Erbil (Rûdaw) - Dünya genelinde yüz milyonlarca insan açlık ve gıda yetersizliğiyle mücadele ederken, Birleşmiş Milletler (BM) ve Gıda ve Tarım Örgütü'nün (FAO) yayımladığı son raporlar gıda israfındaki korkutucu artışı gözler önüne seriyor. Verilere göre her yıl en çok gıdanın çöpe atıldığı ülkeler arasında Suriye ve Irak ön sıralarda bulunuyor.
BM Çevre Programı'nın (UNEP) tahminlerine göre, dünya genelinde kişi başına düşen yıllık ortalama gıda israfı 132 kilogram seviyesinde seyrederken, özellikle sıcak iklime sahip Ortadoğu ülkelerinde bu oran çok daha yüksek seviyelere ulaşıyor.
Kişi başı yıllık 227 kilogramlık israfla Suriye, Maldivler'in (260 kilogram) ardından dünyada ikinci sırada yer alıyor. Suriye'yi kişi başı yıllık 205 kilogramlık israfla Irak takip ediyor.
Türkiye'de bir kişi yılda ortalama 163 kilogram, İran'da ise 135 kilogram gıdayı çöpe atıyor. Buna karşılık İspanya gibi bazı ülkeler, kişi başına yıllık 39 kilogramlık oranla en düşük israf seviyelerinden birini kaydediyor.
Tarladan sofraya kadar geçen süreçteki gıda kaybı ve israfı, küresel ekonomiye yıllık 1 trilyon dolardan fazla zarar veriyor.
FAO verilerine göre, dünya genelinde üretilen gıdanın yaklaşık yüzde 13'ü hasattan sonra, henüz mağazalara ulaşmadan depolama ve taşıma aşamalarında bozuluyor ve bunun yıllık maliyeti 400 milyar doları aşıyor.
Tüketici boyutunda ise marketler, restoranlar ve evler, mevcut gıdanın yaklaşık beşte birini çöpe atıyor. Bu miktar yılda yaklaşık 1,05 milyar tona, yani 52,5 milyon kamyon dolusu yiyeceğe denk geliyor. İsrafın yüzde 60'ı evlerde, yüzde 28'i hizmet sektöründe, yüzde 12'si ise perakende satış noktalarında gerçekleşiyor.
Çöpe giden bu gıdaların üretimi için Kanada'nın yüzölçümünden daha büyük bir alana denk gelen 1,4 milyar hektar tarım arazisi kullanılırken, atıkların çöplüklerde yaydığı metan gazı küresel sera gazı emisyonlarının yüzde 10'una neden oluyor.
Devasa boyutlara ulaşan bu israf tablosu, açlığın insanlık için hala en büyük krizlerden biri olduğu bir dönemde yaşanıyor.
BM'nin Gıda Güvenliği ve Beslenme Durumu raporuna göre, 2025 yılında dünya nüfusunun yüzde 7,8'ine denk gelen 645 milyon kişi açlıkla karşı karşıya kaldı.
Bu oran üst üste üçüncü yıldır düşüş gösterse de, koronavirüs salgını öncesine göre hala 61 milyon daha fazla. Açlık krizinin en derin yaşandığı Afrika kıtasında 309 milyon kişi yetersiz beslenmeyle mücadele ediyor ve bu rakam dünyadaki toplam aç nüfusun yaklaşık yarısını oluşturuyor. Asya'da 292 milyon, Latin Amerika ve Karayipler'de ise 32 milyon kişi gıda yetersizliği yaşıyor.
Öte yandan, 2026 Küresel Açlık Endeksi verileri tehlikenin boyutunu daha da netleştiriyor. Sekiz ülkede açlık seviyesi "tehlikeli" boyutlarda sınıflandırılırken, bu ülkelerin yedisi Afrika'da bulunuyor.
122 ülke arasında en kötü durumda olan Somali'yi Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Çad ve Madagaskar izliyor. Raporlarda ayrıca Sudan, Güney Sudan, Burundi ve Yemen'in de açlık krizinde tehlikeli seviyede yer aldığı, ancak süren savaşlar ve veri eksikliği nedeniyle bu ülkelere kesin bir endeks puanı verilemediği belirtiliyor.



