New York (Rûdaw) – Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Suriye’deki neredeyse tüm Kürt hareketleriyle çok iyi ilişkilere sahip olduklarını belirterek, Suriye Demokratik Güçleri (DSG) ve Mazlum Abdi’yi de bu kapsamda saydı. Lavrov, ilgili tarafların Rusya’nın bir rol üstlenmesini istemesi halinde yardıma hazır olduklarını söyledi.
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu toplantıları sonrası New York’ta düzenlediği basın toplantısında Rûdaw New York muhabiri Namo Abdullah’ın sorusunu yanıtlayan Lavrov, Suriye’deki Kürtlerin durumu ve yeni Suriye Anayasası’nda Kürt haklarının güvence altına alınmasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
“Neredeyse tüm Kürt hareketleriyle çok iyi ilişkilerimiz var”
Lavrov, Suriye’deki Kürt hareketleriyle ilişkilerine dikkat çekerek, “Suriye Demokratik Güçleri de dahil olmak üzere neredeyse tüm Kürt hareketleriyle çok iyi ilişkilerimiz var. Sayın Mazlum’la da...” dedi.
Kürt hareketlerinin daha önce yaşadıkları krizlerde Rusya’ya başvurduğunu belirten Lavrov, Donald Trump’ın ilk başkanlık döneminde ABD’nin Suriye’nin kuzeydoğusundan çekileceğini açıklamasının ardından DSG’nin Rusya’dan yardım istediğini söyledi.
Lavrov, “Bunun üzerine Suriye Demokratik Güçleri hemen bize başvurdu: ‘Lütfen bu süreçlerde bize yardımcı olun.’ Yardım etmeye başladık” ifadelerini kullandı.
“Taraflar isterse dinlemeye hazırız”
ABD’nin daha sonra Suriye’ye geri döndüğünü ve DSG’nin Rusya’ya olan ilgisinin azaldığını belirten Lavrov, “Dolayısıyla biz her zaman yardım sağlamaya hazırız” dedi.
Suriye’nin kuzeydoğusunun Şam’daki merkezi yönetimle ilgili belgeyi gönüllü olarak imzalamayı kabul ettiğini belirten Lavrov, bunun “onların egemen kararı” olduğunu ifade etti.
Rusya’nın gelecekte Suriye’de rol üstlenmesine ilişkin ise Lavrov, “İlgili tarafların Rusya’nın bir rol üstlenmesini istediği bir durum olursa, biz dinlemeye hazırız” diye konuştu.
“Kürtçe dilinin yasaklandığını duymadım”
Rûdaw muhabiri Namo Abdullah’ın Kürtlerin dilsel, kültürel ve siyasi haklarının yeni Suriye Anayasası’nda güvence altına alınması konusunda Rusya’nın Suriyeli yetkililerle görüşmelerinde girişimde bulunup bulunmadığı yönündeki sorusuna Lavrov, Kürtçe konusunda herhangi bir yasaklama duymadığını söyledi.
Lavrov, “Kürtçe dilinin yasaklandığını duymadım, hiç duymadım” ifadelerini kullandı.
Rus Bakan, Suriye’deki durumun Ukrayna’daki durumla aynı olmadığını belirterek, Ukrayna yönetiminin “milliyetçi görüşlerini” uyguladığını söyledi.
Namo Abdullah: Geçen ay Suriye’de Kürtlerin öncülüğündeki Özerk Yönetim, on yılı aşkın bir süredir faaliyet gösterdikten sonra sona erdi. Şimdi Suriye’deki Kürtler, dilsel ve kültürel haklarının yanı sıra ülkedeki siyasi haklarını korumak için mücadele ediyor.
Rusya uzun süredir kendisini tüm Ortadoğu’da Kürt haklarının destekçisi olarak tanıtıyor. Suriyeli mevkidaşlarınızla yaptığınız görüşmelerde, önümüzdeki süreçte Kürt haklarının yeni Suriye Anayasası’nda güvence altına alınması için baskı yapıyor musunuz?
Sergey Lavrov: Bakın, sevgili meslektaşım, Suriye Demokratik Güçleri de dahil olmak üzere neredeyse tüm Kürt hareketleriyle çok iyi ilişkilerimiz var. Sayın Mazlum’la da...
Sanırım bu insanları tanıyoruz. Ne zaman bir kriz yaşasalar, örneğin Amerikalılar onları desteklemeyi bıraktığında...
Bu, Donald Trump’ın ilk döneminde onların Suriye’nin kuzeydoğusundan çekileceğini açıkladığı zamandı.
Bunun üzerine Suriye Demokratik Güçleri hemen bize başvurdu: “Lütfen bu süreçlerde bize yardımcı olun.” Yardım etmeye başladık.
Daha sonra Amerikalılar geri döndü ve Suriye Demokratik Güçleri’nin bize olan ilgisi azaldı.
Dolayısıyla biz her zaman yardım sağlamaya hazırız.
Ancak Suriye’nin kuzeydoğusunun gönüllü olarak Şam’daki merkezi yönetimle ilgili belgeyi imzalamayı kabul etmiş olması bir gerçek. Bu onların egemen kararıdır.
Kürtçe dilinin yasaklandığını duymadım, hiç duymadım. Bu, Ukrayna rejimi gibi değil; rejim gerçekten kendi milliyetçi görüşlerini uyguluyor.
Dolayısıyla şunu anlamak istiyorum: Gelecekte, ilgili tarafların Rusya’nın bir rol üstlenmesini istediği bir durum olursa, biz dinlemeye hazırız.



