Haber Merkezi - PKK, Meclis Adalet Komisyonu’nda kabul edilen çerçeve yasa tasarısında Abdullah Öcalan’a umut hakkının tanınmadığını belirterek, “Devlet Bahçeli daha ilk günden Rêber Apo’nun umut hakkının gerçekleşeceğini taahhüt etmiştir. Devlet Bahçeli ve AKP yetkilileri bu sürecin bir devlet politikası olduğunu vurgulamaktadırlar. Devlet Bahçeli barış ve demokratik toplum sürecinde Rêber Apo’nun ‘Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörü’ olacağını vurgulamıştır. Devlet Bahçeli’nin bu önerisini devlet yetkilileri de kabul etmiştir. Ancak Rêber Apo’nun bu süreçte oynayacağı rol çerçeve yasada belirtilmemiştir” açıklamasını yaptı.
"Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi" adıyla kamuoyuna açıklanan çerçeve yasa taslağı 5 Ağustos'ta Meclis'e sunuldu.
12 maddeden oluşan çerçeve yasa taslağına ilişkin PKK açıklama yaptı. Açıklamada, yasa tasarısında Öcalan’ın “serbest yaşar ve çalışır konumda olması” şartının gerçekleştirlmediği belirtilerek bu duruma tepki gösterildi.
Açıklamada dağdan inen PKK’lilere bir süre uygulanacak olan siyaset yasağı da eleştirildi. Açıklama özetle şöyle:
“Kürt düşmanı bir eğilimin provokasyonlar yaparak karşı çıkması dışında…”
“Aylardır tartışılan halkımızın, bizlerin ve demokrasi güçlerinin görüşlerini ortaya koyduğu yasa Meclis’te Kürt düşmanı bir eğilimin provokasyonlar yaparak karşı çıkması dışında diğer siyasi güçlerin onaylamasıyla Meclis Adalet Komisyonu’ndan geçmiştir.
Bu yasa ciddi hata ve yetersizlikler taşımaktadır. Meclis komisyonunun hazırladığı raporda demokratikleşme ve Kürt sorununun çözümü doğrultusundaki önerileri bu rapora yansıtılmamıştır. Bu yönüyle maksadı tam karşılamamıştır. Kürt kavramını kullanmadan sadece silahsızlanmadan söz edilmesi sorunun bütünlüklü ele alınmadığını ifade etmektedir. İçerikte ciddi eksiklikler olduğu gibi kullanılan dil ve kavramlar da barışı amaçlayan bir yasa için ciddi bir sorundur. Kuşkusuz bu dil halkımızın ve Hareketimizin kabul edemeyeceği bir dildir.
Hareketimiz de halkımız da bir yasa çıkacaksa ve bir süreç yürütülecekse bunun ancak Rêber Apo’nun özgür yaşar ve çalışır koşullarda olmasıyla mümkün olacağını vurgulamıştır. Bunu da her fırsatta dile getirmiştir. Hareketimizle ilgili adım atmak ve pratiğe geçirmek Rêber Apo özgür yaşar ve çalışır olması ve bizzat Rêber Apo tarafından yönetilip yönlendirilmesiyle mümkün olur. Barış ve Demokratik Toplum Süreci Rêber Apo’nun özgür yaşar ve çalışır halde olmasıyla gelişir. Özgürlük Hareketi olarak şimdiye kadar attığımız tüm adımlar Rêber Apo’nun özgür yaşar ve çalışır koşullara sahip olacağı öngörülerek atılmıştır. Devlet Bahçeli daha ilk günden Rêber Apo’nun umut hakkının gerçekleşeceğini taahhüt etmiştir.
“Yasanın belirttiği birçok husus gerçekleşmez”
Devlet Bahçeli ve AKP yetkilileri bu sürecin bir devlet politikası olduğunu vurgulamaktadırlar. Tüm konuşmalar da bu politika doğrultusunda yapılmaktadır. Devlet Bahçeli barış ve demokratik toplum sürecinde Rêber Apo’nun ‘Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörü’ olacağını vurgulamıştır. Devlet Bahçeli’nin bu önerisini devlet yetkilileri de kabul etmiştir. Ancak Rêber Apo’nun bu süreçte oynayacağı rol çerçeve yasada belirtilmemiştir. Sadece muğlak bir biçimde cumhurbaşkanı yardımcısının başkanlığında kurulacak kurulun alt kurullar oluşturabileceği ifade edilmiştir. Eğer Rêber Apo, özgür yaşar ve çalışır halde bu kurulun koordinatörlüğünü yapmazsa yasanın belirttiği birçok husus gerçekleşmez.
Bu açıdan yasanın nasıl pratikleşeceği önemlidir. Her yasa doğru yol ve yöntemle uygulanırsa yaşamsallaşabilir. Usul, yol, yöntem ve üslup önemlidir. Çünkü bu yasa tek taraflı dayatmalarla pratikleşmez. Böyle önemli bir konuda yaratıcı, ön açıcı yol ve yöntemler de önemlidir. Özcesi bu yasa ancak barış dili esas alınırsa, pratikleşme Rêber Apo tarafından yürütülür ve yönetilirse, yeni çıkartılacak demokratik yasalar ile beslenirse uygulanabilir.
“Bu yasa bir başlangıç olmalıdır”
Yasa demokratikleşme temelinde demokratik siyasal alanın öne çıkması için öngörülmüştür. Demokratik siyasal çalışma ancak düşünce ve örgütlenme özgürlüğünü tam sağlayan demokratikleşme ile sağlanır. Bu açıdan bu çerçeve yasa gecikmeden demokratikleşmeyi sağlayan yasalar ve uygulamalarla amacına ulaştırılmalıdır. Bu yasa Rêber Apo’nun ve tüm demokratik güçlerin belirttiği gibi bir başlangıç olmalıdır. Daha sonraki gelişmeleri sağlatan bir yasa olursa ancak o zaman kök ve çerçeve olma rolünü yerine getirmiş olur.
Gerillanın silahsızlanması ve gelmesi isteniyor. Eğer Türkiye’ye gittiğinde düşünce ve örgütlenme özgürlüğü temelinde demokratik siyaset yapamayacaksa, söyledikleri ve yaptığı örgütlenmeler temelinde suçlanıp zindana atılacaksa bırakalım gerillanın düz ovaya inmesi, Avrupa’ya zorunlu olarak gitmiş siyasetçiler bile dönemez. Bu sadece somut bir örnektir. Kuşkusuz demokratikleşmenin ve Kürt sorununu çözmenin birçok başka boyutu da vardır.
Bu yasa bir başlangıçtır. Başta Kürt sorunu olmak üzere tüm sorunların çözümü için demokratikleşme mücadelesinin geliştirilmesi gerekir. Bu açıdan halklarımız ve tüm demokrasi güçleri demokratikleşme ve Kürt sorununun çözümü için örgütlenmeli ve mücadele etmelidir. O zaman çıkan yasa gerçek anlamda bir çerçeve yasa rolünü oynayabilir; önemli gelişmeler için bir başlangıç olur.”



