New York (Rûdaw) - Ağustos ayı BM Güvenlik Konseyi (BMGK) Başkanı, Suriye'deki Kürtlere vatandaşlık verilmesini memnuniyetle karşıladıklarını belirterek bunu "olumlu bir gelişme" olarak niteledi. Kürdistan Bölgesi'nin drone ve füze saldırılarından korunmasıyla ilgili olarak ise "Bu konuyu araştırmam gerekiyor" ifadesini kullandı.
Rûdaw'ın New York muhabiri Namo Abdullah, bir basın toplantısında Danimarka'nın BM Daimi Temsilcisi ve BMGK Başkanı Christina Markus Lassen'e yeni Suriye'de Kürtlerin geleceği ve Kürtlere vatandaşlık verilmesini öngören 13 sayılı kararname ve ABD güçlerinin çekilmesinin ardından Kürdistan Bölgesi'ne yönelik tehditler ve Bağdat'ın bölgeyi korumadaki ihmalkarlığı hakkında BMGK tavrının ne olacağına ilişkin soru yöneltti.
Büyükelçi Lassen, Suriye’de Kürtlere yasal hakların tanınmasına ilişkin soruya verdiği yanıtta, Esad rejiminin devrilmesinin ardından BMGK üyeleri arasında geçiş hükümetini destekleme konusunda göreceli bir fikir birliği olduğunu belirtti.
Kürtlerin hakları konusunda BMGK Başkanı, "Bu anlaşmanın yapılabilmesi ve vatandaşlık meselesini de içeren 13 sayılı kararnamenin çıkarılabilmesi bizi çok etkiledi. Ben daha önce Suriye'de çalıştım ve vatandaşlık meselesinin Kürt nüfus için ne kadar büyük ve hassas bir konu olduğunu biliyorum. Bu yüzden bizim için bu, olumlu bir gelişmedir" dedi.
Lassen, Güvenlik Konseyi'nin bu tür olumlu adımları teşvik etmek ve Kürtler de dahil olmak üzere tüm unsurların siyasi süreçte ve geçiş dönemi adaletinde yer aldığı "kapsayıcı" bir Suriye'yi desteklemek istediğini vurguladı.
Kürdistan Bölgesi: "Bu konuyu araştırmam gerekiyor"
Rûdaw'ın, merkezi hükümetin (Bağdat) sivil halkı drone ve füze saldırılarına karşı yeterince korumaması durumunda Kürtleri kimin koruyacağına ilişkin ikinci sorusuna yanıt olarak Danimarka Büyükelçisi, bu konuda ayrıntılı bilgiye sahip olmadığını kabul etti.
Büyükelçisi Lassen, "Kürtlerin başkentleri tarafından korunmadıklarını hissetmeleri durumunda Güvenlik Konseyi'nin adım atıp atamayacağı konusuna gelince, bu en azından araştırmam gereken bir şey" dedi.
Ayrıca, bu konunun gündeme getirilmesi için Güvenlik Konseyi'ne henüz resmi bir talep gelmediğini belirten Lassen, konuyu gündeme getirdiği için Rûdaw'a teşekkür ederek "Bunu araştıracağım" diye ekledi.
Rûdaw muhabiri Namo Abdullah’ın BMGK Başkanı'nına yönelttiği sorular ve yanıtlar şöyle:
Rûdaw: Çok teşekkür ederim Sayın Başkan. İki sorum var. Birincisi Suriye hakkında. Suriye'deki siyasi geçiş süreci hakkındaki görüşünüz nedir ve Danimarka, Güvenlik Konseyi'nin, birincisi Demokratik Suriye Güçleri (DSG) ile Şam arasındaki entegrasyon anlaşmasını, ikincisi ise vatandaşlık hakları ve Kürt diliyle ilgili 13 sayılı başkanlık kararnamesini teyit etmesinde bir rolü olduğunu düşünüyor mu?
İkinci sorum Irak Kürdistan Bölgesi hakkında. Raporlara göre, ABD güçleri Eylül ayında askerlerini çekecekleri için bölgedeki savunma sistemlerini geri çektiler. Kürdistan Bölgesi de Bağdat'ın kendilerini drone ve füze saldırılarından yeterince korumadığını söylüyor. Güvenlik Konseyi'nin, Kürdistan gibi özel bir statüye sahip olan ve merkezi hükümetin halkını korumak için yeterince çaba göstermeyebileceği bölgelerdeki sivilleri korumak için yapabileceği bir şey var mı? Teşekkürler.
Büyükelçi Christina Markus Lassen, Danimarka Büyükelçisi ve Ağustos Ayı BMGK Başkanı: Öncelikle Suriye ve geçiş süreci hakkında. Tekrar söylüyorum, bu konuda hiçbir zaman çok iyimser olmak istemiyoruz. Suriye, temelde bir ayaklanma olarak başlayan ancak sonrasında dönüşen 14 yıllık bir iç savaş geçirdi.
Suriye'de 8 Aralık 2024'ten bu yana yaşanan gelişmelerden -temkinli ama olumlu bir şekilde- etkilendiğimizi söylemeliyim. Güvenlik Konseyi olarak desteğimizi göstermek için Suriye'ye gittik. Bu, Suriye'nin, Esad rejiminin devrilmesinden sonra Konsey gündeminde göreceli bir fikir birliğinin olduğu konulardan biri olduğu anlamına geliyor. Göreceli diyorum, çünkü Konsey'de hiçbir zaman her konuda anlaşamayız, işin doğası bu. Fikir birliği, bu yeni geçiş hükümetini ve kendilerinin adlandırdığı şekliyle "yeni Suriye'yi" destekleme çabası üzerinedir. Ama elbette aynı zamanda onları kendi ilkelerine ve hala yürürlükte olan kararnamede belirlediğimiz ilkelere bağlı kalmalarını sağlamak da var.
Suriye'ye gitmemizin nedenlerinden biri buydu. Anladığım kadarıyla, geçen hafta giden Genel Sekreter'in de tamamen olmasa da yaklaşık olarak aynı nedenleri vardı. Konsey üyeleri olarak döndükten sonra onunla konuştuk ve o da oldukça iyimserdi.
Üzerinde durduğumuz şey, Suriye'nin toprak bütünlüğünün ve egemenliğinin korunması, ama aynı zamanda onlara sürekli olarak kapsayıcı bir hükümet ve geçiş dönemi adaleti ilkelerini hatırlatıyoruz. İki hafta önce kayıplar dosyasını konuşmak üzere Carla Quintana buradaydı, ayrıca geçiş dönemi adaletini konuşmak üzere iki Suriye komitesi başkanı da buradaydı. Elbette tüm bunlar, Kürt unsurunun geçiş sürecine katılımı meselesini de içeriyor.
Bu anlaşmanın yapılabilmesi, vatandaşlık meselesini de içeren 13 sayılı kararnamenin çıkarılabilmesi bizi çok etkiledi. Ben savaştan önce ve savaşın başında Suriye'de çalıştım ve oradaki Kürt nüfus için bunun ne kadar büyük bir mesele olduğunu biliyorum. Vatandaşlık meselesini kastediyorum. Dolayısıyla bu, bizim için olumlu bir gelişmedir.
Tekrar ediyorum, Suriye'deki yeni geçiş hükümeti tarafından gördüğümüz bu çok olumlu adımları teşvik etmek ve Konsey olarak onlara elimizden geldiğince yardım etmek istiyoruz. Bu konuda daha etkili olabileceğimizi düşünüyorum, çünkü ne yapılması gerektiği konusunda büyük ölçüde hemfikiriz. Levant'ta bir başka başarısız devlet görmek istemiyoruz, Suriye halkı için ileriye dönük farklı bir yolun görünmesinden memnunuz.
Rûdaw: Lütfen Kürdistan Bölgesi sorusuna da cevap verebilir misiniz?
Büyükelçi Lassen: Ah, üzgünüm, evet, unutmuş olabilirim çünkü hakkında çok fazla bilgim yok. Kürtlerin başkentleri tarafından korunmadıklarını hissetmeleri durumunda Konsey'in bu konuda adım atıp atamayacağı sorunuza gelince. Bu, en azından araştırmam gereken bir şey. Bazen, ya da çoğunlukla, Konsey'den bu konuyu tartışmasını isteyen biri olurdu, şimdiye kadar bize böyle bir şey iletilmedi. Ama elbette bu, araştıracağım bir konu. Burada gündeme getirdiğiniz için teşekkürler.



