Suriye Kürt Ulusal Konseyi (ENKS) Başkanı ve Suriye Kürdistan Demokrat Partisi (PDK-S) Genel Sekreteri Muhammed İsmail, Rûdaw’a verdiği özel mülakatta Suriye’nin geleceği ve Kürtlerin statüsüne dair açıklamalarda bulundu.
16 Ağustos 2026 tarihinde Kamışlo’daki PDK-S ofisinde Rûdaw TV’den Dilbixwin Dara’nın sorularını yanıtlayan Muhammed İsmail, "Kürtlerin temel duruşu, federalizmin Suriye için, ülkenin sorunlarını çözmek ve kalkınmak adına en iyi sistem olduğudur. Birleşik Arap Emirlikleri örneğine bakın; hepsi Arap olmasına rağmen federal bir yapı ile büyük bir ilerleme kaydettiler" ifadelerini kullandı.
Yıl başında Halep’deki Kürt mahallelerinde yaşanan ve ardından diğer bölgelere uzanan askeri çatışmalara dikkat çeken İsmail, "Doğrusunu söylemek gerekirse Kürtlerin ağırlığı ve onuru zedelendi; bu durum birçok dengenin gevşemesine neden oldu" dedi.
"Anayasa hazırlıklarımızı tamamladık"
ENKS bünyesindeki hukuk ofisinin yeni Suriye anayasası için çeşitli öneriler hazırladığını belirten Muhammed İsmail, yerel yönetimleri düzenleyen 107 Sayılı Yasa’nın genişletilmesi, ademi merkeziyetçilik ve federalizm modelleri üzerinde çalıştıklarını söyledi.
İsmail, "Hangi terimin bu aşama için daha uygun olduğunu ve milletimizin çıkarlarını nasıl koruyacağımızı tartışıyoruz, kendimizi her türlü senaryoya hazırladık" dedi.
"Kürdistan isminden vazgeçmeyiz"
Partisinin ismine yönelik tartışmalara da değinen PDK-S lideri, "Gelecek kongremizde partimizin ismindeki 'Kürdistan' ibaresini değiştirmemiz söz konusu bile olamaz. Bu konuda hiçbir şüphe yok, ismimizi koruyacağız" dedi.
İsmail ayrıca, "Rojava Kürdistanı" yerine sadece "Rojava" (Batı) ifadesinin kullanılmasından rahatsızlık duyduklarını dile getirdi.
Suriye Parlamentosu’ndaki ENKS temsili
Suriye Parlamentosu’ndaki Kürt vekillerin durumuna da açıklık getiren Muhammed İsmail, parlamentoda yer alan 12 Kürt milletvekilinden 6’sının ENKS üyesi olduğunu açıkladı.
İsmail, parlamentoya gidiş amaçlarını iki temel maddede özetledi: "Birincisi, halkımızın haklarını savunmak ve yasaların bölge halkının lehine çıkmasını sağlamak. İkincisi ise Suriye’deki diğer tüm bileşenlerle sağlıklı ve güçlü ilişkiler kurmaktır."
Suriye Kürt Ulusal Konseyi (ENKS) Başkanı ve Suriye Kürdistan Demokrat Partisi (PDK-S) Genel Sekreteri Muhammed İsmail ile röportajın tamamı:
Rûdaw: Değerli izleyiciler, iyi günler. Kamışlo’dayım. Rojava’nın ve Suriye’nin geleceği konusunda Suriye Kürt Ulusal Konseyi (ENKS) ve Suriye Kürdistan Demokrat Partisi’nin (PDK-S) tutumunun ne olduğunu öğrenmek istedim. Kuşkusuz Rojava’da büyük bir güçler ve burada Kürt halkının bir kesimini temsil ediyorlar. Bu soruları ENKS Başkanı ve PDK-S lideri Muhammed İsmail’e sormak istedim. Sayın Muhammed İsmail, nasılsınız? Hoş geldiniz. Konuşulacak çok konu var.
Muhammed İsmail: Hoş bulduk, Kamışlo’ya hoş geldiniz.
Rûdaw: Çok sağ olun. Sağlığınız nasıl?
Muhammed İsmail: İyidir; genelde "Allah’tan yana iyidir, kullardan yana da sorun yoktur" derler.
Rûdaw: Şimdi iyisiniz o zaman! Hem Allah’tan yana hem de...
Muhammed İsmail: Allah’a şükür, iyiyim.
Rûdaw: Suriye Parlamentosu’nda 12 Kürt milletvekili var. Bunlardan kaçı sizin üyeniz?
Muhammed İsmail: 12 üyeden 6’sı ENKS (Suriye Kürt Ulusal Konseyi) üyesidir.
Rûdaw: 6 üyeniz mi Suriye Parlamentosu’nda?
Muhammed İsmail: Evet, ENKS üyesidirler.
Rûdaw: PDK-S milletvekili değiller mi?
Muhammed İsmail: Hayır, PDK-S milletvekili değil, ENKS milletvekilidirler.
Rûdaw: Fakat parlamento açıldığında kimse "Biz ENKS üyesiyiz veya PDK-S üyesiyiz ya da PDK-S yöneticisiyiz" demedi. Yani onların sizin tarafınızdan parlamentoya girdiği pek belli olmadı.
Muhammed İsmail: ENKS ve PDK-S, her ikisi de milletine ve davasına hizmet etmek için oraya gitti. İki temel amaçları var: Birincisi; kendi halkının haklarını savunmak ve yasaların hem Suriye halkının hem de bölgenin yararına çıkmasını sağlamak. Sadece Kürtler için değil, bölgedeki tüm halklar ve bileşenler için. İkincisi; Suriye’deki diğer bileşenlerle ilişkiler kurmak ve Suriye milletine Kürtlerin kim olduğunu, ne olduklarını anlatmak. Çünkü Baasçılar, Suriyelilerin zihnine Kürtlerin Suriye’yi parçalamak ve ayrılmak için kılıç kuşandığı fikrini ekti. Milletvekillerinin görevi, parlamentoda genel olarak Suriye halkının temsilcisi olmak, iyi ilişkiler kurmak; Kürt gerçeğini, taleplerini, tutumunu, varlığını, haklarını ve Kürtçenin özel durumunu insanlara tanıtmaktır. Oraya gidip daha ilk oturumda Kürdistan bayrağı kaldırıp "Biz geldik" demekle olmaz. İlk oturumdan itibaren meselenin duygusal bir yaklaşımla ele alınmaması gerektiğini söylemeliyim; bu sadece duygusal bir mesele değil.
Rûdaw: Yani siz orada kim olduklarını söylememelerinin büyük bir sorun olmadığını ve bunun normal olduğunu mu söylüyorsunuz?
Muhammed İsmail: Hayır, sorun değil.
Rûdaw: Peki, Rojava’daki Kürt halkını temsil edebilecekler mi?
Muhammed İsmail: Milletvekili sayısına bakarsak sayımız az. Ancak hükümet ne dediyse onu yaptı. Doğrudur, sayı azdır ve biz "ya hep ya hiç" diyemeyiz; adım adım ilerliyoruz. Biz ENKS ve PDK-S olarak orada yer almayı ve var olmayı hedefledik. 12 üye içerisinde 6’sı ENKS üyesidir. Diğer 6’sı da iyi ve değerli insanlardır; biz ENKS üyeleri ile diğer temsilciler arasında bir ayrım yapmıyoruz. Onlar da başka insanların temsilcileridir; ikisi hükümete bağlıdır ve iyi, değerli Kürtlerdir. İkisi bağımsızdır ve çok iyi gençlerdir. Diğer ikisi ise sivil toplumdan ve PYD’ye yakın çevrelerdendir, onlar da değerli gençlerdir. Hepsi birlikte güzel şeyler sunabilirler. Temel mesele her 12 milletvekilinin hep birlikte halkla ve diğer kesimlerle bağ kurabilmesi, kendilerine dostlar edinebilmesidir; ancak bu şekilde görevlerini yerine getirebilirler.
Rûdaw: Şu an Kamışlo’dayız. Siz ENKS ve PDK-S olarak gelecekte, devletin resmi belgelerinde, devlet arşivinde ve geleceğin Suriye’sinde "Kürdistan" isminin gerçekten yer alması ve yerini bulması için mi çalışıyorsunuz?
Muhammed İsmail: Bu temel bir konudur. Milletimiz 69 yıldır hiç durmadan kendi halkının hakları ve varlığı için mücadele etti. 69 yıllık mücadeleyi bir nesil diğerine devretti. Hiçbirimiz, ben şahsen, bu milletin fedakarlığına ve ödediği bedellere uygun olmayan bir şeyi, önceki mücadeleyi hiçe sayarak bir kenara veremem. Bu bir emanettir; ta ki milletimiz Suriye Kürdistanı’nda meşru haklarına kavuşana kadar. Doğrudur, adım adım ilerliyoruz, siyaset böyledir; önce bir şeyi elde etmeye çalışırsınız sonra diğer taleplerinizi dile getirirsiniz. Ancak asla milletimizin tek bir hakkından bile vazgeçmeyeceğiz, bunda şüphe yoktur. Çünkü bizim milletimizin hakkı başkasının hesabı üzerinden değildir. Eğer Kürtlerin hakkı başkasının zararına olsaydı, o zaman "biz kimseye zulmetmeyiz" derdim; ancak siz Kürt halkının meşru haklarını ve Kürt kimliğini vurguladığınızda bu kimseye zulmetmek olmaz. Aksine, Suriye için bir zenginliktir. Sayın Neçirvan Barzani geldiğinde ve Kürdistan bayrağı Suriye Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda göndere çekildiğinde Suriye’den ne eksildi? Aksine, Suriye parladı, Suriye güzelleşti. Şovenizmin Suriye toplumu içinde yarattığı o korku yanlıştır; bu adaletsizliktir ve halkın hakkını ihlal etmektir. Kürt halkının meşru hakları, Kürt varlığı ve Kürt kimliği Suriye için zenginliktir. Milletimiz ve Suriye Kürtleri için, genel olarak Suriye milleti için mücadelemize devam ediyoruz.
Rûdaw: Peki, şimdi konuşurken "Suriye Kürdistanı" diyorsunuz ama ENKS ve PDK-S’nin resmi açıklamalarında neden "Suriye Kürdistanı" demiyorsunuz?
Muhammed İsmail: Nasıl demiyoruz! Partimizin ismi "Suriye Kürdistan Demokrat Partisi"dir.
Rûdaw: Doğru, ancak bildirilerinizde ve demeçlerinizde "Suriye Kürdistanı" ifadesini daha sık kullanıyor musunuz?
Muhammed İsmail: Evet. Bazıları sadece "Rojava" (Batı) dediğinde üzülüyorduk, hem de çok üzülüyorduk.
Rûdaw: Siz "Rojava" terimini kullanmıyor musunuz?
Muhammed İsmail: "Rojava-yê Kürdistan" (Batı Kürdistan) kullanıyoruz. Ancak sadece "Rojava" dediğinizde, nerenin batısı? Sadece "Batı" mı? Biz buna çok kırılıyorduk, gerçekten kabul etmiyorduk ve istemiyorduk. Biz hiçbir zaman sadece "Rojava"yı kullanmadık, her zaman "Rojava Kürdistanı" dedik.
Rûdaw: Örneğin PDK-S 1957’de Suriye’deki ilk Kürt partisi olarak kuruldu. Gelecekte "Kürdistan" ismi sizin için bir sorun yaratmayacak mı?
Muhammed İsmail: Aslında rejim döneminde daha büyük bir sorundu ama biz ayakta kaldık. Uzun bir mücadele verdik, pes etmedik ve devam ettik. Hiçbir fedakarlıktan ve zorluktan kaçınmadık; çünkü daha önce de söylediğim gibi, biz kimseye zulmetmedik. Haklarımızdan, kimliğimizden bahsettiğimizde; bu bölge Kürttür ve Kürtler burada yaşamıştır. Bugün Kürt milleti ne Suriye’de ne de başka bir ülkede bir çekişme nedeni olmamıştır. O korku, sadece Arapları gören dar Arap milliyetçiliğinin korkusudur. Biz şimdi bu yeni ufukta, bu İslami atmosferde diyorum ki; Arap ırkçılığı dışındaki her türlü fikir Kürtleri kabul eder. Biz de mücadelemizi vermeye ve kendimizi insanlara kabul ettirmeye hazırız. Yüce Allah bizi Kürt olarak yarattı, gidip Allah’tan hesap sorsunlar.
Rûdaw: Kendi kongrenizde partinizin ismindeki "Kürdistan" ibaresini koruyacak mısınız, yoksa değiştirecek misiniz?
Muhammed İsmail: Hiç değiştirmeyeceğiz, bu konuda hiçbir şüphe yoktur.
Rûdaw: Yani bu isimle, Suriye Kürdistan Demokrat Partisi olarak kalacaksınız?
Muhammed İsmail: Koruyacağız, doğrudur. Henüz Suriye’nin bu geçiş aşamasında durumun nasıl değişeceğini tam olarak bilemiyoruz. Ancak bir İngiliz atasözü vardır: "Köprüyü ne zaman geçeceksin?" diye sorarlar, o da "Köprünün önüne geldiğimizde" der. Köprünün önüne geldiğimizde nasıl geçeceğimizi biliriz.
Rûdaw: Yani henüz köprünün önüne gelmediniz mi?
Muhammed İsmail: Köprünün önüne gelmedik; geldiğimizde nasıl geçeceğimizi biliyoruz.
Rûdaw: Peki, ileride Suriye’nin geleceği netleşecek, Rojava’nın geleceği belli olacak, anayasa hazırlanacak. Siz kendinizi buna hazırladınız mı? Örneğin, Suriye anayasasında Kürtlerin haklarının ne olacağını belirlemek için yeni anayasa komisyonunuz hazır mı?
Muhammed İsmail: Tüm seçenekler üzerinde araştırmalar yapıldı. Suriye anayasası ve hatta genişletilmiş yerel özyönetim konusunun nasıl bir yöntemle olacağına dair ENKS Başkanlığı’na öneriler sunan bir hukuk ofisimiz var. "107 Sayılı Yasa" var; özyönetim konusu nasıl biraz daha genişletilebilir, ademi merkeziyetçilik (yerinden yönetim) konusu, federasyon konusu... Bu konular üzerinde tartışmalı ve hangi terimi kullanmanın daha iyi olduğunu, hangisinin bu aşama için daha uygun olduğunu belirlemeliyiz; biz kendimizi buna hazırladık. Temel nokta milletimizin çıkarı, Kürt milletinin temel varlığı, Kürt halkının meşru hakları ve bu ülkede gerçek bir ortaklıktır. Eğer bunlar olursa, eğer Kürtlere yönelik bir inanç gelişirse, Kürt partilerine ve programımıza yönelik bir güven de oluşur. Bizim güzel bir ulusal programımız var ve bu program bir makam verilmesini veya bir rütbe bahşedilmesini değil, gerçek bir ortaklığı talep ediyor. Sadece koltuk vermek gerçek bir ortaklık değildir ve Kürtlerin hakkı bu değildir; gerçek ortaklık, Kürt olduğun için sana hakkının teslim edilmesidir.
Rûdaw: Yani herhangi bir hükümet makamı almayacak mısınız?
Muhammed İsmail: Makamları kabul ederiz ancak şahsi bir temelde değil. Yani bana "şahıs olarak gel şu görevi üstlen" derlerse olmaz. Eğer bir makam verilecekse bu şahsa değil, "Kürt temsiliyetine" verilmeli. Aksi takdirde hiçbir kazanım elde etmemişiz demektir. Suriye geçiş hükümetinin kurulma aşamasında bizi Şam’a davet ettiler; "Değerli şahsiyetler" diyerek bizi ismen çağırdılar. Biz gitmedik. Ya ENKS adına, ya PDK-S adına ya da Kürtlerin temsilcileri olarak geliriz dedik. Hangi sıfatla olursa olsun, bu temsiliyet sadece "Kürt" kimliğiyle olmalı. Biz onca yıldır şahsımız için değil, Kürt davası için mücadele ettik. Nihayetinde Muhammed İsmail olarak benim Şam’da bir koltuğa veya rütbeye ihtiyacım yok.
Rûdaw: Yani Kürt Konseyi (ENKS) olarak resmi bir davet mi bekliyordunuz?
Muhammed İsmail: Öyle de oldu. Dört ay sonra ENKS olarak davet edildik. Suriye'de "siyasi bir yapı" sıfatıyla davet edilen ilk oluşum ENKS oldu. Daha sonra yakın zamanda Türkmen Meclisi de davet edildi. Şu ana kadar Suriye’de ENKS ve Türkmen Meclisi dışında hiçbir siyasi yapı, kurumsal kimliğiyle davet edilmiş değil.
Rûdaw: Peki, Suriye için nasıl bir sistem talep ediyorsunuz? Bir dönem federalizm diyordunuz, bir dönem adem-i merkeziyetçilik. Görüşlerinizde bir değişiklik oldu mu? ENKS ve PDK-S nasıl bir Suriye istiyor?
Muhammed İsmail: İlkesel tutum olarak Kürtler, Suriye’nin geleceği ve sorunların çözümü için en iyi sistemin Federalizm olduğuna inanıyor. Birçok devlet federalizme geçince ilerledi. Birleşik Arap Emirlikleri’ne bakın; hepsi Arap’tır ve kendi aralarında federal bir yapı kurmuşlardır, hiçbir sorun da yoktur. Sorun şu ki; buradaki rejimler federalizmin ayrılık getireceğini düşünüyor. Oysa federalizm İngilizce’de "birlik" (unity) demektir ama bu rejimler bunu "bölünme" olarak algıladı.
Bu (federalizm) en iyi sistem ancak gerçekleşmedi. Biz kendimizi muhalefet olrak göstermek istemediğimiz için "engelleyici"olmak istemiyoruz. "Adem-i merkeziyetçilik" (yerinden yönetim) diyoruz. Bunun da türleri var; idari olandan siyasi olana kadar. Siyasi adem-i merkeziyetçilik zaten federalizmdir. Her ülkenin federalizmi kendine hastır; BAE'ninki Almanya'ya, Almanya'nınki İsviçre'ye, İsviçre'ninki ABD'ye benzemez. Her ülke kendi ulusal gerçeğine ve özelliklerini nasıl koruyacağına göre anlaşmıştır. Biz de Suriye’nin çıkarları ve milletimizin menfaatleriyle örtüşen bir federalizmi tartışabiliriz. Eğer Arap toplumu, Suriye hükümeti veya uluslararası siyasi konjonktür buna henüz hazır değilse, yerinden yönetim üzerine konuşabiliriz. Hatta mevcut yerel yönetimler kararnamesini (107 Sayılı Yasa) genişletebiliriz. Örneğin; şu an valiyi Cumhurbaşkanı atıyor, il meclisi ise seçiliyor. Biz dedik ki; Haseke’de seçilen o 15 kişi, kendi içlerinden birini vali seçsin. İşte bu adem-i merkeziyetçiliktir. Yani valiyi Şam atamasın, yerel halk belirlesin. 107 Sayılı Yasa kapsamında yapılacak çok şey var. Şimdilik geçici hükümetin yaklaşımından, Kürt bayrağı ve Kürt hakları konusundaki tutumundan dolayı biraz iyimseriz. 13 Sayılı Kararname çıktı; yeterli değil ama geçmişe göre ileriye doğru bir adımdır. Bu yüzden diyoruz ki; bölge huzuru ve istikrarı için Suriye halkının ve milletimizin çıkarları doğrultusunda hep birlikte tartışabiliriz.
Rûdaw: Esad rejimi yıkıldığında Başkan Mesud Barzani, "Suriye için en iyi sistem federalizmdir ancak buna Rojava Kürtleri kendileri karar verecek" demişti. Yani o size her zaman destek oldu; peki Rojava Kürtleri, yeni Suriye’deki gelecekleri konusunda hemfikir mi?
Muhammed İsmail: Hepimiz geleceğimiz için mücadele ediyoruz. Bizim neslimizin ömrü geçti, ben eski kuşağım; biz gelecek nesiller için çalışıyoruz.
Rûdaw: Ben sadece ENKS ve PDK-S’den bahsetmiyorum, genel olarak Kürtlerden bahsediyorum.
Muhammed İsmail: Bakın, öyle bir durum gelişti ki; geçen yıl Ocak ayında Eşrefiye ve Şeyh Maksut’ta yaşananlar, Deyr Hafir’den Tel Koçer’e kadar olan süreç... Doğrusunu söylemek gerekirse Kürtlerin onuru zedelendi. Bu ağırlığın sarsılmasıyla birçok şey gevşedi. Kürt siyasi söylemi daha gerçekçi bir zemine kaydı; Araplar tarafında ise nefret söylemi arttı. "Doğrudan federalizme gidiyoruz" şeklindeki o büyük umut biraz zayıfladı. Bu nedenle Kürtler siyaset yapmak zorundadır. Suriye’ye şunu anlatmak zorundayız: Biz bu ülkeyi bölmeye gelmedik, sadece kendi haklarımızı istiyoruz. Suriye’de Kürtler, Türkmenler, Süryaniler, Asuriler, farklı ideolojik ve dini gruplar var. Suriye’de herkese yer olmalı. Suriye artık o eski "tek renkli" ülke değildir. Biz biriz, Suriyeliyiz; ancak farklılıklarımızla Suriyeliyiz. Eğer çok kültürlülüğe, çok partililiğe ve inanç özgürlüğüne inanılırsa, tüm Suriye toplumunda bir güven ortamı oluşur.
Rûdaw: Peki, Özerk Yönetim ile aranız nasıl?
Muhammed İsmail: Aramızda hiçbir şey yok. İlk günden beri ne onlara inandık, ne kurumlarına girdik ne de meselelerine ortak olduk. Eğer iyi bir şeyleri varsa kendilerinedir; eğer yolsuzluk, hırsızlık veya kötülükleri varsa o da yine kendilerinedir.
Rûdaw: Özerk Yönetim’in kalmasını mı yoksa gitmesini mi istiyorsunuz?
Muhammed İsmail: Suriye’de dört farklı idare vardı: Şam hükümeti, İdlib’deki Kurtuluş Hükümeti, muhaliflerin Geçici Hükümeti ve Özerk Yönetim. Belki Kurtuluş Hükümeti (İdlib) diğerlerinden biraz daha başarılı olmuş olabilir ama diğer üçü (İtilaf, Özerk Yönetim ve Şam rejimi) başarısız oldu ve gittiler. Her şey ayan beyan ortaya çıktı; kimin dürüst olduğu, kimin yanlış yaptığı ve kimin intikam peşinde olduğu görüldü. O dönem kapandı. PYD ki kendileri PKK çizgisindeler; biz Kürtlerin ortak bir tutum sahibi olmasını arzuluyoruz. Görüş ayrılıklarımız çok olsa da birlikte olmaya mecburuz. ENKS olarak Kürt birliğini bozacak bir ajandamız yok. Makul sınırlar içinde ortak Kürt tutumu oluşturmak, en azından bir pakt veya cephe ile ortak işler yapmak istiyoruz ki gelecekte birbirimizle savaşmayalım. Halkımız 15 yıldır "kim haklı kim haksız" tartışmalarından ve sloganlardan yoruldu. Geçici hükümet nezdinde halkımızı temsil etmeli ve kazanımlar elde etmeliyiz. Aradaki anlaşmazlıklar sadece merkezi hükümetin işine yarıyor, ömrümüzden çalıyor ve zaman da milletimizin aleyhine işliyor.
Rûdaw: Kürtçe için; Kürt bölgelerinde Kürtçenin resmi dil olmasını ve Suriye anayasasında yer almasını istiyor musunuz?
Muhammed İsmail: Şüphesiz, Kürt dili temel taleplerimizden biridir. Geçmişte halkımıza gizlice Kürt alfabesini öğretiyorduk. Bugün de halkımız diline bağlılığını sürdürüyor ve kendi diliyle gurur duyuyor; Kürtçe eğitim görmekle gurur duyuyor. Bir milletin kendi dili uğruna bedel ödemesi de bir gururdur. Temel taleplerimizden biri yalnızca Kürtçenin eğitim dili olarak tanınması değil; aynı zamanda Kürt kültürünün tamamının, Kürt halkının tarihinin, hikâyelerinin, atasözlerinin, edebiyatının ve Kürt diline ait tüm değerlerin tanınmasıdır. Kürtler var olduğu sürece Kürt partileri de olmalı, Kürt dili de var olmalı; Kürtçe kitaplar, Kürt tarihi ve Kürt hikâyeleri de yaşamalıdır.
Rûdaw: Kürtçe eğitim Şam’daki en önemli taleplerinizden biri mi olacak?
Muhammed İsmail: 13 sayılı kararname çıkarıldı. Biz ise bunun yetersiz ve eksik olduğunu söyledik. Çünkü Kürt dili meselesi yalnızca kendi dilimizi öğrenmekten ibaret değil. Kürtçe eğitim yapılması gerekiyor. Çünkü mesele sadece dili bilmek değil, kişinin kendi dilinde eğitim almasıdır. Böylece Kürt halkı kendi dilini daha iyi öğrenmeli ve Kürtçe, Suriye’nin dillerinden biri haline gelmelidir. Bu, Suriye için bir zenginlik olur, bir eksiklik değil. Kürt dili bu ülke için bir zenginliktir. Halkımız kendi mücadelesini sürdürmeye devam ediyor. Gerçekten de bu, temel taleplerimizden biridir.
Rûdaw: Burada tüm okullar ve üniversiteler Kürtçe eğitim veriyordu. Şimdi bunun devam etmesi için çaba gösteriliyor ve hükümet de diplomalarını tanıdı.
Muhammed İsmail: Evet, eğer biz mevcut (Özerk) yönetimle bazı konularda hemfikir değilsek, bu Kürtçe konusunda da karşı olduğumuz anlamına gelmez. Birçok ortak noktamız var, hepimiz Kürdüz. Taleplerimiz ve yaşamımız birdir. Mücadele yönteminde farklı düşünebiliriz ama Kürt dili, edebiyatı ve kültürü söz konusu olduğunda tüm Kürtler birdir.
Rûdaw: Sayın Muhammed, DSG Genel Komutanı Mazlum Abdi ile aranız nasıl?
Muhammed İsmail: Birlikte çok iş yaptık. Çok sayıda görüşme ve toplantı gerçekleştirdik. Belki zaman zaman sert tartışmalarımız da oldu ama o sabırlı biridir. Zor zamanlarda bir araya gelebildik; o görüşmeler Kürtler arası iç gerilimi azaltıyor, sorunları yumuşatıyordu. Bu çok önemli ve gerekli bir şeydi. Öyle bir noktaya geldik ki birçok kez Amerikalılar, Fransızlar, İngilizler ve Sayın Başkan Mesud Barzani ile birlikte toplantılar gerçekleştirdik. Bu görüşmeler bir yandan halkımıza güven veriyordu. Diğer yandan toplantılarımız her zaman anlaşmazlık toplantıları değildi. Herkes kendi görüşünü dile getiriyor, eleştiri ve değerlendirmelerimizi paylaşıyorduk. Sayın Mazlum'un ekibi de birçok konuda bizimle işbirliği yaptı.
Rûdaw: Gelecekte birlikte çalışacak mısınız?
Muhammed İsmail: Aramızdaki hat her zaman açıktır ve hiç kapanmadı. Açık kalmasını da isteriz. Milletimizin çıkarına olan her şeyde biz varız.
Rûdaw: Çok teşekkürler. Son olarak Rojava Kürtlerine bir mesajınız var mı?
Muhammed İsmail: Ben size teşekkür ederim. Geçmiş süreçte büyük emek veren Rûdaw çalışanlarını kutluyorum, her ne kadar bazen kullandığınız bazı terimlerden kitlemiz pek memnun kalmasa da... Teşekkürler, Kamışlo’ya hoş geldiniz.
Rûdaw: Çok sağ olun Sayın Muhammed İsmail, bize konuk olduğunuz için, ya da biz mi konuğunuz olduk?
Muhammed İsmail: Sizler konuğumdunuz.
Rûdaw: Biz onun konuğuyduk. Çok teşekkür ederim. Nezaket gösterdiniz. Zaman ayırdığınız için teşekkürler Sayın Muhammed İsmail. İşleriniz olduğunu biliyorum. Çok sağ olun, hoşça kalın.


