Erbil (Rûdaw) - Almanya’da 10 yıl önce yolları kesişen ancak birbirlerinin dilini dahi bilmeyen Polonyalı Natalia ile Kobanili Mahir, teknolojinin yardımıyla imkansızı başardı.
İletişim kurmak için Google Translate kullanan çift, bugün iki çocuklu mutlu bir yuvanın sahibi.
Bazı aşk hikayeleri sadece duyguyla değil, sabır ve teknolojiyle inşa ediliyor. Polonyalı Natalia ve Rojava’nın Kobani kentinden Almanya’ya göç eden Mahir Remo’nun hikayesi, tam da bu türden.
2014 yılında Almanya’da tanışan gençlerin önündeki en büyük engel ne vizeydi ne de mesafe; tek engel dildi.
"Kaşlarına aşık oldum, ekrandan konuştum"
Natalia, Mahir’i ilk gördüğü anı gülümseyerek hatırlıyor: "Mahir’in bakışlarından ve kaşlarından çok etkilendim. Ama ne o Lehçe biliyordu ne de ben Kürtçe. Elimizde sadece telefonlarımız vardı. Google Translate sayesinde birbirimize cümleler yazmaya başladık. Bazen yanlış çevirilerle güldük, bazen saatlerce ekran başında birbirimizi anlamaya çalıştık."
Aşk onlara yeni bir dil öğretti
Uzun süre teknoloji yardımıyla aşklarını sürdüren çift, bu süreci kendilerini geliştirmek için bir fırsata dönüştürdü. Birbirlerine daha yakın olabilmek için birlikte Almanca kursuna giden Natalia ve Mahir, Almancayı ana dilleri gibi konuşmaya başlayınca evlilik kararı aldı.
Erbil, Kobani ve Kamışlo’ya ziyaret
Natalia’nın Mahir’e olan aşkı, zamanla Mahir’in köklerine olan bir sevgiye de dönüştü. Kürt kültürünü benimseyen Polonyalı gelin, eşiyle birlikte Erbil, Kobani ve Kamışlo’yı ziyaret etti. Şu an aktif olarak Kürtçe öğrenen Natalia, "Kalbim artık sadece Mahir için değil, Kürdistan’ın o sıcak insanları ve doğası için de atıyor" diyor.
Sınır tanımayan mutluluk
Din ve kültür farklılıklarını "zenginlik" olarak gören çift, şu an Almanya’da iki çocuklarıyla birlikte huzurlu bir yaşam sürüyor. Natalia ve Mahir’in hikayesi, teknolojinin doğru kullanıldığında kalpler arasında nasıl bir köprü kurabileceğinin ve gerçek sevginin hiçbir dil bariyerine takılmayacağının en güzel örneği olarak görülüyor.


