Hisên Omer
Erbil (Rûdaw) - Efrin bölgesindeki kanaat önderleri ve muhtarlar, yerel yönetim ve ilgili taraflara açık mektupla çağrıda bulunarak tarihi alanların korunmasını talep etti. Bölgedeki tarihi eserlerin yağmalanması, tahrip edilmesi ve kaçakçılığı konusunda ciddi soruşturmalar yürütülmesi istendi.
Açık mektupta, Efrin’in arkeolojik ve tarihi zenginliğine dikkat çekilerek bölgenin yüzlerce antik site ve simge yapıya ev sahipliği yaptığı vurgulandı.
Mektupta, "Tarihi eserler neden Efrin’den toplanıp Halep’e naklediliyor?" sorusu yöneltilirken, eserlerin yerinde korunması için Efrin merkezinde bir müze kurulması önerildi. Ayrıca tarihi Nebi Huri (Cyrrhus) Kalesi’nin arkeolojik bir turizm müzesine dönüştürülmesi talep edildi. İleri gelenler, bu adımın eserlerin tarihi bağlamını koruyacağını ve bölge halkının kendi tarihini tanımasına imkan sağlayacağını ifade etti.
Bunun yanı sıra, Efrin mirasının ayrılmaz bir parçası olan “Ayn Dara Aslanı”nın orijinal yerine iade edilmesi çağrısı yapıldı.
Sorumlulardan hesap sorulması talebi
Geçtiğimiz yıllarda pek çok sit alanının yağmalandığı ve bazı eserlerin yasa dışı yollarla kaçırıldığı belirtilen mektupta, kayıp eserlerin akıbetinin araştırılması ve sorumlulardan kararlılıkla hesap sorulması istendi.
Bağımsız bir komite önerisi
İleri gelenler ve muhtarlar, kayıp eserleri belgelemek ve kaçırılan eserlerin iadesi için çalışacak bağımsız ve özel bir komite kurulmasını önerdi. Efrin’in tarihi mirasını korumanın bölgenin kimliği ve hafızasıyla doğrudan bağlantılı olduğunu vurgulayan heyet, ilgili tüm tarafları pratik ve somut adımlar atmaya çağırdı.
Afrin’de sistematik yağma ve tahribat
“Heritage” adlı bilimsel dergide yayımlanan güncel bir araştırmaya göre, Suriye’deki tarihi alanların yüzde 59’u yağmaya maruz kaldı. Araştırma, Efrin bölgesinin, ağır iş makineleri (buldozerler) ile yapılan sistematik kazı ve yıkımdan en fazla zarar gören yer olduğunu ortaya koydu.
Söz konusu tahribat sürecinin 2018 sonundan 2025 yılına kadar devam ettiği belirtilen çalışmada, onlarca tarihi tepenin buldozerlerle yerle bir edildiği kaydedildi. Bu faaliyetlerin, bölgenin Türk ordusu ve ona bağlı silahlı grupların kontrolüne geçmesiyle eş zamanlı olarak yürütüldüğü ifade edildi.
Araştırmada şu tespitlere yer verildi:
"2018 sonundan itibaren Türk ordusu ve müttefiki gruplar, Efrin vadisi de dahil olmak üzere Kuzey Suriye’deki çeşitli bölgeleri kontrol altına aldı. Bu bölgelerde çok sayıda tarihi sit alanı, askeri güçlerin koordinasyonu veya koruması altında yapıldığı anlaşılan ağır makine kazıları nedeniyle ağır hasar gördü."
Ayn Dara örneği
Çalışmada, Ayn Dara antik kentinin 2018 başında bombalandığı, ardından dünyaca ünlü bazalt aslan heykelinin çalınarak Türkiye’ye götürüldüğü belirtildi. Uydu görüntüleri, 2022 yılına gelindiğinde sit alanındaki tarihi katmanların büyük bir kısmının tamamen ortadan kaldırıldığını kanıtlıyor. Uzmanlar, bu tür kazıların sadece eser hırsızlığı olmadığını, tarihi katmanları parçalayarak geçmişin izlerini geri dönülemez şekilde yok ettiğini vurguluyor.


.webp&w=3840&q=75)
