Süleymaniye (Rûdaw) - Süleymaniye’de "Lalezar olayları" kapsamında yargılanan Lahur Şeyh Cengi 5 yıl 3 ay, kardeşi Polad Şeyh Cengi ise 3 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı. Mahkemede suçlamaları reddeden Lahur Şeyh Cengi, "Beni idam edin ama diğer tutukluları serbest bırakın" dedi.
15 Ekim 2026 sabahı erken saatlerden itibaren Süleymaniye Mahkemesi önünde yoğun bir hareketlilik yaşandı. Mahkeme girişinde rutin işlemleri için gelen vatandaşların yanı sıra, üzüntülerinin sembolü olarak siyah kıyafetler giyen "Lalezar olayları" tutuklularının yakınları uzun kuyruklar oluşturdu.
Tutuklu yakınları, gazeteciler ve savunma avukatlarıyla birlikte Lahur Şeyh Cengi ve beraberindeki 11 sanığın yargılanacağı duruşma salonuna alındı. Yaklaşık 100 kişinin takip ettiği duruşmada, mahkeme heyetinin yerini almasının ardından sanıklar salona getirildi.
Lahur Şeyh Cengi salona gülümseyerek girdi
Duruşma salonuna açılan küçük odadan ilk olarak Lahur Şeyh Cengi çıktı. Kısa kollu beyaz bir gömlek giyen ve sol kolunda siyah bir saat bulunan Cengi, salondakileri gülümseyerek selamladı. Ten renginin solgunlaşması dışında Cengi’nin yüzünde cezaevi koşullarının olumsuz bir izi görülmedi.
Ardından kardeşi Polad Şeyh Cengi ve Rêbwar Hami Hacı Gali’nin de aralarında bulunduğu 11 sanık peş peşe salona alınarak sanık kafesine geçti. Sanıklardan Rêbwar Hami’nin yeşil renkli geleneksel Kürt kıyafeti (ketafi), diğer sanıkların çoğunun ise beyaz kıyafetler giydiği görüldü. Lacivert bir tişört giyen ve dirseklerini sanık kafesinin demirlerine dayayan Polad Şeyh Cengi’nin, ağabeyi Lahur’un aksine oldukça ifadesiz ve durgun olduğu dikkat çekti.
Sanıklardan siyah gömlekli, uzun sakallı ve gözlüklü Rêbwar Kudret’in talebi üzerine kendisine oturması için sandalye verilirken, diğer 11 sanık duruşmayı ayakta takip etti.
Savcı ek ceza istedi, Lahur Şeyh Cengi tepki gösterdi
Mahkeme başkanının söz verdiği kadın savcı, 30 dakikayı aşan mütalaasında Lahur Şeyh Cengi’nin Ceza Kanunu’nun 56’ncı maddesinin yanı sıra 57’nci maddeden de cezalandırılmasını talep etti. Savcı ayrıca, haklarındaki suçlamalar sabit görülmediği gerekçesiyle sanıklardan Ömer Şêxe ve Keywan Muhammed’in beraatini istedi.
Savcının mütalaasını dinleyen Lahur Şeyh Cengi’nin, iddialara tepki olarak sık sık başını iki yana salladığı ve zaman zaman alaycı bir tebessümle karşılık verdiği görüldü. Salonun havalandırmasının yetersiz kalması nedeniyle terleyen Cengi ve Rêbwar Hami, ellerindeki beyaz kağıtlarla kendilerini serinletmeye çalıştı.
“Beni idam edin ama diğer tutukluları bırakın”
Savcının ardından mahkeme başkanından söz alan Lahur Şeyh Cengi, hakkındaki suçlamaları reddederek şu ifadeleri kullandı:
"Benden ve arkadaşlarımdan alınan ifadelerin içeriğiyle oynandı, sözlerimiz çarpıtıldı. Bir yıl iki aydır cezaevindeyim ve sadece bir kez ifadem alındı. Bu reva değil. Sayın Hakim, lütfen Süleymaniye’ye zulmetmeyin. Bana ne yaparsanız yapın, beni idam edin ama diğer tutukluları serbest bırakın."
Cengi’nin avukatı da savcılık mütalaasını reddederek, müvekkillerinin ifadelerinin işkence ve baskı altında alındığını ve tutanakların değiştirildiğini savundu.
Sanık Rêbwar Kudret: Ben deli değilim
Mahkeme başkanının diğer sanıklara söz hakkı vermesi üzerine konuşan Rêbwar Kudret ise hakkında çıkan iddialara yanıt verdi.
Keskin nişancı birliğinde görev yaptığını belirten Kudret, "Sayın Hakim, kamuoyunda benim deli olduğum yönünde söylentiler yayıldı. Ben deli değilim ancak 2016 yılından beri sağlık sorunum var. Yoğun stres nedeniyle beynimdeki bir damara yeterince kan gitmiyor. En son 2021 yılında tedavi için yurt dışına gittim" dedi.
Araya giren Lahur Şeyh Cengi de Kudret’i doğrulayarak, "Tedavi olması için kendisini bizzat defalarca yurt dışına gönderdim" ifadelerini kullandı.
Duruşma arasında "yeşil ip" diyaloğu
İfadelerin ardından mahkeme heyeti karar için duruşmaya ara verdi. Ara sırasında salon dışında Lahur ve Polad Şeyh Cengi’nin kız kardeşi Awat Şeyh Cengi ile bir Asayiş subayı arasında geçen diyalog dikkat çekti.
Asayiş subayının gülerek, "Elinizdeki o yeşil ip nedir, belli ki hala YNK’lisiniz?" diye sorması üzerine Awat Şeyh Cengi tebessümle, "Hayır, bu Şeyh Abdulkadir Geylani’nin bezidir, YNK ile bir ilgisi yok" yanıtını verdi.
Karar açıklandı: Cezalar protestolarla karşılandı
Aranın ardından yeniden başlayan oturumda mahkeme başkanı, Lahur Şeyh Cengi ve 11 sanığın 56’ncı madde uyarınca cezalandırılmasına hükmetti.
Mahkemenin açıkladığı kararlar şöyle:
- Lahur Şeyh Cengi: 5 yıl 3 ay hapis
- Polad Şeyh Cengi: 3 yıl 6 ay hapis
- Rêbwar Hami Hacı Gali: 2 yıl hapis
Diğer sanıklardan bazılarına 2 yıl 6 ay, bazılarına ise 1 yıl 6 ay hapis cezası verilirken; tutuklu sanıklar Ömer Şêxe ve Keywan Muhammed’in tahliyesine karar verildi.
Kararın okunmasının ardından Lahur Şeyh Cengi ve salondaki izleyicilerin bir kısmı hükümleri alkışlarla protesto etti. Sanık yakınları gözyaşları ve tepkiler eşliğinde salonu terk ederken, Lahur Şeyh Cengi’nin avukatları kararı temyize (Yargıtay) taşıyacaklarını açıkladı.

.webp&w=3840&q=75)

