Erbil (Rûdaw) - Rojava’nın Kobani kentindeki cezaevinde çıkan yangın ve dumanlar nedeniyle hayatını kaybeden 24 yaşındaki üç çocuk babası Bozan Dali, tahliyesine sadece birkaç gün kala yaşamını yitirdi.
Rûdaw’ın Nûroj bültenine konuk olan Bozan Dali’nin dayısı Ahmed Cimo, yeğeninin başına gelen trajik olayı anlattı.
Bozan Dali, 5, 4 ve 2 yaşlarında üç çocuk babasıydı.
Mart ayından bu yana tutuklu bulunan Bozan’ın bugün (pazar) serbest bırakılması gerekiyordu. Ancak çocuklarının kucağına dönmesi beklenirken ailesine cansız bedeni teslim edildi.
Dayı Ahmed Cimo, acı haberi alış anını şu sözlerle paylaştı:
"Fırat’ın doğusunda Asayiş güçleri arasında yer alan bir yeğenim beni arayarak cezaevinde yangın çıktığını, yeğenimin de içeride olduğunu söyledi. Hızla Kobani’ye gittik. Bazı kişilerin kaçtığını, bazılarının ise hayatını kaybettiğini söylediler. Hastaneleri aradık ama bulamadık. Daha sonra Askeri Hastaneye gittik ve cenazesini orada bulduk."
"Dumanlar nedeniyle boğularak öldüler"
Bozan ve arkadaşlarının yanarak değil, duman nedeniyle boğularak hayatını kaybettiğini vurgulayan Ahmed Cimo, "Kendi gözümle 8 cenaze gördüm. Yüzleri yanmamıştı, vücutlarında büyük bir yanık izi yoktu; hepsi dumandan boğulmuştu" dedi.
"Kapıları açacak kimse yok muydu?"
Olayın çıkış nedenine değinen Ahmed Cimo, yaşanan son olayların ardından mahkumların Halep cezaevlerine nakledileceği yönünde söylentiler çıktığını ve mahkumların bunu reddettiğini belirtti:
"Mahkumlar, 'Kobani’de ölürüz ama Halep’e gitmeyiz' demişler. Bu yüzden cezaevini ateşe vermişler. O odada 26 kişi vardı. Bizim sorumuz şu: Kapıları onlara açacak kimse yok muydu? Eğer o kapı açılsaydı bu felaket yaşanmazdı."
Dayı Cimo, yeğeninin cezaevindeyken kendisine söylediği şu sözleri aktardı:
"Her cumartesi onu ziyarete giderdik. 'Suçsuz yere bu cezaevine girdik, beni çıkarmazsanız kendimi yakarım' diyordu. Onu sağ salim göreceğimizi sanıyorduk ama maalesef cenazesini uğurladık."
Göçlerle geçen bir hayat
Aslen Kobani’nin Xanika Evdoyê köyünden olan Bozan Dali’nin ailesi uzun süredir Serêkaniyê’de yaşıyordu. Nusra Cephesi’nin saldırılarıyla birlikte annesi ve dört kız kardeşiyle birlikte Türkiye’ye göç eden Bozan, daha sonra Kobani’ye geri dönmüştü. IŞİD’in Kobani saldırılarından sonra ailesi dağılan Bozan’ın ve kız kardeşlerinin bakımını dayıları üstlenmişti.
Dayısı Ahmed, yeğeninin hayallerini şu sözlerle anlattı:
"Herkes gibi yaşamak, geçimini sağlamak ve çocuklarının okuyup doktor olmasını istiyordu. Hayallerine ulaşmasına izin vermediler."
"Yöneticilerin taziye dilemesini kabul etmiyorum"
Ailenin şeffaf ve adil bir soruşturma talep ettiğini belirten Ahmed Cimo, Kobani yönetimi yetkililerinin taziye ziyaretine gelmesini kesin bir dille reddettiğini söyledi:
"Çadırımızı kurduk ama yöneticilerin çadırıma gelmesini kabul etmiyorum. Bozan bu zulüm ve çaresizlik yüzünden üç kez göç etmek zorunda kaldı.
Bu felaketin doğrudan sorumlusu yönetimdir, çünkü kapılar açılmadı. Tek isteğimiz gerçeğin ortaya çıkmasıdır."
Edinilen bilgilere göre Kobani’de iki günlük yas ilan edilirken, trajik olayda hayatını kaybedenlerin cenazelerinin düzenlenecek törenle defnedilmesi bekleniyor.


.webp&w=3840&q=75)