron seviyesini doğal yollarla artırmayı ya da hormon kullanmayı teşvik eden bu çevrim içi akımla birlikte bazı erkeklerin herhangi bir tıbbi değerlendirme yaptırmadan düşük testosteron tanısı koyarak hormon iğnesi veya jel kullanmaya yöneldiği belirtiliyor.
Ancak uzmanlara göre bu uygulama beklenenin tam tersine sonuçlar doğurabiliyor. Dışarıdan alınan testosteronun beynin doğal hormon üretim mekanizmasını baskılayabileceği, bunun da sperm üretiminin azalmasına hatta durmasına yol açabileceği ifade ediliyor.
Doktorlar, çözümün kontrolsüz hormon kullanımında değil; obeziteyle mücadele, düzenli fiziksel aktivite, sağlıklı beslenme ve çevresel risklerin azaltılmasında olduğunu vurguluyor.
Yeni tedavi yöntemleri geliştiriliyor
Bilim dünyasında erkek üreme sağlığına ilişkin tartışmalar sürerken, kısırlık tedavisine yönelik yeni teknolojiler de geliştiriliyor.
Uzmanlar, yapay zekâ destekli sperm seçimi ve laboratuvar ortamında üretilen sperm hücreleri gibi yenilikçi yöntemlerin gelecekte erkek kısırlığının tedavisinde önemli bir rol üstlenebileceğini belirtiyor.



